Ana içeriğe geç
Sözlük

yiyecek ile cümle

yiyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Aman, efendim!›› dediler, ‹‹Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.說 、 我 主阿 、 我們頭 次 下 來實 在 是 要 糴糧
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.A oni mu odpowiedzieli: Nie tak, panie mój; ale słudzy twoi przyszli, aby nakupili żywności.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.A oni mu povedali: Nie tak, môj pane, ale tvoji služobníci prišli nakúpiť potravín.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ðáp rằng : Thưa chúa , chẳng phải vậy ; các tôi_tớ chúa đến đặng mua lúa mà thôi .
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ðáp rằng: Thưa chúa, chẳng phải vậy; các tôi tớ chúa đến đặng mua lúa mà thôi.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarade honom: »Nej, herre, dina tjänare hava kommit för att köpa säd till föda åt sig.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarede: "Nej, Herre, dine Trælle kommer for at købe Føde!
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.De svarte ham: Nei, herre, dine tjenere er kommet for å kjøpe korn.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ei i-au răspuns: ,,Nu, domnul meu; robii tăi au venit să cumpere hrană.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ellos le respondieron: --No, señor nuestro. Tus siervos hemos venido para comprar alimentos
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.És mondának néki: Nem uram, hanem eleséget venni jöttek a te szolgáid.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Gli risposero: «No, signore mio; i tuoi servi sono venuti per acquistare viveri
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.He vastasivat hänelle: "Ei, herra; palvelijasi ovat tulleet ostamaan elintarpeita.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Ils lui répondirent: Non, mon seigneur, tes serviteurs sont venus pour acheter du blé.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.그들이 그에게 이르되 내 주여 아니니이다 종들은 곡물을 사러 왔나이다
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Kteřížto odpověděli jemu: Nikoli, pane můj, ale služebníci tvoji přišli, aby nakoupili pokrmů.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik."Nee, nee!" riepen zij. "Wij zijn hier echt om voedsel te kopen.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Oni pa mu reko: Ne, gospod moj, hlapci tvoji so prišli kupit žita.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Responderam-lhe eles: Não, senhor meu; mas teus servos vieram comprar mantimento.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Sie antworteten ihm: Nein, mein Herr; deine Knechte sind gekommen Speise zu kaufen.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik."Tidak, Tuanku," jawab mereka. "Kami, hamba-hamba Tuan datang hanya untuk membeli makanan
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Οι δε ειπον προς αυτον, Ουχι, κυριε μου αλλ' ηλθομεν οι δουλοι σου δια να αγορασωμεν τροφας
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.А те му казаха: Не, господарю, слугите ти дойдоха да си купят храна.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.Они сказали ему: нет, господин наш; рабы твои пришли купить пищи;
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.ויאמרו אליו לא אדני ועבדיך באו לשבר אכל׃
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.فقالوا له لا يا سيدي. بل عبيدك جاءوا ليشتروا طعاما.
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.他 們 對 他 說 、 我 主 阿 、 不 是 的 、 僕 人 們 是 糴 糧 來 的
‹‹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.他 們對 他 說 、 我 主阿 、 不 是 的 、 僕人 們 是 糴糧來的
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Aber wenn dort Essen ist, ist es transformativ
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Ale pokud je jídlo ve škole, je to velká změna pro život dítěte.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Bởi vậy việc cung cấp thực phẩm sẽ có tác dụng thay đổi.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Dar în momentul în care produsul alimentar este acolo, este transformant.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.De ha ez az étel már adott, az sok dolgot megváltoztat.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Jednak, gdy jedzenie będzie na miejscu, sytuacja zacznie się zmieniać.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.그러나 만약 식량이 있다면, 변화시킬 수 있습니다.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Maar als dat eten er is, is het transformerend.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Mais lorsque la nourriture est là, ça change tout.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Ma quando hanno il cibo, cambia tutto.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Mas quando a comida está lá, é algo que transforma.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Men om maten finns där, är det omvandlande.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Pero si el alimento está asegurado, hay todo un cambio.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Tetapi ketika ada makanan di sekolah, itu sangat berbeda.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Αλλά το φαγητό βρίσκεται εκεί. Αυτό είναι καταλυτικό.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Но если еда уже доступна, это все меняет.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.Но, когато храната е там, това променя всичко.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.אבל כאשר האוכל נמצא שם זה שינוי מהותי
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.ولكن حينما يتوفر الطعام بالمدرسة، يتغير الأمر.
Ama yiyecek orada olduğunda, dönüştürücü oluyor.状況は変わります その費用は1日25セント以下です
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Dacă vei mânca, s-ar putea să aibă gust bun.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.En als je gaat eten mag het best lekker smaken.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.E se devi mangiare, č meglio mangiare qualcosa di buono.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Poleg tega je lahko celo okusno.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Se vai comer, também é bom que seja saboroso.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Si has de comer, mejor que sepa bueno.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Si nous devons manger, autant que ce soit savoureux.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.Και αν πρόκειται να φας, καλύτερα να είναι νόστιμο.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.А раз уж приходится есть, то почему бы не что-нибудь вкусное.
Ama yiyeceksen de, lezzetli şeyler yiyeceksin.إذا أردت أن تأكل عليك أيضا أن تتذوق جيدا
Amezcua EAT daha kompakttır, yiyeceklerinize ve market ürünlerine özeldir.Amezcua EAT es más compacto y específico para alimentos.
Amezcua EAT daha kompakttır, yiyeceklerinize ve market ürünlerine özeldir.Amezcua EAT أقل حجماً ومصمم خصيصاً لمأكولاتك وبقالتك.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod