Bu herbir Amerikalı icin yaklaşık 20 ton Yoksul ülkelerdeki insanlar için, 1 tondan az.На кожного американця припадає близько 20 тонн; на мешканців бідних країн - менш ніж одна тонна.
Bu, kar amacı gütmeyen, yoksullar için kurulmuş bir sermaye fonu girişimi.이것은 가난한 사람들을 위한 비영리 벤처자금인데
Bu, kar amacı gütmeyen, yoksullar için kurulmuş bir sermaye fonu girişimi.זו קרן הון סיכון שלא למטרת רווח עבור עניים,
Bu, kar amacı gütmeyen, yoksullar için kurulmuş bir sermaye fonu girişimi.إنها مؤسسة غير ربحية لتمويل الفقراء،
Bu, kar amacı gütmeyen, yoksullar için kurulmuş bir sermaye fonu girişimi.ひと言でいうと少し矛盾してますが
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.Alcuni reagiscono dicendo che la crescita è necessaria per sconfiggere la povertà.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.Daraufhin sagen einige Leute, wir brauchen Wachstum, um die Armut zu lösen.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.En respuesta, algunas personas dicen: necesitamos el crecimiento, solucionar la pobreza.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.Jotkut ihmiset väittävät, että tarvitsemme kasvua ratkaisemaan köyhyyden.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.이에 관한 반응으로 어떤 사람들은 우리는 성장이 필요하고 가난을 해결할 필요가 있다고 주장합니다
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.Unii oameni consideră, că avem nevoie de creştere pentru a rezolva sărăcia.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.Và để đáp lại, một số người cãi rằng chúng ta cần sự phát triển, cần nó để giải quyết đói nghèo.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.Válaszul sokan vitáznak, hogy nekünk igenis kell a növekedés, hogy megoldja a szegénységet.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.Σαν αντεπιχείρημα μερικοί λένε, μα χρειαζόμαστε ανάπτυξη, τη χρειαζόμαστε για να λύσουμε τη φτώχεια.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.В ответ кто-то может поспорить, что нам нужно это развитие, нам нужно найти выход из нищеты.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.В отговор на това, някои хора твърдят, че ни трябва растеж, трябва ни за да се справим с бедността.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.בתגובה, אנשים מתווכחים ואומרים, אבל אנו זקוקים לצמיחה, אנו זקוקים לה כדי לפתור את בעיית העוני.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.البعض يرد مجادلا، لكننا نحتاج إلى النمو، نحتاجه لحل مشكل الفقر.
Buna karşılık, bazıları "Ama bize büyüme lazım, yoksulluğu çözmek için lazım" diye iddia ediyorlar.いや成長は必要だ 貧困根絶に必要だ 技術革新に 社会の安定維持に
Bu New York City Çiftlik Kolonisidir. "Staten Island"da 1890'dan 1930'a kadar olan bir yoksullar evidir.Đây là Nông hội thành phố New York, một nhà tế bần ở Staten Island từ những năm 1890 đến 1930.
Bu New York City Çiftlik Kolonisidir. "Staten Island"da 1890'dan 1930'a kadar olan bir yoksullar evidir.Dit is de New York City Farm Colony, wat een armenhuis was in Staten Island van de 1898 tot de jaren '30.
Bu New York City Çiftlik Kolonisidir. "Staten Island"da 1890'dan 1930'a kadar olan bir yoksullar evidir.Това е Ню Йорк Сити Фарм Колони, убежище за бедни в Статън Айлънд от 1890 г. до 1930 г.
Bunlar çok güzel şeyler ve yoksulluğu silmek demek, tüm bu hizmetleri dünyadaki hemen herkese sağlamak demek.Jsou to dobré věci, a boj proti chudobě znamená, že tyto služby poskytneme téměř každému na této planetě.
Bunlar çok güzel şeyler ve yoksulluğu silmek demek, tüm bu hizmetleri dünyadaki hemen herkese sağlamak demek.이것들은 좋은 것으로서, 빈곤을 퇴치하는 것은 이런 서비스를 지구상 대부분 사람들에게 제공한다는 의미입니다.
Bunlar çok güzel şeyler ve yoksulluğu silmek demek, tüm bu hizmetleri dünyadaki hemen herkese sağlamak demek.Sono cose desiderabili, e liberarsi della povertà significa fornire questi servizi per quasi tutti al mondo.
Bunlar çok güzel şeyler ve yoksulluğu silmek demek, tüm bu hizmetleri dünyadaki hemen herkese sağlamak demek.Це дуже хороші речі: позбутися бідності якраз і означає надати ці послуги практично кожній людині на планеті.
Bunlar çok güzel şeyler ve yoksulluğu silmek demek, tüm bu hizmetleri dünyadaki hemen herkese sağlamak demek.כל אלה דברים מאוד טובים ולהפטר מהעוני, משמע לספק את כל השירותים האלה לכמעט כל אחד עלי אדמות.
Bunlar çok güzel şeyler ve yoksulluğu silmek demek, tüm bu hizmetleri dünyadaki hemen herkese sağlamak demek.هذه أشياء جيدة للغاية ، والتخلص من الفقر يعني توفير هذه الخدمات لتقريباً كل شخص على الكوكب .
Bunlar çok güzel şeyler ve yoksulluğu silmek demek, tüm bu hizmetleri dünyadaki hemen herkese sağlamak demek.貧困からの脱出とは サービスを地上の全ての人々に 行き渡らせることなのです この数値が増加するのは素晴らしいことです
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Astea sunt mici zone din Anglia și Țara Galilor -- cea mai săracă în dreapta, cea mai bogată în stânga.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Đây là những khu vực nhỏ của nước Anh và xứ Wales -- những người nghèo nhất ở bên phải, giàu nhất ở bên trái.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Disse er små områder i England og Wales -- de fattigste til højre, de rigeste til venstre.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Dit zijn kleine gebieden van Engeland en Wales - de armste aan de rechterkant, de rijkste aan de linkerkant.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Estas son pequeñas regiones en Inglaterra y Gales, la más pobre a la derecha, la más rica a la izquierda.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Ezek Anglia és Wales kisebb területei -- a legszegényebbek a jobb, a leggazdagabbak a bal oldalon.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Hier sind kleine Gebiete in England und Wales - die ärmsten rechts, die reichsten links.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.이것들은 영국과 웨일즈의 작은 지역들인데 가장 가난한 사람들이 오른쪽에 있고, 가장 부자인 사람들이 왼쪽에 있습니다
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Queste sono piccole aree dell'Inghilterra e del Galles -- i più poveri sulla destra, i più ricchi a sinistra.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Toto jsou malé oblasti Anglie a Walesu -- nejchudší napravo, nejbohatší nalevo.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Toto sú malé oblasti v Anglicku a Walese - najchudobnejšie napravo, najbohatšie naľavo.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.To wykres dla małych obszarów Anglii i Walii - najbiedniejsi po prawej, najbogatsi po lewej.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Vi har här små områden i England och Wales -- de fattigaste till höger, de rikaste till vänster.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.График относится к небольшим территориям Англии и Уэльса: самые бедные — справа, самые богатые — слева.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Това са малки области в Англия и Уелс -- най-бедните вдясно, най-богатите вляво.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.Це не є відмінність між бідними та усіма іншими.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.אלה איזורים קטנים באנגליה ווויילס - הכי עניים מימין, הכי עשירים משמאל.
Bunlar, İngiltere'nin ve Galler'in küçük bölgeleri, en yoksullar sağda, en zenginler solda.小さな地域のデータで 左端が最富裕層で右端が最貧困層です 貧困層とその他の人々には大きな違いがあります
Bunlar sizin sakladıklarınız. Yoksullar için.Tohle tvoji lidé schraňovali pro chudáky?
Bunlar sizin sakladıklarınız. Yoksullar için.To pójdzie dla biednych.
Bunlar sizin sakladıklarınız. Yoksullar için.To so tvoji hranili Za reveže.
Bunun bedelini ilk önce yoksullar ödeyecek ama zincirleme etkilerini hepimiz yaşayacağız,’ demiştir.2000 óta négyszer gyorsabban nő, mint az előző évtizedben.
Bunun bedelini ilk önce yoksullar ödeyecek ama zincirleme etkilerini hepimiz yaşayacağız,’ demiştir.Deze landen hebben een hogere graad van industrialisatie en hebben meer emissies veroorzaakt.
Bunun bedelini ilk önce yoksullar ödeyecek ama zincirleme etkilerini hepimiz yaşayacağız,’ demiştir.Er geht nicht mehr nur einen oder zwei Fachminister an den nationalen Kabinettstischen an.
Bunun bedelini ilk önce yoksullar ödeyecek ama zincirleme etkilerini hepimiz yaşayacağız,’ demiştir.È una questione da affrontare a livello di capi di governo e come tale deve essere trattata”, ha dichiarato.
Bunun bedelini ilk önce yoksullar ödeyecek ama zincirleme etkilerini hepimiz yaşayacağız,’ demiştir.Não é mais um assunto para ser tratado por um ou dois ministros reunidos à mesa nos gabinetes nacionais.
Bunun bedelini ilk önce yoksullar ödeyecek ama zincirleme etkilerini hepimiz yaşayacağız,’ demiştir.Poziom industrializacji w tych krajach był kraje rozwinięte.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Azért mondom el ezt magának mert a szegénység ügye nagyon mélyen érint minket.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Ich sage Ihnen das, weil uns die Armut tief berührt.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.I'm telling you this because the issue of poverty affects us deeply.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Le dico questo perchè la questione della povertà ci condiziona profondamente.