yiyecek ile cümle

yiyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemlidir.Life is more than food, and the body is more than clothing.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.For his disciples had gone away into the city to buy food.
Öğrenciler birbirlerine, ‹‹Acaba biri Ona yiyecek mi getirdi?›› diye sordular.The disciples therefore said one to another, "Has anyone brought him something to eat?"
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.For my flesh is food indeed, and my blood is drink indeed.
Şükrederek yemeğe katılırsam, şükrettiğim yiyecekten ötürü neden kınanayım?If I partake with thankfulness, why am I denounced for that for which I give thanks?
Yusuf, ‹‹Paranız bittiyse, davarlarınızı getirin›› dedi, ‹‹Onlara karşılık size yiyecek vereyim.››And Joseph said, Give your cattle; and I will give you for your cattle, if money fail.
Esenlik sunularını orada kesip yiyecek ve Tanrınız RABbin önünde sevineceksiniz.And thou shalt offer peace offerings, and shalt eat there, and rejoice before the LORD thy God.
Yine ailemize yiyecek getiririz. Kardeşimizi koruruz, bir deve yükü de fazla (azık) alırız.We shall go and bring a camel-load more of grain for our family, and take good care of our brother.
Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.They will eat and fill their bellies with it,
(Suçlular) Mutlaka bir Zakkum ağacından yiyecekler,Will eat of the tree of Zaqqum,
İrinden başka yiyecek de yoktur.Nor food other than suppuration (filth)
(Dikenli) Boğazı tırmalayan bir yiyecek ve acı veren bir azab var.And food that will stick in the throat, and painful torment
Onlar için kuru dikenden başka yiyecek de yoktur.They will have no food except bitter thorn,
Artık gerçekten, ondan yiyecekler böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar.They will eat and fill their bellies with it,
"Orda sizin için birçok meyveler vardır; onlardan yiyeceksiniz."You will have fruits in abundance there to eat.
Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.Will eat of the tree of Zaqqum,
Onlar için (zehirli olan) dari' dikeninden başka bir yiyecek yoktur.They will have no food except bitter thorn,
Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.Will eat of the tree of Zaqqum,
Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.They will have no food except bitter thorn,
Zakkum ağacının meyvesinden yiyeceksiniz elbet.Will eat of the tree of Zaqqum,
İşte sermayemiz, bize geri verilmiş. Ailemize yeniden yiyecek alırız.Look, even our money has been returned.
Onlar ondan mutlaka yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.They will eat and fill their bellies with it,
Orada sizin için pek çok meyve var. Onlardan yiyeceksiniz.You will have fruits in abundance there to eat.
Zakkumdan bir ağaçtan mutlaka yiyeceksiniz/yiyecekler.Will eat of the tree of Zaqqum,
Boğazdan zor geçen bir yiyecek, korkunç bir azap var,And food that will stick in the throat, and painful torment
Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.Will eat of the tree of Zaqqum,
Boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap var.And food that will stick in the throat, and painful torment
Diğeri de asılacak, kuşlar başından yiyecekler. İşte öğrenmek istediğiniz iş böylece halloldu."Determined is the matter of your inquiry."
Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.They will eat and fill their bellies with it,
Bir irinden başka yiyecek de yok.Nor food other than suppuration (filth)
Boğaza duran bir yiyecek, elem verici bir azap var.And food that will stick in the throat, and painful torment
Onlar için kuru bir dikenden başka yiyecek de yoktur.They will have no food except bitter thorn,
Zakkum ağacının meyvesinden yiyecek,Will eat of the tree of Zaqqum,
Yiyecek olarak da cehennemliklerin irininden başka bir şey bulunmaz.Nor food other than suppuration (filth)
Yiyecekleri sadece bir dikenden ibarettir.They will have no food except bitter thorn,
"Zakkum ağacından yiyeceksiniz."Will eat of the tree of Zaqqum,
Yutulması güç bir yiyecek ve acı bir azap...And food that will stick in the throat, and painful torment
Yoksula, öksüze ve tutsağa sevdikleri yiyecekleri yedirirler.And feed the needy for the love of Him, and the orphans and the captives,
Ancak kaynar su ve acı bir yiyecek hariç.Except boiling water and benumbing cold:
İşte sermayemiz de bize geri verilmiş! Yine ailemize yiyecek getiririz.What more can we ask for?
Zekeriyya onun yanına Mâbede ne zaman girse beraberinde yiyecekler bulurdu.From where did this come to you?”
“Meryem! Bu yiyecekleri nereden buluyorsun?” deyince de o: “Bunlar Allah tarafından gönderiliyor.She answered, “It is from Allah; indeed Allah gives to whomever He wills, without limit account.”
Yiyecek ve içeceğine bak, bozulmamış.Look at thy food and drink -- it has not spoiled; and look at thy ass.
Anaların yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak çocuk kendisinin olan babaya borçtur.It is for the father to provide them and clothe them honourably.
Zekeriya mabedde onun yanına her girişinde, yanında bir yiyecek bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Zekeriyya, ne vakit mihRaba girse yanında bir yiyecek bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Annelerin yiyeceklerini ve giyeceklerini örfe uygun biçimde hazırlamak çocuğun babasına aittir.It is for the father to provide them and clothe them honourably.
Ailemize yeniden yiyecek alırız. Kardeşimizi koruruz.See, our merchandise here is restored to us.
Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Ananın yiyecek ve giyecek ihtiyacını ise çocuğun babası güzel ve uygun bir şekilde karşılamalı.It is for the father to provide them and clothe them honourably.
Zekeriya, tapınakta onun yanına her girişinde yanında yiyecekler bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Kendilerine neyin helal olduğunu sana soruyorlar. De ki, "Size temiz yiyecekler helal edilmiştir.They ask thee as to whatever is allowed unto them.
Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım.No more measure of grain shall we get (unless we take our brother).
Ailemize yeniden yiyecek alırız.What (more) can we desire?
Bu yiyecekleri nereden buluyorsun?” deyince de o: “Bunlar Allah tarafından gönderiliyor.From where have you got this?" She said, "This is from Allah."
Zekeriya mabedde onun yanına her girişinde, yanında bir yiyecek bulurdu. "Ey Meryem!Whenever Zechariah entered upon her in the sanctuary, he found her with provision.
Biçtiklerinizden yiyecek kadar az bir miktar alır, gerisini başağında bırakırsınız."But whatever you harvest, leave it in its spikes, except for the little that you eat.”
Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında (stok edip) bırakınız.But whatever you harvest, leave it in its spikes, except for the little that you eat.”
(Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız.We will provide for our family, and protect our brother, and have an additional camel-load.
Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem!Whenever Zechariah entered upon her in the sanctuary, he found her with provision.

İlgili Sayfalar