Ana içeriğe geç
Sözlük

yoğun ile cümle

yoğun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sahip olduğu iki kampüste toplam 1000 yatak, 31 ameliyathane ve 9 yoğun bakım ünitesi vardır.Es verfügt über 36 Abteilungen mit rund 1000 Betten, neun Instituten und sechs Laboratorien.
Liberaller bu dönemlerde bireycilik, özgürlük ve eşit haklara yoğunlaşmaktaydı.Deine Väter einst stritten um Freiheit und Recht.
1999'dan bu yana, özellikle de 2005'ten itibaren yoğun bir gökdelen inşaatı patlaması yaşanmıştır.Die Beziehungen zu Armenien sind trotz des seit 1994 andauernden Waffenstillstands naturgemäß sehr gespannt.
Koyu renkli kıllar daha çok göz çevresinde yoğunlaşmıştır.Die dunkle Färbung konzentriert sich im Bereich der Augen.
Bu küme yoğun fotografik araştırmalara maruz kalmıştır.Die Funktion dieser Schlafphase ist Gegenstand intensiver Forschungen.
1979 yılında grev dalgaları ve eylemleri yoğunlaştı.Ende 1979 erfasste eine Welle von Streiks und Demonstrationen Syrien.
Bu karar Şili'de yoğun tartışmalara yol açtı.Der Fall löste in der ganzen Schweiz heftige Diskussionen aus.
"Sanatçı yoğunlaşmış ulustur."Der Künstler sei „schwer depressiv“ gewesen.
1990'lı yıllarda doğalgaz kullanımına son derece yoğun bir biçimde geçiş yaşandı.Die 1990er Jahre waren zunächst geprägt von exzessivem Drogenkonsum.
Kuşlar Kasım ayı içinde yoğun bir şekilde Trakya ve Karadeniz kıyılarına yakın yerlerde görülürler.Einzelne Vögeln sind aber auch noch im Dezember in der Nähe ihres Brutgebietes zu beobachten.
Ekonomik faaliyet olarak yoğun bir şekilde nakliyecilik de yapılmaktadır.In sehr begrenzter Form findet auch ein Geschäftsreiseflugbetrieb statt.
Üreme dönemlerinde yoğun koloniler hâlinde toplanırlar.Während der Brutzeit gesellen sie sich aber zu Kolonien zusammen.
Tarım ve hayvancılık yoğun olarak yapılmaktadır.Landwirtschaft und Viehzucht wurden stark betrieben.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Bagapsch wollte sich als Präsident vor allem dem Kampf gegen Korruption und Kriminalität widmen.
Yoğun fındığımsı tadı vardır ve aromaları çok iyi emer.Er hat daher einen kräftigen Geschmack und sein Aroma ist sehr intensiv.
Brezilya, Japon yoğunlaşmasının olduğu bir yerdir.Die Izudrossel ist ein Endemit Japans.
Kilometrekare başına yaklaşık 373 kişilik bir nüfus yoğunluğuna sahiptir.Pro Quadratkilometer entsprach dies einer Bevölkerungsdichte von etwa 323 Menschen.
Ama sağlığı yoğun çalışmadan biraz etkilenmiştir.Ihre Gesundheit sei jedoch unbeeinträchtigt.
Bu ilgi üzerine çalışmalarını tiyatroda yoğunlaştırdı.Hier wurde auch ihr Interesse für das Theater geweckt.
Ülkenin nüfus yoğunluğu kilometrekare başına 99 kişidir.Die Bevölkerungsdichte lag bei 99 Personen pro Quadratkilometer.
Río de la Plata'nın Buenos Aires'te bulunan kısmı yoğun balçıkla kaplıdır.Das Wasser des Río de la Plata ist in Buenos Aires durch den hohen Eintrag von lehmigem Schlamm trüb.
Bunun için de gerek zihinsel gerekse de bedensel yoğun bir eğitime girer.Sehr wichtig ist hier ein Training, das körperbewusst geführt wird.
Mavi Yolculuk çıkış ve bitiş noktası olarak yoğun yat trafiğine sahiptir.Der Luxuszug Blue Train hat hier einen seiner Endpunkte.
Yoğunluk irtifası hesaplama.Wertende Schadensberechnung.
Sismik aktivitelerin yoğun olarak yaşandığı bir bölgedir.Seismotektonisch ist es ein sehr aktives Gebiet.
Birlikler, oldukça yüksek bir yoğunluk oluşturdu.Die Truppen besaßen eine hohe Mobilität.
Oyunda üç çeşit bina bulunmakta, bunlar evler, işyerleri ve endüstri her biri farklı yoğunluktadır.Im Spiel gibt es drei verschiedene Arten von Zonen, dazu gehören Wohn-, Gewerbe- und Industriezonen.
Silahsız isyancılar, Bükreş’te yoğunlaşan askeri yığınakla karşılaştırılabilecek gibi değildiler.Piraten wie Korsaren hatten kein Interesse an aussichtslosen Gefechten.
Nüfus yoğunluğu ise 52 kişi/km²'dir.Die Einwohnerdichte beträgt ca. 52 Einwohner/km².
7 Ağustos günü yaşanan yoğun çarpışmalarda 4 ABD askeri öldürülür.Damit wurden seit dem 1. Mai elf britische Soldaten im Kampf getötet.
Deniz kızları, yüzyıllardır müzikle yoğun bir ilişkilendirme içindedirler.Tasteninstrumente spielen seit Jahrhunderten eine wichtige Rolle in der musikalischen Ausbildung.
Ancak; Çin'de yoğun bir sansür hâkimdir.Sie ist ein Endemit Chinas.
Yani direkt olarak yoğunluğu okuyabiliriz.Von dieser kann man den Druck unmittelbar ablesen.
Ben, dikkatimi konuya yoğunlaştırdım.J'ai concentré mon attention sur le sujet.
Kariyerime çok yoğunlaştım.Je suis trop focalisé sur ma carrière.
Tom yarın yoğun olacak.Demain Tom sera occupé.
Son bir anket büyükşehirlerdeki nüfus yoğunluğunun düşüşte olduğunu ortaya çıkardı.Une enquête récente a révélé que la densité de population de la métropole était en baisse.
Şunu söyleyebilirim ki Marzia ile birlikte tekrar yoğun ilişkiye başlayacağına inanıyorum."Je peux vous dire que je crois qu'il va reprendre une relation intense avec Marzia ».
Azericede yoğun olarak kullanılır (Ə).Elle doit s'accomplir en état d'ablutions (de pureté).
GMP ve IMP, glutamatın tat yoğunluğunu artırır.Les GMP et IMP intensifient le goût du glutamate,.
Daha sonra uluslararası hukuk üzerine yoğunlaşmıştır.Par la suite, il se concentre sur le droit international.
Nüfus artışı ve yoğun endüstrileşme elektrik ihtiyacının yılda %8 oranında artmasına neden olmuştur.La démographie et l'industrialisation intensive font augmenter la demande en énergie électrique de 8 % par an.
Strigino, Rusya'nın en yoğun 25 havalimanından biridir.Strigino fait partie du top 25 des aéroports les plus fréquentés en Russie.
Enerji yoğunluğu 10,975 Wh/l'dir.Sa densité d'énergie est de 10,975 Wh·l-1.
Çok yüksek enerjilerde, gluonların bu duvarda ki yoğunluğu çok yüksek şekilde artıyormuş gibi görünür.À de très hautes énergies, la densité de gluons dans ce mur augmente considérablement.
Baryum nitratın yüksek yoğunluğu nedeniyle, Baratol'un da yoğunluğu en az 2.5 g/cm3 dür.En raison de la densité élevée du nitrate de baryum, le baratol a une densité d'au moins 2,5.
Kandehar bölgesinde savaş çok yoğunlaştı.Les combats dans la zone de Kandahar furent particulièrement intenses.
Çalışmaları genellikle klasik Newton mekaniği üzerine yoğunlaşmıştır.Le plus souvent ces champs de forces s'appuient sur la mécanique classique newtonienne.
Newell Half-Life 2'nin yapımı sürecinde birkaç ayını Steam projesi üzerine yoğunlaşarak harcadı.Pendant la création de Half-Life 2, il s'occupa également, pendant plusieurs mois, de la réalisation de Steam.
Yoğun kış koşullarının getirdiği tehlikelerle karşı karşıyayız."Nous sommes sur le point d'être confrontés avec les rigueurs de l'hiver ».
Naziler bu tankı propaganda için yoğun biçimde kullanmışlardır.Le gouvernement nazi utilisa ce bombardement à des fins de propagande.
Etkili kaydetme yoğunluğu zaman içinde artmıştır.La densité d'enregistrement effective a augmenté au fil du temps.
Bu yoğun ve sıcak evreyi çok farklı tarzda betimleyen çeşitli kozmolojik modeller vardır.De nombreux modèles cosmologiques décrivent de façons très diverses cette phase dense et chaude.
Güneş Sistemi'ndeki en yoğun ve beşinci büyük gezegendir.Jupiter est la cinquième et la plus grosse planète du système solaire.
Partinin üçüncü kongresi Temmuz 1950’de sanayileşme konusuna yoğunlaşarak toplanır.Le 3e congrès du SED convoqué en juillet 1950 souligne un net progrès dans l'industrialisation du pays.
Warwickshire'daki nüfus, kontluğun orta ve kuzey kısmında yoğunlaşır.La majorité de la population du Warwickshire vit au nord et au centre du comté.
Gustav Klimt'ten yoğun olarak etkilenmiştir.Le visuel est inspiré de l'esthétique de Gustav Klimt.
Böylece su geri emilimini artırır ve daha yoğun bir idrar oluşmasını sağlar (antidiürez).Alors ils en fabriquent une autre plus solide (Dromi) mais elle cède aussitôt.
Motorların itiş gücü yüksek yoğunlukta daha iyi performans sağlar.Ce moteur avait de meilleures performances à haute altitude.
Savaş esnasında kimyasal silahlar her iki tarafça da yoğun bir şekilde kullanıldı.Même les armes chimiques ont été utilisées à un certain moment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod