Ana içeriğe geç
Sözlük

yoksul ile cümle

yoksul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu cevap çok yoksul Alice, o Fındık faresi, bir süre için izin karıştı kesmeden.Ta odpowiedź tak pomylić biednych Alice, że niech Dormouse go na jakiś czas bez przerywania jej.
Bu cevap çok yoksul Alice, o Fındık faresi, bir süre için izin karıştı kesmeden.Tato odpověď tak zmatené špatné Alice, že se nechal Plch jít na nějakou dobu bez přerušení to.
Bu cevap çok yoksul Alice, o Fındık faresi, bir süre için izin karıştı kesmeden.Táto odpoveď tak zmätené zlé Alice, že sa nechal Plch ísť na nejakú dobu bez prerušenia to.
Bu cevap çok yoksul Alice, o Fındık faresi, bir süre için izin karıştı kesmeden.התשובה הזאת כל כך מבולבלת אליס המסכנה, כי היא נתנה מרמיטה להימשך זמן מה מבלי לקטוע אותו.
Bu cevap çok yoksul Alice, o Fındık faresi, bir süre için izin karıştı kesmeden.الخلط بين هذه الإجابة حتى أليس الفقراء ، وأنها تسمح الزغبة تستمر لبعض الوقت انها من دون مقاطعة.
Bu cevap çok yoksul Alice, o Fındık faresi, bir süre için izin karıştı kesmeden.それを中断することなく。 のため、その目をあくびとラビング、ヤマネが経つ"彼らは、描画する学習された"
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Chúng ta cũng sẽ thấy bọn trẻ có cơ hội thật sự để thoát ra khỏi cảnh nghèo khó.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Deze kinderen hebben dan een reële kans om weg te komen uit de armoede.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Encontraremos que esos niños, además, tienen una oportunidad real de salir de la pobreza.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.그러면 이 아이들도 가난으로부터 벗어날 진정한 기회를 갖게 될 것입니다.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Nous verrons que ces enfants, eux aussi, ont une vraie chance de vaincre la pauvreté.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Scopriremo che anche questi bambini hanno una reale possibilità di farsi strada fuori dalla povertà.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Te dzieci dostaną też prawdziwą szansę na wyrwanie się z nędzy.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Vi kommer också att uppleva att dessa barn får en äkta chans att bryta sig ur fattigdomen.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Vom vedea că acești copii au și ei o șansă reală de a sparge bariera sărăciei.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Wir werden sehen, dass auch diese Kinder eine reale Chance haben, ihre Armut zu überwinden.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Θα ανακαλύψουμε ότι και οι μαθητές έχουν σημαντική ευκαιρία να σπάσουν τον φαύλο κύκλο της φτώχειας.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Ми побачимо, що діти також мають реальний шанс вирватись з бідності.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Мы увидим, что эти дети получат реальные шансы вырваться из бедности.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.Ще открием, че учениците имат реален шанс да изменят пътя си от бедността.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.נגלה שגם לילדים האלה, יהיה סיכוי אמיתי לפרוץ את דרכם אל מחוץ למעגל העוני.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.أننا سوف نجد أن هؤلاء الأطفال، أيضا، لهم فرصة حقيقية في كسر طريقهم نحو الخروج من الفقر.
Bu çocukların da yoksulluğun pençesinden kurtulmak için gerçek bir şansa kavuştuğunu göreceğiz.実際に貧困を抜け出す チャンスをつかめるのです ありがとうございました(拍手)
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Asta e foarte important în țările mai sărace, dar nu și în cele bogate.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.C'est très important dans les pays pauvres, mais pas dans le monde riche et développé.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Det är väldigt viktigt i fattigare länder, men inte i den rika utvecklade världen.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Det er meget vigtigt i fattigere lande, men ikke i den rige, udviklede verden.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Die sind in ärmeren Ländern entscheidend, aber nicht in der reichen entwickelten Welt.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Điều này rất quan trọng đối với những nước nghèo, mà không phải những nước đã phát triển.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.È molto importante nei paesi più poveri, ma non nel mondo ricco e sviluppato.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Eso es muy importante en países pobres, pero no el mundo desarrollado.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Ezek mind fontos dolgok szegényebb országok esetében, de nem a gazdag fejlett országokban.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Hal itu sangat penting di negara-negara miskin, namun tidak di negara maju dan kaya.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Het is nog heel belangrijk in armere landen, maar niet meer in de rijke ontwikkelde wereld.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Isso é muito importante em países mais pobres, mas não no mundo rico e desenvolvido.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.그것은 더 가난한 국가에서는 매우 중요하지만, 발달된 부유한 국가에서는 중요하지 않습니다
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.To je veľmi dôležité v chudobnejších krajinách, ale nie v bohatom rozvinutom svete.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.To je velmi důležité v chudých zemích, ale ne v bohatém, rozvinutém světě.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.To ma wielkie znaczenia w biedniejszych krajach, ale nie w bogatej i rozwiniętej części świata.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Αυτό είναι πολύ σημαντικό στις φτωχότερες χώρες, όχι όμως στον πλούσιο αναπτυγμένο κόσμο.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Они крайне важны в бедных странах, но не в развитом мире.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Това е много важно в по-бедните страни, но не и в богатия развит свят.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.Я вам покажу деякі частини нашого індексу.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.זה חשוב מאוד במדינות העניות יותר, אבל לא בעולם המפותח העשיר.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.هذا شيئ هام جداً فى الدول الفقيرة ، ولكنه ليس كذلك فى الدول الغنية المتطورة.
Bu, daha yoksul ülkelerde çok önemli ama zengin, gelişmiş ülkelerde değil.裕福な先進国世界では重要でありません しかし社会の中での格差や
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Aj keby to bola pravda, stále viac ľudí zomiera na chudobu!
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Anche se fosse vera l'atomica, comunque morirebbero più persone di povertà.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Chiar dacă este așa, tot mor mai mulți oameni din cauza sărăciei.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.I kdyby to byla pravda, stále více lidí umírá na chudobu.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Incluso si eso fuera cierto, aún más gente muere por pobreza.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Kể cả nếu điều đó là đúng, vẫn có thêm người chết vì nghèo đói.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Même si c'était le cas, la pauvreté tuerait davantage de personnes.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Selbst wenn das wahr wäre, sterben immer noch mehr Menschen an Armut.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Selv hvis det var sandt, stadig flere mennesker dør af fattigdom.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Zelfs als dat waar zou zijn, dan blijft armoede meer doden eisen.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Ακόμα κι αν αυτό ήταν αληθές, και πάλι πιο πολλοί πεθαίνουν από τη φτώχεια.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Даже если бы это было правдой, все равно больше людей умирает от бедности.
Bu doğru olsaydı bile, yine de yoksulluktan dolayı daha fazla insan ölüyor.Дори и ако беше вярно, пак повече хора умират от бедност.
Bugün milyonlarca kadın bu şekilde yaşıyor. Onlar yoksulların en yoksulu.Мільйони жінок живуть так щодня, на межі чи за межою бідності.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod