Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkili ile cümle

yetkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
ABD'deki yetkililerin niçin endişeli olduğunu anlayabiliyoruz. . Buraya birkaç bankanın bilançosunu çizdim. .Я думаю, сейчас мы готовы охватить общую картину и что наших государственных чиновников так беспокоит теперь.
ABD'deki yetkililerin niçin endişeli olduğunu anlayabiliyoruz. .心配しているのでしょうか。 それで私がやった事は、銀行の束のバランスシートを、
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.A človek odišiel a povedal Židom, že je to Ježiš, ktorý ho uzdravil.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.A odszedłszy on człowiek, powiedział Żydom, iż to był Jezus, który go uzdrowił.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Cet homme s`en alla, et annonça aux Juifs que c`était Jésus qui l`avait guéri.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Človek odide in sporoči Judom, da je Jezus tisti, ki ga je ozdravil.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.De man verliet de tempel en vertelde de Joden dat Jezus hem had genezen.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Der Mensch ging hin und verkündete es den Juden, es sei Jesus, der ihn gesund gemacht habe.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.El hombre se fue y declaró a los judíos que Jesús era el que le había sanado
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Elméne az az ember, és hírül adá a zsidóknak, hogy Jézus az, a ki õt meggyógyította.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.그 사람이 유대인들에게 가서 자기를 고친 이는 예수라 하니라
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Maka pergilah orang itu lalu memberitahukan kepada para penguasa Yahudi bahwa Yesuslah yang menyembuhkannya
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Manden gik bort og sagde til Jøderne, at det var Jesus, som havde gjort ham rask.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Mannen gick då bort och omtalade för judarna, att det var Jesus som hade gjort honom frisk.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Mannen gikk bort, og fortalte jødene at det var Jesus som hadde gjort ham frisk.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Người đó đi nói với các người Giu-đa rằng ấy là Ðức Chúa Jêsus đã chữa lành cho mình.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Người đó đi nói với các người Giu-đa rằng ấy_là Ðức_Chúa_Jêsus đã chữa lành cho mình .
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Niin mies meni ja ilmoitti juutalaisille, että Jeesus oli hänet terveeksi tehnyt.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Odšel ten člověk, a pověděl Židům, že by Ježíš byl ten, kterýž ho zdravého učinil.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Omul acela s'a dus, şi a spus Iudeilor că Isus este Acela care -l făcuse sănătos.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Quell'uomo se ne andò e disse ai Giudei che era stato Gesù a guarirlo
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Retirou-se, então, o homem, e contou aos judeus que era Jesus quem o curara.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Υπηγε λοιπον ο ανθρωπος και ανηγγειλε προς τους Ιουδαιους οτι ο Ιησους ειναι ο ιατρευσας αυτον.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.И затова юдеите гонеха Исуса, защото вършеше тия неща в събота.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Пійшов чоловік, та й сповістив Жидів, що се Ісус, що оздоровив його.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.Человек сей пошел и объявил Иудеям, что исцеливший его есть Иисус.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.וילך האיש ויגד ליהודים כי ישוע הוא אשר רפאו׃
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.فمضى الانسان واخبر اليهود ان يسوع هو الذي ابرأه.
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.那 人 就 去 告 訴 猶 太 人 、 使 他 痊 愈 的 是 耶 穌
Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi.那人 就 去 告 訴猶 太 人 、 使 他 痊愈 的 是 耶穌
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Przedrzeźniacze -- czyli Mimus polyglottos -- są raperami królestwa zwierząt.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Chim nhại -- giống chim nhại ở phương Bắc là vua của thế giới loài vật.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Drozdi mnohohlasí, to jest Mimus polyglottus, jsou zpravodajové v říši zvířat.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.I Tordi Beffeggiatori (Mimus Polyglottus) sono i gran cerimonieri del regno animale.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Les oiseaux moqueurs -- les Mimus polyglottos -- sont les MCs du royaume animal.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Los sinsontes -- Mimus polyglottos -- son los maestros de ceremonia del reino animal.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.흉내지빠귀들은 -- 학명이 Mimus polyglottus인데 -- 동물왕국의 사회자 역할을 하고 있어요.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Mockingbird -- Mimus polyglottos -- adalah pembawa acara di dunia hewan.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Oponašalci - Mimus polyglottos - so MC-ji živalskega kraljestva.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Păsările cântătoare -- acestea ar fi Mimus polyglottus -- sunt maeştri ceremoniilor din împărăţia animalelor.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Spottdrosseln - ornithologisch: mimus polyglottos - sind die Zeremonienmeister des Tierreiches.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Spotvogels -- Mimus polyglottus -- zijn de DJ's van het dierenrijk.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Пересмешники -- многоголосые пересмешники -- эм-си животного мира.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Присмехулниците - това е Mimus polyglottus - са конферансиетата на животинското царство.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.ציפורים חקייניות -- זה מימוס פוליגלוטוס -- הם ראשי הטקס של ממלכת החיות.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.الطيور المحاكية-- التي تحاكي-- هم نجوم مملكة الحيوان.
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.あいつらは動物界のMC 気に入った音はミミック&リミックス
Ama yetkililerden hiçbiri bu konuda kaygılı görünmüyor.Mais aucune autorité ne se soucie d'eux.
Ama yetkililerden hiçbiri bu konuda kaygılı görünmüyor.Pero nadie en las autoridades parecen tener alguna clase de preocupacion por ellas.
Ancak bu sözleri tekrar eden tek Lübnanlı yetkili Cortbaoui değildi.Mais Cortbaoui n'était pas le seul responsable libanais présent à reprendre la rengaine.
Ancak bu sözleri tekrar eden tek Lübnanlı yetkili Cortbaoui değildi.Mas Cortbaoui não era o único funcionário do governo libanês presente no evento repetindo aquelas palavras.
Ancak bu sözleri tekrar eden tek Lübnanlı yetkili Cortbaoui değildi.Pero Cortbaoui no fue el único funcionario libanés presente en la charla en repetir esas afirmaciones.
Ancak bu sözleri tekrar eden tek Lübnanlı yetkili Cortbaoui değildi.Но Кортбауи не был единственным официальным ливанским представителем в разговоре, повторившим эту позицию.
• Avrupa Komisyonu Topluluk boyutu olan birleşmelerin incelenmesinde tek yetkilidir.• A Comissão Europeia dispõe do exclusivo do controlo das operações de dimensão comunitária.
• Avrupa Komisyonu Topluluk boyutu olan birleşmelerin incelenmesinde tek yetkilidir.• Az Európai Bizottságnak kizárólagos joga közösségi léptékű fúziók kivizsgálása.
• Avrupa Komisyonu Topluluk boyutu olan birleşmelerin incelenmesinde tek yetkilidir.• Euroopan komissiolla on yksinomainen toimivalta yhteisönlaajuisten keskittymien valvonnassa.
• Avrupa Komisyonu Topluluk boyutu olan birleşmelerin incelenmesinde tek yetkilidir.• Europa-Kommissionen har som den eneste ret til kontrol med transaktioner af fællesskabsdimension.
• Avrupa Komisyonu Topluluk boyutu olan birleşmelerin incelenmesinde tek yetkilidir.• Europeiska kommissionen är ensam behörig att kontrollera affärer med en gemenskapsdimension.
• Avrupa Komisyonu Topluluk boyutu olan birleşmelerin incelenmesinde tek yetkilidir.• Európska komisia má výlučnú právomoc preverovať fúzie, ktoré sa svojím rozmerom týkajú celého spoločenstva.
• Avrupa Komisyonu Topluluk boyutu olan birleşmelerin incelenmesinde tek yetkilidir.• Evropská komise má výlučnou pravomoc prošetřovat fúze na úrovní Společenství.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod