yiyecek ile cümle

yiyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.فقالوا له لا يا سيدي. بل عبيدك جاءوا ليشتروا طعاما.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.他 們 對 他 說 、 我 主 阿 、 不 是 的 、 僕 人 們 是 糴 糧 來 的
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.他 們對 他 說 、 我 主阿 、 不 是 的 、 僕人 們 是 糴糧來的
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Aber wenn dort Essen ist, ist es transformativ
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Ale pokud je jídlo ve škole, je to velká změna pro život dítěte.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Bởi vậy việc cung cấp thực phẩm sẽ có tác dụng thay đổi.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Dar în momentul în care produsul alimentar este acolo, este transformant.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.De ha ez az étel már adott, az sok dolgot megváltoztat.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Jednak, gdy jedzenie będzie na miejscu, sytuacja zacznie się zmieniać.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.그러나 만약 식량이 있다면, 변화시킬 수 있습니다.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Maar als dat eten er is, is het transformerend.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Mais lorsque la nourriture est là, ça change tout.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Ma quando hanno il cibo, cambia tutto.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Mas quando a comida está lá, é algo que transforma.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Men om maten finns där, är det omvandlande.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Pero si el alimento está asegurado, hay todo un cambio.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Tetapi ketika ada makanan di sekolah, itu sangat berbeda.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Αλλά το φαγητό βρίσκεται εκεί. Αυτό είναι καταλυτικό.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Но если еда уже доступна, это все меняет.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Но, когато храната е там, това променя всичко.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.אבל כאשר האוכל נמצא שם זה שינוי מהותי
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.ولكن حينما يتوفر الطعام بالمدرسة، يتغير الأمر.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.状況は変わります その費用は1日25セント以下です
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Dacă vei mânca, s-ar putea să aibă gust bun.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.En als je gaat eten mag het best lekker smaken.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.E se devi mangiare, č meglio mangiare qualcosa di buono.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Poleg tega je lahko celo okusno.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Se vai comer, também é bom que seja saboroso.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Si has de comer, mejor que sepa bueno.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Si nous devons manger, autant que ce soit savoureux.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Και αν πρόκειται να φας, καλύτερα να είναι νόστιμο.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.А раз уж приходится есть, то почему бы не что-нибудь вкусное.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.إذا أردت أن تأكل عليك أيضا أن تتذوق جيدا
Amezcua EAT daha kompakttır, yiyeceklerinize ve market ürünlerine özeldir.Amezcua EAT es más compacto y específico para alimentos.
Amezcua EAT daha kompakttır, yiyeceklerinize ve market ürünlerine özeldir.Amezcua EAT أقل حجماً ومصمم خصيصاً لمأكولاتك وبقالتك.
Amezcua EAT daha kompakttır, yiyeceklerinize ve market ürünlerine özeldir.l'Amezcua EAT est plus compact et adapté à la nourriture.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Aber es gibt trotzdem eine klare Unterscheidung zwischen Nahrungsmitteln und Gift.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Ale pomimo tego istnieje przecież wyraźny podział pomiędzy żywnością, a trucizną.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Ale predsa len existuje jasný rozdiel medzi jedlom a jedom.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Contudo, há uma clara distinção entre alimento e veneno.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Însă există în orice caz o distincţie clară între mâncare şi otravă.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.그리고 음식과 독약사이에도 분명한 구별이 있습니다.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Mais il y a cependant une claire distinction entre la nourriture et le poison.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Ma nonostante questo c'è una chiara distinzione tra cibo e veleno.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Mégis egyértelmű a különbség étel és méreg között.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Nhưng dù gì thì vẫn có một sự nhận biết rõ ràng giữa thức ăn và thuốc độc.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Pero hay, no obstante, una distinción clara entre comida y veneno.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Přesto existuje jasný rozdíl mezi jídlem a jedem.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Siitä huolimatta on selvä ero ruoan ja myrkyn välillä.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Toch bestaat een onderscheid tussen eten en gif.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Ωστόσο υπάρχει ξεκάθαρη διάκριση μεταξύ φαγητού και δηλητηρίου.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.Но въпреки това има ясно разграничаване между храна и отрова.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.אולם יש בכל זאת הבחנה ברורה בין אוכל לרעל.
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.ولكن هنالك فرق واضح ايضاً بين الطعام وبين السموم
Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.簡単につけることができます 食品とは何か という問いに
Ancak sonra kuraklık baş gösterdi... Yiyecek bulmak için ağaçlardan indiler ve yürümeye başladılar.Mais ensuite la sécheresse frappa... [ 3,7 mA ]
Ancak sonra kuraklık baş gösterdi... Yiyecek bulmak için ağaçlardan indiler ve yürümeye başladılar.彼らは木から降り、歩いて食糧を探し始めた。 [ 370万年前 ]
Ancak yiyecek durumda değilim. Belki daha sonra yersin.Φοβάμαι έχουμε τελειώσει με το δείπνο.
Ancak yiyecek durumda değilim. Belki daha sonra yersin.أخشى لقد انتهينا من العشاء.
Ancak yiyecek durumda değilim. Belki daha sonra yersin.しかし、私は注文しました あなたのための何か。

İlgili Sayfalar