yiyecek ile cümle
yiyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››og han rådspurgte HERREN for ham og gav ham Rejsetæring og Filisteren Goliats Sværd!"
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››o qual consultou por ele ao Senhor, e lhe deu mantimento, e lhe deu também a espada de Golias, o filisteu.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››Tämä kysyi hänelle neuvoa Herralta ja evästi hänet ja antoi hänelle filistealaisen Goljatin miekan."
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››и тот вопросил о нем Господа, и дал ему продовольствие, и меч Голиафа Филистимлянина отдал ему.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››който се допита до Господа за него и му даде храна, даде му и меча на филистимеца Голиат.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››וישאל לו ביהוה וצידה נתן לו ואת חרב גלית הפלשתי נתן לו׃
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››فسأل له من الرب واعطاه زادا وسيف جليات الفلسطيني اعطاه اياه.
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››亞 希 米 勒 為 他 求 問 耶 和 華 、 又 給 他 食 物 、 並 給 他 殺 非 利 士 人 歌 利 亞 的 刀
‹‹Ahimelek Davut için RABbe danıştı. Ona hem yiyecek sağladı, hem de Filistli Golyatın kılıcını verdi.››亞希 米勒 為 他 求問 耶和華 、 又 給 他 食物 、 並給 他 殺 非利士人 歌 利亞 的 刀
aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.a ker bo molzel obilo mleka, bo jedel smetano; kajti smetano in med bo jedel, kdorkoli preostane v deželi.
aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.És lészen, hogy a tej bõsége miatt vajat eszik; mert vajat és mézet eszik, valaki csak megmaradott e földön.
aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.그 내는 젖이 많으므로 뻐터를 먹을 것이라 무릇 그 땅 가운데 남아 있는 자는 뻐터와 꿀을 먹으리라
aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.mutta runsaan maidon tulon tähden hän syö voita; sillä voita ja hunajaa syövät kaikki maahan jäljelle jääneet.
aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.והיה מרב עשות חלב יאכל חמאה כי חמאה ודבש יאכל כל הנותר בקרב הארץ׃
aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.ويكون انه من كثرة صنعها اللبن يأكل زبدا فان كل من أبقي في الارض يأكل زبدا وعسلا.
aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.因 為 出 的 奶 多 、 他 就 得 喫 奶 油 . 在 境 內 所 剩 的 人 、 都 要 喫 奶 油 與 蜂 蜜
aldığı bol süt sayesinde tereyağı yiyecek. Ülkede kalan herkes bal ve tereyağıyla beslenecek.因 為出 的 奶多 、 他 就 得喫 奶油 . 在 境內 所 剩 的 人 、 都 要 喫 奶油 與 蜂蜜
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Aber das eigentliche Problem ist, dass es kein Essen zu Hause gibt.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Dar adevărata problemă e că acasă nu e mâncare.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.De az igazi probléma az, hogy nincs otthon étel.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Ik schrijf antibiotica voor. Maar het echte probleem is gebrek aan voedsel.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Kiedy dziecko ma infekcję ucha - przepisuję antybiotyki, ale prawdziwym problemem jest brak żywności w domu.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.하지만 진짜 문제는 집에 음식이 없다는 점이죠.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Ma il vero problema è che non hanno cibo a casa.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Mais le vrai problème est qu'il n'y a pas de nourriture à la maison.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Men det rigtige problem er, at der ikke er noget mad i hjemmet.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Nhưng vấn đề thực sự là không có thức ăn ở nhà
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Pero el verdadero problema es que no hay comida en casa.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Αλλά το πρόβλημα είναι ότι δεν υπάρχει φαγητό στο σπίτι.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Но настоящая проблема в том, что ему нечего есть.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.Но реалният проблем е, че няма никаква храна у дома.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.אבל הבעיה האמיתית היא שאין אוכל בבית.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.لكن القضية الحقيقية هو عدم وجود الطعام في المنزل.
Ama asıl mesele evde yiyecek bişey olmaması.本当の問題は
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Aber ich glaube wir können ihre Technik auch für gesundes Essen anwenden.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Ale myslím si, že môžeme použiť ich techniky a aplikovať ich na zdravé jedlo.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Ale myslím, že bychom mohli využít jejich techniky a aplikovat je na zdravé jídlo.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.A mislim, da lahko njihove tehnike uporabimo tudi pri zdravi hrani.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Dar cred că putem folosi tehnicile lor și să le aplicăm pe mâncarea sănătoasă.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.De azt hiszem, felhasználhatjuk a technikáikat, és alkalmazhatjuk azokat egészséges ételekre.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Ik denk dat we hun technieken kunnen gebruiken en toepassen op gezond eten.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.하지만 저는 우리가 이 기술을 건강한 음식에도 적용시킬 수 있다고 생각합니다.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Mais je crois que nous pouvons utiliser leurs techniques et les appliquer à la nourriture saine.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Mas penso que podemos usar as suas técnicas e aplicá-las à comida saudável.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Men jag tror att vi kan använda oss av deras tekniker och applicera dem på hälsosam mat.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Możemy wykorzystać ich sposoby, i zastosować je do zdrowej żywności.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Namun saya rasa kita dapat menggunakan teknologi mereka dan menerapkannya pada makanan sehat.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Penso che potremmo usare le loro tecniche e applicarle al cibo sano.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Pienso que podemos usar sus técnicas y aplicarlas a la comida saludable.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Але я гадаю, що цей прийом підходить і для здорового харчування.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Смятам обаче, че можем да използваме тези техники и да ги приложим върху здравословната храна.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.Я думаю, что эти приёмы можно использовать в отношении здоровой еды.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.אבל אני חושב שאנחנו יכולים להשתמש בשיטות שלהם וליישם אותן לאוכל בריא.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.وانا اعتقد انه بالامكان استخدام تقنياتهم وتطبيقها على الطعام الصحي
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.但我認為我哋可以將佢哋嘅技巧 利用喺健康食物之上。
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.健康的な食品にも適用することができるのです ひとつだけ例を挙げると
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.Ale ako protiklad k tomuto, rozvojový svet, ďaleko, cieľom priemernej rodiny tu bolo mať v ten deň čo jesť.
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.Ale na druhé straně, daleko odsud byli rozvojové země, kde průměrná rodina usilovala o jídlo na každý den.
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.A v nasprotju s tem, v svetu razvoja, daleč stran, je bila glavna želja vsake družine, vsakdanji kruh.
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.하지만 이것과 대조적으로 저 멀리 있던 개발 도상국들의 평범한 가정의 열망은