Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkili ile cümle

yetkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Cezaevi yetkilileri, 6 Kasım 2012 tarihinde cesedinin alınması için ailesini aradı.רשויות הכלא יצרו קשר עם משפחתו ב-6 לנובמבר 2012 ובקשו מהם לאסוף את גופתו.
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.lângă unul dintre oficialii chinezi, ne uitam și el mi-a zis:
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.Stałam wtedy obok jednego z urzędników, który, zapytał:
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.ליד אחד הפקידים הבכירים הסיניים,
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.بجانب أحد المسؤولين الصينين،
Çinli yetkililerden birinin yanında duruyordum.この方に訊かれました
Çinli yetkililer şaka yapamazlarAutoridades chinas no aguantan una broma
Çinli yetkililer şaka yapamazlarLes autorités chinoises n'ont pas le sens de l'humour
Çinli yetkililer şaka yapamazlarΟι κινεζικές Αρχές δεν παίρνουν από αστεία
Çinli yetkililer şaka yapamazlarКитайские власти не понимают шуток
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.Les autorités, comme la garderie et l'école, ne donnent des informations sur l'enfant qu'au tuteur légal.
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.Myndigheter såsom daghem eller skola ger information om barnet endast till vårdnadshavaren.
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.Viranomaiset, kuten päiväkoti ja koulu, antavat tietoja lapsesta vain huoltajalle.
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.Официальные органы, т.е. детский сад и школа, предоставляют информацию о ребёнке только опекуну.
Çocuk yuvası ve okul gibi yetkililer çocuklarla ilgili bilgileri sadece bu veliye verirler.السلطات كروضة الأطفال والمدرسة تعطي معلومات عن الطفل للراعي فقط.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Albowiem je uczył jako moc mający, a nie jako nauczeni w Piśmie.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.căci El îi învăţa ca unul care avea putere, nu cum îi învăţau cărturarii lor.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.car il enseignait comme ayant autorité, et non pas comme leurs scribes.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Denn er predigte gewaltig und nicht wie die Schriftgelehrten.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.egli infatti insegnava loro come uno che ha autorità e non come i loro scribi
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.for han lærte dem som en som hadde myndighet, og ikke som deres skriftlærde.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Hij wist waar Hij het over had en hoefde niet aan te halen wat anderen hadden gezegd.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.이는 그 가르치시는 것이 권세 있는 자와 같고 저희 서기관들과 같지 아니함일러라
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.lebo ich učil ako taký, ktorý má právo a moc, a nie ako ich zákonníci.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Mert úgy tanítja vala õket, mint a kinek hatalma van, és nem úgy, mint az írástudók.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Nebo učil je jako moc maje, a ne jako zákoníci.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.porque as ensinava como tendo autoridade, e não como os escribas.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.porque les enseñaba como quien tiene autoridad, y no como los escribas
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.Sebab Ia mengajar dengan wibawa, tidak seperti guru-guru agama mereka
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.sillä hän opetti heitä niinkuin se, jolla valta on, eikä niinkuin heidän kirjanoppineensa.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.thi han lærte dem som en, der havde Myndighed, og ikke som deres skriftkloge.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.ty han förkunnade sin lära för dem med makt och myndighet, och icke såsom deras skriftlärde.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.vì Ngài dạy như là có quyền, chớ không giống các thầy thông giáo.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.vì Ngài dạy như_là có quyền , chớ không giống các thầy thông giáo .
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.zakaj učil jih je, kakor kdor ima oblast, a ne kakor njih pismarji.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.διοτι εδιδασκεν αυτους ως εχων εξουσιαν, και ουχι ως οι γραμματεις.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.бо Він їх навчав, яко маючий власть, а не як письменники.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.защото ги поучаваше като един, който има власт, а не като техните книжници.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.ибо Он учил их, как власть имеющий, а не как книжники и фарисеи.
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.כי היה מלמד אותם כבעל גבורה ולא כסופרים׃
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.لانه كان يعلّمهم كمن له سلطان وليس كالكتبة
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.因 為 他 教 訓 他 們 、 正 像 有 權 柄 的 人 、 不 像 他 們 的 文 士
Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.因為 他 教訓 他 們 、 正像 有 權柄 的 人 、 不 像 他 們 的 文士
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Apoi, a existat o tare şi de autoritate selectati.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Aztán ott volt egy hangos és hiteles érintse.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Dann gab es ein lautes und maßgebliche zu erschließen.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Então houve uma forte e autoritário torneira.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Entonces se oyó un fuerte y con autoridad del grifo.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.바로 문 밖에서. 그렇다면 크고 권위가 발생했습니다 누릅니다.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Lalu ada suara keras dan berwibawa tekan.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Pak se ozvalo hlasité a autoritativní kohoutku.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Poi ci fu un forte e autorevole rubinetto.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Potem je bil glasen in veljavno pipe.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Potom sa ozvalo hlasné a autoritatívne kohútiku.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Puis il ya eu une forte et autoritaire robinet.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Sau đó, có một lớn và có thẩm quyền máy.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Så var der en høj og autoritativ vandhanen.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Sitten oli kovaa ja arvovaltainen kosketa.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Toen was er een luid en gezaghebbende kraan.
Daha sonra yüksek sesle ve yetkili vardı dokunun.Wtedy rozległ się głośny i autorytatywny kranu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod