Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkili ile cümle

yetkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir dizi yetkili, ÇKP üyelerinin Batı festivallerini kutlamasını yasaklamışlardı.Varias autoridades han prohibido a los miembros del partido que celebran festivales occidentales.
Bir grup insan, üç yetkiliden oluşan bir kurul seçecek. Başkan, Başkan Yardımcısı ve Sekreter.Klub złożony z 9 osób chce wybrać radę przewodniczących: prezesa, zastępcę prezesa i sekretarkę.
Bir grup insan, üç yetkiliden oluşan bir kurul seçecek. Başkan,Клуб з 9 чоловік бажає обрати собі керівників з 3 посадовців:
Bir grup insan, üç yetkiliden oluşan bir kurul seçecek..
Bir grup insan, üç yetkiliden oluşan bir kurul seçecek..
Bir grup insan, üç yetkiliden oluşan bir kurul seçecek.-
Bir grup insan, üç yetkiliden oluşan bir kurul seçecek.Um clube de nove pessoas quer escolher um grupo de três profissionais:
Bir yetkilinin, örneğin kamu noterinin söz konusu anlaşmayı onaylamış olması gerekir.En myndighet, till exempel en notaries publicus, måste verifiera överenskommelsen.
Bir yetkilinin, örneğin kamu noterinin söz konusu anlaşmayı onaylamış olması gerekir.Una autoridad, como un notario público, deberá ratificar el acuerdo.
Bir yetkilinin, örneğin kamu noterinin söz konusu anlaşmayı onaylamış olması gerekir.Une autorité, comme un notaire public, par exemple, doit confirmer l’accord.
Bir yetkilinin, örneğin kamu noterinin söz konusu anlaşmayı onaylamış olması gerekir.Viranomaisen, esimerkiksi julkisen notaarin, täytyy vahvistaa sopimus.
Bir yetkilinin, örneğin kamu noterinin söz konusu anlaşmayı onaylamış olması gerekir.Соглашение должен быть удостоверено официальным лицом, например, нотариусом.
Bir yetkilinin, örneğin kamu noterinin söz konusu anlaşmayı onaylamış olması gerekir.تتم المصادقة على مثل هذا الاتفاق لدى الكاتب بالعدل مثلاً.
Bir yetkilinin, örneğin kamu noterinin söz konusu anlaşmayı onaylamış olması gerekir.在芬居住子女的父母须持有子女抚养权,子女才有可能取得居留许可。如果父母双方都拥有抚养权,必须另一方出具同意子女移居芬兰的证明并经官方公证。
BM Genel Sekreteri, Genel Kurul Başkanı, UN Women Yetkili Direktörü ve saygıdeğer katılımcılar.Генеральний секретар ООН, президент Генеральної Асамблеї, виконавчий директор ООН-Жінки, та шановні гості.
Bobbie polo kendini hurdahaş, o pürüzsüz yetkililer tarafından söylendi바비는 폴로에서 자신을 박살 때, 그녀는 부드럽게하기 위해 당국에서 들었는데
Bobbie polo kendini hurdahaş, o pürüzsüz yetkililer tarafından söylendiQuando Bobbie si fracassato fino al Polo, le fu detto fuori dalle autorità per lisciare
Bobbie polo kendini hurdahaş, o pürüzsüz yetkililer tarafından söylendiWenn Bobbie sich zerschlagen an Polo, war sie weg von den Behörden aufgefordert, glatt
Bobbie polo kendini hurdahaş, o pürüzsüz yetkililer tarafından söylendiWhen Bobbie sa distrus la polo, i sa spus în afara de către autorităţile pentru a netezi
Bobbie polo kendini hurdahaş, o pürüzsüz yetkililer tarafından söylendiعندما حطم بوبي نفسه في لعبة البولو ، وقالت لإيقاف من قبل السلطات لضمان سلاسة
Bobbie polo kendini hurdahaş, o pürüzsüz yetkililer tarafından söylendi彼の額やラリーラウンド冷却unguentsおよびすべてのそれと、そして少年
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.A tal fineorganizzano, con la Commissione, una stretta e regolare cooperazione tra le autoritàcompetenti.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.A végrehajtást csak a Bíróság határozata alapján lehet felfüggeszteni.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Kommissionen forelægger alle fornødne oplysninger for Europa-Parlamentet pådettes begæring.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Onderafdeling 2HET ECONOMISCH EN SOCIAAL COMITÉ
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Prijímajú sa po konzultáciách s Dvorom audítorov.
Buamaçla, Komisyon’la birlikte, yetkili merciler arasında yakın ve düzenli işbirliği kurarlar.Smluvní odpovědnost Unie se řídí právem rozhodným pro příslušnou smlouvu.
Bu aslında adli ekipleri ve uh olması lazım bir şeydir ... terörle mücadele yetkilileri dahilهذا هو الشيء الذي حصل فعلا لدينا فرق الطب الشرعي واه ... مكافحة الإرهاب المسؤولين المتورطين
Bu aslında adli ekipleri ve uh olması lazım bir şeydir ... terörle mücadele yetkilileri dahil今、私はあなたが感じるかどうかだけではなく、分で君たちを頼むことを彼 これで逮捕されている必要があります
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.C'est ce qu'ils pensent de mon site - c'est classé par autorité de blog.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Das ist es, was sie über meine Seite denken - sie wird über die Gewichtung aufgestellt.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Dit is wat zij van mijn site vinden, gerangschikt naar blog-gezag.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Esto es lo que ellos opinan de mi sitio - está ranqueada por autoridad de blog.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Iată ce se crede despre siteul meu -- e ierarhizat în funcţie de autoritatea blogului.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Itt van az, hogy mit gondolnak az én weboldalamról -- ez a blog rangja szerint van értékelve.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.이것이 바로 그들이 제 사이트에 대해 생각하는 것입니다. -- 블로그 권위에 의해 순위가 매겨진 거죠.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Oto co sądzą o mojej stronie -- kolejność według autorytetu bloga.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Questo è quello che pensano del mio sito -- è classificato dall'autorità del blog.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Вот, что они думают о моём сайте; его рейтинг соответствует его авторитетности.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Ето какво мислят за моя сайт - класиран е по блог авторитетност.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.Це і є те, що вони думають про мій сайт -- він проранжований блогосферою.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.זה מה שהם חושבים על האתר שלי -- זה מדורג על ידי סמכות הבלוגים.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.هذا ما يعتقدونه حول موقعي -- لقد رُتب بواسطة نفوذ المدونات.
Bu, benim sitem hakkında ne düşünüyorlar -- blog yetkilisi tarafından sınırlandırılır.書き込みの新しさから ランク付けをすることもできます
Bu durum aslında çok çok Amerikalı ve birçok seçilmiş yetkililer vardırفي الواقع استثناء لهذه هناك العديد والعديد من الأمريكيين والعديد من المسؤولين المنتخبين
Bu durum aslında çok çok Amerikalı ve birçok seçilmiş yetkililer vardır多くの多くのアメリカ人や多くの当選者が存在する 各種ビデオゲームのように戦争をした人
Bu gibi durumlarda yetkili, tercüman çağıracak ve tercüman hizmetini ödeyecektir.Då beställer myndigheten tolken och betalar för tolkningen.
Bu gibi durumlarda yetkili, tercüman çağıracak ve tercüman hizmetini ödeyecektir.En estos casos, la Administración contratará a un intérprete y pagará el servicio correspondiente.
Bu gibi durumlarda yetkili, tercüman çağıracak ve tercüman hizmetini ödeyecektir.Lorsque c’est le cas, les autorités commandent un interprète et prennent en charge les frais d’interprétation.
Bu gibi durumlarda yetkili, tercüman çağıracak ve tercüman hizmetini ödeyecektir.Silloin viranomainen tilaa tulkin ja maksaa tulkkauksen.
Bu gibi durumlarda yetkili, tercüman çağıracak ve tercüman hizmetini ödeyecektir.В этом случае чиновник заказывает вам переводчика и оплачивает его услуги.
Bu gibi durumlarda yetkili, tercüman çağıracak ve tercüman hizmetini ödeyecektir.حينئذ تقوم السلطات بحجز مترجم شفوي وتدفع ثمن الترجمة الشفوية.
Bu gibi durumlarda yetkili, tercüman çağıracak ve tercüman hizmetini ödeyecektir.前往芬兰国家机关办事时,若您不会芬兰语或瑞典语且无法和官员使用统一语言交流时,在特定情况中,您有权获得口译服务。 此时政府机关会为您聘请译员并支付相关费用。
Bugün burada tacizin, yetkililerin bahsettikleri kadar basit bir olay olmadığını söylemek için bulunuyorumIch bin hier, um zu sagen, daß Belästigungen nicht so harmlos sind, wie sie es versuchen darzustellen.
Bugün burada tacizin, yetkililerin bahsettikleri kadar basit bir olay olmadığını söylemek için bulunuyorumSono qui per dire che le molestie non sono cose superficiali come cercano di dipingerle.
Bu kişiler eğer yetkililer tarafından yakalanmış olsalar yedi yıla kadar hapis cezası alabilirlerdi.만약 이 사람들이 당국에 의해서 검거된다면, 감옥에서 무려 7년형까지 받을 수도 있었습니다.
Bu kişiler eğer yetkililer tarafından yakalanmış olsalar yedi yıla kadar hapis cezası alabilirlerdi.Acești oameni pot fi închiși până la 7 ani dacă sunt prinși de autorități.
Bu kişiler eğer yetkililer tarafından yakalanmış olsalar yedi yıla kadar hapis cezası alabilirlerdi.Akár 7 évnyi börtönt is kaphatnak, ha a hatóságok elkapják őket.
Bu kişiler eğer yetkililer tarafından yakalanmış olsalar yedi yıla kadar hapis cezası alabilirlerdi.Ces gens encouraient jusqu'à sept ans de prison s'ils étaient arrêtés par les autorités.
Bu kişiler eğer yetkililer tarafından yakalanmış olsalar yedi yıla kadar hapis cezası alabilirlerdi.Czekała ich kara więzienia do 7 lat, jeśli zostaliby złapani przez władze.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod