"Burada yetkili benim, siz kendi işinize bakın" diye cevap verdi.Odpowiedział "Ja tu dowodzę, zajmijcie się swoimi sprawami."
"Burada yetkili benim, siz kendi işinize bakın" diye cevap verdi.Rispose: Comando io qui perciò fatevi gli affari vostri.
"Burada yetkili benim, siz kendi işinize bakın" diye cevap verdi.Απάντησε ότι "εγώ είμαι υπεύθυνος εδώ, να κοιτάξετε τη δουλειά σας."
"Burada yetkili benim, siz kendi işinize bakın" diye cevap verdi.Он ответил "Тут командую я, так что займитесь своим делом".
"Burada yetkili benim, siz kendi işinize bakın" diye cevap verdi."Отговори ни: Тук командвам аз, така че не се намесвайте."
"Burada yetkili benim, siz kendi işinize bakın" diye cevap verdi.הוא ענה: "אני מחליט כאן, אז את ,"יכולה לקחת את ענייניך למקום אחר
"Burada yetkili benim, siz kendi işinize bakın" diye cevap verdi.「これは計画済みのことだ ミラフローレス宮殿に向かう」とです
Buranın yetkili müdürüyüm.Aku dan Truman, Pengarah Eksekutif di sini.
Buranın yetkili müdürüyüm.Dan Truman, direttore generale.
Buranın yetkili müdürüyüm.Giám đốc Điều hành NASA.
Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.Elnézést kérek, hogy...
Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.Jag är Dan Truman, operativ chef.
Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.Jeg er Dan Truman, operativ chef.
Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.Olen Dan Truman, toimitusjohtaja.
Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.W imieniu nas wszystkich, chciałbym przeprosić...
Buranın yetkili müdürüyüm. - Sizi apar topar getirdiğimiz için özür dilerim.Искам да се извиня...
Buranın yetkilisi kim?Kdo je tu glavni?
Buranın yetkilisi kim?Kdo to tady vede?
Buranın yetkilisi kim?Kto tu kasuje?
Buranın yetkilisi kim?Siapa yang bertanggungjawab disini?
Buranın yetkilisi kim?Ποιος είναι υπεύθυνος εδώ?
Buranın yetkilisi kim?Кой управлява тук?
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A pobúrili zástup i náčelníkov mesta, ktorí to počuli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Assim alvoroçaram a multidão e os magistrados da cidade, que ouviram estas coisas.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A tak wzburzyli pospólstwo i przełożonych miasta, którzy to słyszeli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.A tak zbouřili obec i starší města, kteříž od nich to slyšeli.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Bấy nhiêu lời đó làm rối động đoàn dân và các quan án.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Bấy_nhiêu lời đó làm rối động đoàn dân và các quan án .
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Così misero in agitazione la popolazione e i capi della città che udivano queste cose
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Da folket og by-dommerne hørte dette, blev de forferdet,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Dengan kata-kata itu mereka membuat orang banyak dan para penguasa di kota itu menjadi gempar
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.El pueblo y los gobernadores se perturbaron al oír estas cosas
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Fel is indíták a sokaságot és a város elõljáróit, kik hallják vala ezeket.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.무리와 읍장들이 이 말을 듣고 소동하여
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Kun kansa ja hallitusmiehet tämän kuulivat, tulivat he levottomiksi.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Og de satte Skræk i Mængden og Byens Øvrighed, som hørte det.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Par ces paroles ils émurent la foule et les magistrats,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Prin aceste vorbe, Iudeii au turburat norodul şi pe dregătorii cetăţii,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Så väckte de oro bland folket och hos stadens styresmän, när de hörde detta.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Sie bewegten aber das Volk und die Obersten der Stadt, die solches hörten.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Tako vznemirijo ljudstvo in mestne poglavarje, ki so to poslušali.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Toen het stadsbestuur en de te hoop gelopen mensen dat hoorden, raakten zij in de war.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Εταραξαν δε τον οχλον και τους πολιταρχας ακουοντας ταυτα,
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.И встревожили народ и городских начальников, слушавших это.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Но като взеха поръчителство от Ясона и от другите пуснаха ги.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.Стрівожили ж вони народ і городську старшину, що чули се.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.ויחרידו את העם ואת ראשי העיר אשר שמעו את זאת׃
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.فازعجوا الجمع وحكام المدينة اذ سمعوا هذا.
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.眾 人 和 地 方 官 、 聽 見 這 話 、 就 驚 慌 了
Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.眾 人和 地方官 、 聽見 這話 、 就 驚 慌了
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Armeijan upseerien aikeet on estetty.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Det blev gjort for at sætte en stopper for ledelsesgruppen.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Det gjordes för att sätta stopp för befälsgruppen.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Esto se ha hecho con el fin de parar las acciones de los altos cargos del ejército.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Fizeram-no para acabar com as acções dos militares séniores.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Ma to położyć kres działaniom grupy wyższych oficerów.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Αυτό έγινε για να παύσει η δράση των παλιών στρατιωτικών.
Bu, üst düzey askeri yetkililerin eylemlerine son vermek için yapıldı.Это было сделано с целью остановить действия высшего командного состава.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Az e Kódexben meghatározott elvek nem vonatkoznak az intézmények és tisztviselőik közötti kapcsolatokra.
Bu Yasa’da düzenlenen ilkeler Kurumlar ve yetkilileri arasındaki ilişkilere uygulanmayacaktır.Principerna i förvaltningskodexen gäller inte för kontakterna mellan institutionen och dess tjänstemän.