Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksul ile cümle

yoksul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Mówię to wam bo sprawa nędzy bardzo nas porusza.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.O desafio da pobreza é algo a que somos muito sensíveis.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Saya beritahu ini karena isu kemiskinan sangat dalam mempengaruhi kami
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Σας το λέω αυτό επειδή... είμαστε πολύ ευαίσθητοι στο ζήτημα της φτώχειας.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Казвам това, защото проблемът с бедността ни засяга дълбоко.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Я вам это рассказываю, потому что бедность накладывает глубокие отпечатки.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.אני אומר לך את זה מכיוון שנושא .העוני משפיע עלינו מאוד
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.貧困は私たちの日々の 戦いのほとんどを占めます
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Ak to spravíme, skutočne sa môžeme chudoby zbaviť.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Als we dat doen, dan kunnen we werkelijk een einde maken aan armoede.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Dacă facem asta, vom putea cu adevărat să facem din sărăcie trecut.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Hvis vi gør det, kan vi virkelig gøre fattigdom til historie.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Jeśli to zrobimy, ubóstwo przejdzie do historii.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.이렇게 한다면, 우리는 정말로 빈곤을 역사 속으로 보내버릴 수 있는 겁니다.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Se agiamo in questo modo, possiamo davvero far sì che la povertà sia storia passata.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Si hacemos eso, realmente podremos hacer de la pobreza historia.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Si nous faisons ça, nous pouvons vraiment faire de la pauvreté une histoire ancienne.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Wenn wir das tun, können wir die Armut wirklich hinter uns lassen.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Εάν το καταφέρουμε αυτό, τότε μπορούμε πραγματικά να εξαλείψουμε τη φτώχεια.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Ако направим това, наистина можем да направим бедността история.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.Если мы сделаем это, мы внесём весомый вклад в историю, положив конец бедности.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.אם נצליח בכך, נוכל באמת להפוך את העוני להיסטוריה.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.إذا فعلنا ذلك، يمكننا حقاً جعل الفقر كتاريخ.
Bunu yaparsak, yoksulluğu gerçekten tarihe gömebiliriz.そしてそのことが --この哲学全体が--
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.Ďalšia veľmi prekvapivá časť tohto obrazu je to, že nie len chudobní sú postihnutí nerovnosťou.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.Egy másik meglepő része a teljes képnek, hogy nem csupán a szegényeket érinti az egyenlőtlenség.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.Ein anderer, überraschender Teil des Bildes ist, dass nicht nur die Armen von Ungleichheit betroffen sind.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.En annan överraskande del av den här bilden är att det inte bara är de fattiga som påverkas av ojämlikhet.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.이 그림의 또다른 굉장히 놀라운 부분의 하나는 불평등에 의해 영향을 받은 사람은 단지 가난한 사람만이 아니라는 것입니다
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.O altă parte surprinzătoare a aceste imagini e faptul că nu doar cei săraci sunt afectați de inegalitate.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.W tym zjawisku zaskakuje też, że nierówność dotyka nie tylko biednych obywateli.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.Друга наистина изненадваща част от тази картина е, че не само бедните са засегнати от неравенството.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.Другое удивительное наблюдение, что не только бедные подвержены влиянию этого неравенства.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.ועוד חלק מפתיע של התמונה הזו הוא שלא רק העניים מושפעים מאי השוויון.
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.جزء أخر مفاجئ حقيقة فى هذه الصورة هو أنه ليس فقط الفقراء .. وحدهم من يتضررون من عدم العدالة الاجتماعية !
Bu resmin şaşırtıcı diğer bir tarafı da, eşitsizlikten etkilenenin sadece yoksullar olmaması.格差によって影響を受けるのが 貧困層だけではないことです 「人は一人では生きていけない」
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Albowiem mogła być ta maść drogo sprzedana, i mogło się to dać ubogim.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Dầu nầy có thể bán được nhiều tiền và lấy mà thí cho kẻ nghèo nàn.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Dầu nầy có_thể bán được nhiều tiền và lấy mà thí cho kẻ nghèo_nàn .
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Dette kunde jo være solgt for mange penger og gitt til de fattige.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Dette kunde jo være solgt til en høj Pris og være givet til fattige."
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Dieses Wasser hätte mögen teuer verkauft und den Armen gegeben werden.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››이것을 많은 값에 팔아 가난한 자들에게 줄 수 있었겠도다 하거늘
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Lebo táto masť sa mohla predať za mnoho peňazí, a mohlo sa dať chudobným.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Lo si poteva vendere a caro prezzo per darlo ai poveri!»
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Man hade ju kunnat sälja det för mycket penningar och giva dessa åt de fattiga.»
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Mert eladhatták volna ezt a kenetet nagy áron, és adhatták volna a szegényeknek.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››"Minyak wangi itu dapat dijual dengan harga yang tinggi, dan uangnya diberikan kepada orang miskin!
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Mirul acesta s'ar fi putut vinde foarte scump, şi banii să se dea săracilor.``
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Neb mohla tato mast prodána býti za mnoho, a dáno býti chudým.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Olisihan sen voinut myydä kalliista hinnasta ja antaa rahat köyhille."
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››On aurait pu vendre ce parfum très cher, et en donner le prix aux pauvres.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Pois este bálsamo podia ser vendido por muito dinheiro, que se daria aos pobres.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Porque esto podría haberse vendido a un gran precio y haberse dado a los pobres
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››To bi se bilo namreč lahko za mnogo prodalo in izkupilo se dalo ubogim.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››διοτι ηδυνατο τουτο το μυρον να πωληθη με πολλην τιμην και να δοθη εις τους πτωχους.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››А учениците, като видяха това, възнегодуваха, казвайки: Защо се прахоса това?
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Ибо можно было бы продать это миро за большую цену и дать нищим.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Можна бо було се миро продати дорого та дати вбогим.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››כי השמן הזה היה ראוי להמכר במחיר רב ולתתו לעניים׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod