"Bir kelime değil," Marvel yiğitçe dedi."Pas un mot de cela", a déclaré Marvel, vaillamment.
"Bir kelime değil," Marvel yiğitçe dedi."그 한 마디,"마블 stoutly했다.
"Bir kelime değil," Marvel yiğitçe dedi."Tidak satu kata pun," kata Marvel, tegas.
"Bir kelime değil," Marvel yiğitçe dedi."Ούτε μια λέξη από αυτό", δήλωσε ο Marvel, αποφασιστικά.
"Bir kelime değil," Marvel yiğitçe dedi."Ни слова об этом," сказал Марвел, решительно.
"Bir kelime değil," Marvel yiğitçe dedi."Ні слова про це," сказав Марвел, рішуче.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Allora Ioab, che assediava la città, pose Uria nel luogo dove sapeva che il nemico aveva uomini valorosi
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Als nun Joab um die Stadt lag, stellte er Uria an den Ort, wo er wußte, daß streitbare Männer waren.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Enquanto Joabe sitiava a cidade, pôs Urias no lugar onde sabia que havia homens valentes.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Ioab, împresurînd cetatea, a pus pe Urie în locul pe care -l ştia apărat de ostaşi viteji.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.I stalo se, když oblehl Joáb město, že postavil Uriáše proti místu, kdež věděl, že jsou nejsilnější muži.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Joab, en assiégeant la ville, plaça Urie à l`endroit qu`il savait défendu par de vaillants soldats.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.요압이 그 성을 살펴 용사들의 있는 줄을 아는 그 곳에 우리아를 두니
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Ko je torej Joab obkolil mesto, postavi Urija na mesto, za katero je vedel, da so tam junaški možje.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Maka sementara Yoab mengepung kota itu, Uria disuruhnya pergi ke tempat yang setahunya dijaga kuat oleh musuh
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Mens nu Joab lå og voktet på byen, satte han Uria på et sted hvor han visste at der var djerve menn.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Piirittäessään kaupunkia Jooab asetti Uurian siihen paikkaan, missä tiesi urhoollisimpien miesten olevan.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Vậy , khi Giô-áp vây thành , bèn đặt U-ri tại_chỗ đã biết có lính mạnh_bạo của thù_nghịch gìn_giữ .
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Vậy, khi Giô-áp vây thành, bèn đặt U-ri tại chỗ đã biết có lính mạnh bạo của thù nghịch gìn giữ.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Και αφου παρετηρησε την πολιν ο Ιωαβ, διωρισε τον Ουριαν εις θεσιν, οπου ηξευρεν οτι ησαν ανδρες δυναμεως.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.И така, Иоав, като държеше града в обсада, определи Урия на едно място, гдето знаеше, че има храбри мъже.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.Посему, когда Иоав осаждал город, то поставил он Урию на таком месте, о котором знал, что там храбрые люди.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.ויהי בשמור יואב אל העיר ויתן את אוריה אל המקום אשר ידע כי אנשי חיל שם׃
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.وكان في محاصرة يوآب المدينة انه جعل اوريا في الموضع الذي علم ان رجال البأس فيه.
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.約 押 圍 城 的 時 候 、 知 道 敵 人 那 裡 有 勇 士 、 便 將 烏 利 亞 派 在 那 裡
Böylece Yoav kenti kuşatırken Uriyayı yiğit adamların bulunduğunu bildiği yere yerleştirdi.約押圍城 的 時候 、 知道 敵人 那裡 有 勇士 、 便將烏 利亞派 在 那裡
Bunların soy kütüğüne kayıtlı aile başlarının ve yiğit savaşçıların sayısı 20 200dü.A čo do ich popisu podľa ich rodov, podľa hláv domu ich otcov, udatných mužov, bolo ich dvadsať tisíc dvesto.
Bunların soy kütüğüne kayıtlı aile başlarının ve yiğit savaşçıların sayısı 20 200dü.A naliczono ich według rodzajów ich, książąt domów ojców ich, mężów udatnych dwadzieścia tysięcy i dwieście.
Bunların soy kütüğüne kayıtlı aile başlarının ve yiğit savaşçıların sayısı 20 200dü.họ đều là trưởng tộc, và người mạnh dạn; số con cháu họ, theo gia phổ của chúng, được hai vạn hai trăm người.
Bunların soy kütüğüne kayıtlı aile başlarının ve yiğit savaşçıların sayısı 20 200dü.저희는 다 그 집의 족장이요 큰 용사라 그 자손을 보계대로 계수하면 이만 이백인이며
Bunların soy kütüğüne kayıtlı aile başlarının ve yiğit savaşçıların sayısı 20 200dü.והתיחשם לתלדותם ראשי בית אבותם גבורי חיל עשרים אלף ומאתים׃
Bunların soy kütüğüne kayıtlı aile başlarının ve yiğit savaşçıların sayısı 20 200dü.وانتسابهم حسب مواليدهم رؤوس بيوت آبائهم جبابرة بأس عشرون الفا ومئتان.
Bunların soy kütüğüne kayıtlı aile başlarının ve yiğit savaşçıların sayısı 20 200dü.他 們 都 是 族 長 、 是 大 能 的 勇 士 、 按 著 家 譜 計 算 、 他 們 的 子 孫 共 有 二 萬 零 二 百 人
Bunların soy kütüğüne kayıtlı aile başlarının ve yiğit savaşçıların sayısı 20 200dü.他 們 都 是 族長 、 是 大能 的 勇士 、 按 著 家譜計 算 、 他 們 的 子孫 共 有 二萬零二百 人
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Då drog Josua ditupp från Gilgal med allt sitt krigsfolk och alla sina tappraste stridsmän.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Da drog Josua op fra Gilgal med alle Krigerne, alle de kampdygtige Mænd.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Felméne azért Józsué Gilgálból, õ maga és az egész hadakozó nép vele, és a seregnek minden vitéze.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Giosuè partì da Gàlgala con tutta la gente di guerra e tutti i prodi guerrieri
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Iosua s'a suit din Ghilgal, el şi toţi oamenii de război cu el, şi toţi cei viteji.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.I táhl Jozue z Galgala, on i všecken lid bojovný s ním, všickni muži udatní.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Josua zog hinauf von Gilgal und alles Kriegsvolk mit ihm und alle streitbaren Männer.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Josué monta de Guilgal, lui et tous les gens de guerre avec lui, et tous les vaillants hommes.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Josué, pois, subiu de Gilgal com toda a gente de guerra e todos os homens valorosos.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Josué subió de Gilgal con toda la gente de guerra y todos los hombres valientes
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Jozue se torej napoti gori iz Gilgala, on in ž njim vsi vojščaki in vsi junaški možje.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.여호수아가 모든 군사와 용사로 더불어 길갈에서 올라가니라
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Niin Joosua lähti Gilgalista, hän ja kaikki sotaväki hänen kanssaan ja kaikki sotaurhot.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Ruszył się tedy Jozue z Galgal, sam i wszystek lud wojenny z nim, i wszyscy mężowie waleczni.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Så drog Josva op fra Gilgal med alt sitt krigsfolk og alle sine djerve stridsmenn.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Vậy , Giô-suê ở Ghinh-ganh đi lên với hết_thảy quân_lính và những người mạnh dân .
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Vậy, Giô-suê ở Ghinh-ganh đi lên với hết thảy quân lính và những người mạnh dân.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Vtedy vyšiel Jozua z Gilgala hore, on i všetok ľud, súci do boja, s ním i všetci udatní mužovia silní.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Και ανεβη ο Ιησους απο Γαλγαλων, αυτος και πας ο λαος ο πολεμιστης μετ' αυτου και παντες οι δυνατοι εν ισχυι.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.Иисус пошел из Галгала сам, и с ним весь народ, способный к войне, и все мужи храбрые.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.И тъй, Исус се качи от Галгал, той и всичките военни люде с него, и всичките силни и храбри мъже.
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.ויעל יהושע מן הגלגל הוא וכל עם המלחמה עמו וכל גבורי החיל׃
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.فصعد يشوع من الجلجال هو وجميع رجال الحرب معه وكل جبابرة البأس
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.於 是 約 書 亞 、 和 他 一 切 兵 丁 、 並 大 能 的 勇 士 、 都 從 吉 甲 上 去
Bunun üzerine Yeşu bütün savaşçıları ve yiğit adamlarıyla birlikte Gilgaldan yola çıktı.於是 約書亞 、 和 他 一切 兵丁 、 並大能 的 勇士 、 都從吉甲 上去
Bu üç boyutlu görüntü yığıtını alıyor ve kocaman, üç boyutlu boyama kitabıymış gibi hareket ediyoruz.음, 우리는 3차원 이미지를 가져와 거대한 3차원 컬러링북으로 다루었습니다.