Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Principiile stabilite în prezentul Cod nu se aplică raporturilor dintre Instituţiii o cialii acestora.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Principperne i denne kodeks nder ikke anvendelse på forbindelserne mellem institutionen og dens tjenestemænd.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Tämän säännöstön periaatteita ei sovelleta toimielimen ja sen virkamiesten välisiin suhteisiin.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Zásady, ktoré ustanovuje tento Kódex, sa neuplatňujú vo vzťahoch medzi orgánom a jeho úradníkmi.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Zásady vytyčené v tomto kodexu neplatí pro vztahy mezi institucemi a jejich úředníky.
Bu yetkililerin Türkiye'de ki maden kazalarından sonraki ilk şaşırtıcı açıklaması değil.No es la primera vez que se oyen discursos sorprendentes después de accidentes mineros en Turquía.
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.C'est pour ça que je demande la création des "Directeurs des détails."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.우리는 Chief Detail Officer가 필요합니다.
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Daarom een oproep voor de 'Detaildirecteur'.
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Daher fordere ich einen "Detail-Vorstand".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.De aceea militez pentru un "Ofiţer Şef al Detaliilor".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Det er derfor jeg plæderer for "Chef for detaljer"
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Đó là lý do tôi thấy cần thiết có một "Giám đốc điều hành chi tiết"
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Ecco perché vorrei vedere un "Amministratore Capo dei Dettagli".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Es por esto que pido la creación del "Director de los Detalles".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Jag skulle vilja att det fanns "Detaljchefer."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Karenanya saya menyebutnya "Direktur Detail (Chief Detail Officer)."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Proponho o cargo de "Diretor Executivo de Pormenores".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Proponuję "Dyrektora ds. Szczegółów".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Proto volám po "vedoucím správy detailů".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.To je dôvod prečo volám po "Vedúcom Predsedovi Detailov"
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Γι' αυτό, επιβάλλεται ένας "Διευθύνων Σύμβουλος της Λεπτομέρειας".
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.Ето защо се нуждая от "Главен служител по детайлите."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.שבאופן כלכך מעציב מוזנח כרגע,
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.لهذا أنا أدعو ل " مدير التفاصيل."
Bu yüzden buna " Detaylardan sorumlu üst düzey yetkili " diyorum.全ての企業が設けるべき役職です
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Các người Giu-đa bèn nói với kẻ được chữa lành rằng: Nay là ngày Sa-bát, ngươi không phép mang giường mình đi.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Dissero dunque i Giudei all'uomo guarito: «E' sabato e non ti è lecito prender su il tuo lettuccio»
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Entonces los judíos le decían a aquel que había sido sanado: --Es sábado, y no te es lícito llevar tu cama
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Iudeii ziceau deci celui ce fusese vindecat: ,,Este ziua Sabatului; nu-ţi este îngăduit să-ţi ridici patul``.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Jødene sa da til ham som var blitt helbredet: Det er sabbat, og det er dig ikke tillatt å bære sengen.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››유대인들이 병 나은 사람에게 이르되 안식일인데 네가 자리를 들고 가는 것이 옳지 아니하니라
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Mondának azért a zsidók a meggyógyultnak: Szombat van, nem szabad néked a nyoszolyádat hordanod!
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Pelo que disseram os judeus ao que fora curado: Hoje é sábado, e não te é lícito carregar o leito.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Preto hovorili Židia uzdravenému: Je sobota, nepatrí sa ti nosiť ležisko.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Sentähden juutalaiset sanoivat parannetulle: "Nyt on sapatti, eikä sinun ole lupa kantaa vuodetta".
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Tedy řekli Židé tomu uzdravenému: Sobota jest, neslušíť tobě lože nositi.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Tedy rzekli Żydowie onemu uzdrowionemu: Sabat jest, nie godzi ci się łoża nosić.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Zatorej reko Judje ozdravljenemu: Sobota je, in ne smeš postelje nositi.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››І казали Жиди сцїленому: Субота; не годить ся тобі брати постелї.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Но той им отговори: Онзи, Който ме изцели, Той ми рече: Дигни постелката си и ходи?
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››Посему Иудеи говорили исцеленному: сегодня суббота;не должно тебе брать постели.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››ויאמרו היהודים אל האיש הנרפא שבת היום אסור לך לשאת את משכבך׃
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››فقال اليهود للذي شفي انه سبت. لا يحلّ لك ان تحمل سريرك.
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››那 天 是 安 息 日 、 所 以 猶 太 人 對 那 醫 好 的 人 說 、 今 天 是 安 息 日 、 你 拿 褥 子 是 不 可 的
Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, ‹‹Bugün Şabat Günü›› dediler, ‹‹Şilteni toplaman yasaktır.››那 天 是 安息日 、 所以 猶太 人對 那 醫 好 的 人說 、 今天 是 安息日 、 你 拿 褥子 是 不 可 的
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) Ambtenaar: een ambtenaar of ander personeelslid van de Europese Gemeenschappen.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) «fonctionnaire», un fonctionnaire ou un autre agent des Communautés européennes.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) „Funcţionar“ reprezintă un funcţionar sau alt angajat al Comunităţilor Europene.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) pojęcie „urzędnika” obejmuje urzędników i pozostałych funkcjonariuszy Wspólnot Europejskich.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) pojem „úradník“ znamená úradníka alebo iného zamestnanca Európskych spoločenstiev.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) steht der Begri„Beamte“ für einen Beamten oder sonstigen Bediensteten der Europäischen Gemeinscha en.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) „úředníkem“ se rozumí úředník nebo jiný pracovník Evropských společenství.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(β) ο όρο «Υpiάλληλο» σηαίνει όνιο ή η υpiάλληλο των Ευρωpiαϊκών Κοινοτήτων.
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.또 내 상에는 유다 사람들과 민장들 일백 오십인이 있고 그 외에도 우리 사면 이방인 중에서 우리에게 나아온 자들이 있었는데
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.Přesto Židé a knížat půl druhého sta osob, a kteříž přicházeli k nám z národů okolních, jídali u stolu mého.
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.והיהודים והסגנים מאה וחמשים איש והבאים אלינו מן הגוים אשר סביבתינו על שלחני׃
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.وكان على مائدتي من اليهود والولاة مئة وخمسون رجلا فضلا عن الآتين الينا من الامم الذين حولنا.
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.除 了 從 四 圍 外 邦 中 來 的 猶 大 人 以 外 、 有 猶 大 平 民 和 官 長 、 一 百 五 十 人 在 我 席 上 喫 飯
Çevremizdeki uluslardan bize gelenlerin dışında Yahudilerden ve yetkililerden yüz elli kişi soframa otururdu.除了 從 四 圍 外邦 中來 的 猶大人 以外 、 有 猶大 平民 和 官長 、 一百五十 人 在 我 席上 喫飯