1972-1974 yıllarında Başbakan Pierre Messmer'in yetkili danışmanı olmuştur.От 1972 г. е министър на селското стопанство при премиера Пиер Месмер.
Yetkililer, Franklin Köprüsü Sokağı'ndaki Narrows çekimeri için dar geçitleri kapatmayı kâbul etti.Vlasti su pristale dignuti Franklin Street Bridge za scenu u kojoj biva prekinut prilaz Narrowsu.
Temelde, yetkili ad sunucuları internette yapılan sorgular için yeterlidir.U teoriji, autoritativni imenski poslužitelji su dovoljni za rad Interneta.
Ocak 2013'ten itibaren partinin seçim işlerinden sorumlu yetkilisi olmuştur.Od siječnja 2013. obnaša funkciju izbornika reprezentacije Finske.
Ruanda yetkilileri çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.Obje momčadi UEFA je novčano kaznila.
Dünyanın 90'dan fazla ülkesinde gıda ve sağlık alanındaki yetkili kurumlar aspartam kullanımını onaylamıştır.Od osnivanja više od 100 članova u 29 europskih i mediteranskih država pristupilo je EPUF-u.
Kaza nedeniyle şehrin yetkilileri konseri iptal ettiler.Neke od njih je nakon koncerta evakuiralo osoblje UN-a.
Kongre bu ek maddeyi geçerli yasalarla yürürlüğe sokmada yetkilidir.”Dopušteno je sakupljati se uz obdržavanje ustanovah ovoga zakona. §.
Mısırlı yetkililere göre 70 IŞİD militanı da öldürülmüştür.Procjenjuje se da su pri tome srpski stražari ubili preko 70 albanskih zatvorenika.
Fransız yetkililerle yapılan görüşmelerde öncü rol oynuyordu.Imao je odlično oko za djela francuskog impresionizma.
Bu kar kalınlığının Uludağ'da bile olmadığını yetkililer söylemiştir.U ovoj se prefekturi nalaze jedini istočnoazijski ledenjaci koji nisu u Rusiji.
İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Çekoslovakya yetkilileri tarafından tutuklandı.Koniec Druhej svetovej vojny ho zastihol v západných Čechách.
Almanya'nın işgalinin ilk aşamasında, Müttefik Kontrol Konseyi vasıtasıyla tüm yetkililer Dört ülkeye verildi.Po kapitulácii Nemecka bolo jeho územie rozhodnutím spojencov rozdelené do štyroch okupačných zón.
Daha sonra Belize yetkilileri Yancey’ i tutukladı.To neskôr ukrajinský súd Banderovi odobral.
Hükümet yetkilileri, yeni bir soruşturma başlatmak için hiçbir neden görmediklerini söyledi.Vladni uslužbenci pa niso videli nobenega razloga za začetek nove preiskave.
Bu sinagog yerel komünist yetkililer tarafından 1954 yılında yıkılmıştır.Ta je bila porušena leta 1954 s strani lokalnih komunističnih oblasti.
Bazı yetkililer Imhotep'in Huni'nin yönetiminde de yaşadığına inanmaktadırlar.Nekateri znastveniki so prepričani, da je Imhotep živel med Hunijevo vladavino.
Soruşturmayı Fransız yetkililer yürüttü.Preiskavo so izvedle slovenske oblasti.
Yetkililer seçimlerin Kasım 2016'da yapılacağını önermişti.Vendar so nastop na izboru leta 2016 potrdili novembra 2015.
Nijerya Müdafaa’nın yetkili yöneticisiydi.Bil je direktor Uprave za obrambo Maribor.
Bu olay Fransa Futbol Federasyonu olduğu gibi, yönetimdeki yetkililer tarafından kınandı.Zaradi incidenta ga je zaslišala disciplinska komisija francoske nogometne zveze.
Bununla birlikte idam hükmü ömür boyu hapse çevrildi ve Rus yetkililere teslim edildi.Zavoljo njegove plemiške rodbine so kazen znižali na dosmrtno in ga predali ruskim oblastem.
Lehçeler kimi yetkili kişiler tarafından küçük farklarla bölümlere ayrılmıştır.Kapiteli služnikov so delno okrašeni z majhnimi glavami.
Muhafazakar yetkililerin görüşü de ortodokslarla aynıdır.Verovanje, da so pravoslavni patriarhi med seboj enakovredni.
Üç gün sonra yetkililer halkı büyük gelgitler konusunda uyardı.Po treh tednih so sile iz gradu uspele presenetiti oblegovalce.
Başbakan François Fillon'un 2007-2012 yıllarında yetkili danışmanı olmuştur.Le Mane gimė 2007–2012 m. Prancūzijos ministras pirmininkas François Fillon.
En sonunda EMI yetkilisi George Martin onlarla bir senelik anlaşma imzalar.Galų gale Džordžas Martinas pasirašė su Bitlais vienerių metų sutartį.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.Daremo apygardos administracinis centras.
Çıkmak için gerekli izin Adilcevaz yetkililerince verilmektedir.Licencija išduodama dėl licenciato pageidavimų.
Yetkililer 20 eşcinseli tutukladılar.Policija suėmė 20 susirėmimų iniciatorių.
Bu sırada bazı Rus komutanların birlik yetkilileriyle temas ettiği de iddia edilir.Vėliau paaiškėjo, kad tuo užsiimdavo Rusijos specialiųjų tarnybų agentai.
Soruşturmayı Fransız yetkililer yürüttü.Todėl būtent ten vyko prancūzų tyrinėjimai.
Merkez bankası yetkilileri kendi aralarında iki ayda bir toplanırlar.Leido draugijos Centro taryba kas du mėnesius.
Onun bu çalışmaları Çinli yetkilileri rahatsız etti.Galiausiai jie buvo sutriuškinti Kinijos pajėgų.
Meclis egemenliği millet adına kullanacak olan tek yetkili organdır.Tai yra vienintelis Konstitucinis organas, kuris piliečių yra renkamas tiesiogiai.
Bu makamdaki yetkiliye Savcı adı verilmiştir.Prokuroro dalyvavimas tokiame posėdyje būtinas.
Batı Almanya, polisin sorumluluklarını federal ve eyalet yetkilileri arasında bölünür.Horizontaliai valstybinė valdžia paskirstyta tarp federacinės valdžios ir provincijų.
Oysa Heesters'in birkaç yüksek rütbeli Nazi yetkilileri ve SS subayları ile dostça ilişkileri vardı.Heestersi sõprade seas oli palju kõrgeid natsi ametnikke ja SS-ohvitsere.
Saldırıda ABD'nin Libya büyükelçisi Christopher Stevens ve diğer üç Amerikalı yetkili öldürüldü.Rünnakus hukkusid Ameerika Ühendriikide suursaadik J. Christopher Stevens ja kolm saatkonnatöötajat.
Takımın üçüncü en yetkili kumandanıdır.Atlantise käsuliinis võib ta olla kolmas juhtiv ohvitser.
Ruanda yetkilileri çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.Rwanda genotsiidi on seletatud mitmel viisil.
1940 yılında Sovyet yetkililer her iki cemaatin de faaliyetlerini yasakladı.Nõukogude võim keelustas 1940. aastal kõigi korporatsioonide tegevuse.
Bir yetkili cenaze için hazırlanan metni okudu.Tema matuste pidamiseks korraldati korjandus.
Hadziç, 20 Temmuz 2011 tarihinde Sırp yetkililer tarafından yakalanmıştır.Serbia võimud vahistasid Hadžići 2011. aasta 20. juulil.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Surma asjaolude uurimine kestab siiani.
Kongre bu ek maddeyi geçerli yasalarla yürürlüğe sokmada yetkilidir.”Vastavad asutused on kohustatud asjale andma seadusliku käigu".
Şirket, SSL sertifikalarını veren bir Sertifika Yetkilisi olarak etkinlik göstermektedir.Turvalisuse tagamiseks varustab ettevõte kõik Webflow'is majutatud veebilehed SSL sertifikaatega.
Ancak New Line Cinema projeye katıldığında, yetkililer bir üçleme yapılması konusunda karara vardı.New Line Cinema oli nõus projektis osalema ja otsustati, et ühe või kahe asemel filmitakse kolm filmi.
Saray yetkilisi bebeği "Ufak ama tam anlamıyla sağlıklı bir arşidüşes" diye tarif etti.Õukondlased nimetasid Mariat väikeseks, kuid terveks printsessiks.
Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7.500-8000 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir.Sündmustes osales kinokroonika ringvaate hinnangul 7000–8000 inimest.
Yeni binaya yetkili firma sayısı ise binlercedir.Elanike arv linnastus on ligi 30 miljonit.
Köylüler yetkililere gök taşı düştüğünü haber vermişlerdir.Pangal paljanduvad Kaugatuma lademe kivimid.
Sonraları bu yetkililer hakim konumuna yükseltilmiştir.Selle ajani on tema volitused riigikohtunikuna peatunud.
Zaferden sonra şehirli yetkililer çok sert cezalandırmalar uyguladılar.Pärast põhjalikku juurdlust karistati talupoegi karmilt.
İki yetkili, sızıntının en olası kaynağı olarak "anlaşmalı taraf"lara odaklandıklarını belirtti.Mõlemal üksusel kästi võimalikult hoiduda relvade tarvitamisest läbirääkimistel.
İsrailli yetkililer daha sonradan saldırının hedefinin Yasin olduğunu doğruladılar.Iisraeli sõjavägi kinnitas, et rünnak oli mõeldud tema tapmiseks.
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.Ukraina võimud nimetasid toimunut terroriaktiks.
Amerikalı yetkililer sonrasında uçağa Rusya'dan ateş edildiğini söyledi.Valitsusvõimude väitel tulistati mõlemad lennukid alla Venemaa territooriumilt õhk-õhk rakettidega.
Büyük Üstad : Tapınakçılar'ın Büyük Efendi'den sonra en yetkili üçüncü ismidir.Peale maailmameistri on kõrgeim võimalik tiitel "suurmeister".
Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.USA tema võimu ei tunnistanud.