Çalışanları arasında eski ABD FDA yetkilileri, bilim adamları ve endüstri uzmanları bulunmaktadır.公司的团队由美国食品药品管理局(FDA)前官员、科学家和业界专家组成。
Alman yetkililer cinayetler için üç şüpheli tespit etti.俄罗斯安全部门已对3名可疑男子展开追捕。
Ayrıca devlet yetkilileri güvenlik gerekçesiyle projeyi geçici olarak durdurmuştur.土耳其政府也因安全原因停止了主要城市的节日庆祝活动。
Dünyanın 90'dan fazla ülkesinde gıda ve sağlık alanındaki yetkili kurumlar aspartam kullanımını onaylamıştır.世界上有超过90个国家批准使用阿斯巴甜作为食品添加剂。
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.2014年11月被判处有期徒刑四年。
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.也可以和當地店員談話。
Muhtemelen yetkililerin yardımıyla Japonya'ya kaçtı.因曾經受過日本的幫助,而與日本的關係不錯。
Kongre bu ek maddeyi geçerli yasalarla yürürlüğe sokmada yetkilidir.”國會有權以適當立法實施本條規定。
Yetkililerden hiç kimse gelmeyince ceset 6 saat bekletildi.騷亂持續了六小時,有6人被逮捕。
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.警方對他的住家進行過一次搜索,但並沒有找到相關的證據。
Banka para politikasının uygulanmasında tek başına yetkilidir.央行负责执行国家选择的货币政策。
Fakat sonuçları güreşçiler, senaryo ekibi ve yetkililer dışında kimse bilmez.當然,他知道這部電影,但不會想起那警察和司機。
Onun bu çalışmaları Çinli yetkilileri rahatsız etti.这一事件遭到了中国当局的不满。
Yeni binaya yetkili firma sayısı ise binlercedir.书院番头的俸禄为数千石。
Başlangıçta yetkililer uçakta 295 kişi olduğunu söylemişlerdi; üç bebeği dahil etmemişlerdi.처음에 당국은 295명이라고 밝혔지만, 이는 같이 타고 있던 3명의 유아를 헤아리지 않은 것이다.
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.이러한 이유는 닛코 시의 고도 때문이다.
14 Temmuz 2014: Ukraynalı yetkililer pilotlara 32.000 feetin (9.800 m) altından uçmamalarını tavsiye etti.2014년 7월 14일: 우크라이나 관료가 동부 우크라이나 상공을 32,000 피트 (9,800 m) 이하로 날지 않도록 조언하였다.
Kanal yetkilileri yaptıkları açıklamayla dizinin iptal edildiğini duyurdu.정국보는 판서에게 자신이 배교한 것을 취소한다고 말했다.
3 Nisan 2008'de Türk ve Rum yetkililerin bulunduğu bir törenle açılışı gerçekleşti.레드라 거리는 2008년 4월 3일에 그리스계와 터키계 공무원이 각각 주재하는 가운데 개방되었다.
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.미국 관리는 이에 대한 어떤 증거도 없다고 성명을 발표했다.
Mâli yetkililer, idare amirlerinden alınarak defterdarlara verildi.유권자들은 선거인단(Wahlmänner)을 뽑고, 이들이 의원을 선출하였다.
En çok kullanılan sayı olan altı milyon, kıdemli SS yetkililerinden Adolf Eichmann’a dayandırılır.600만 명의 숫자는 당위군 장관을 맡은 Adolf Eichmann가 말한 것이다.
Ama devlet yetkilileri ilgisiz kalır.정부는 아직까지 무관심으로 일관중.
Takımın üçüncü en yetkili kumandanıdır.당의 주된 자금줄은 제3최고사령부였다.
İranlı yetkililer ise 4 bin 700 kişinin öldüğünü iddia etti.수단 정부는 9,000명이 죽었다고 주장하고 있다.
25 Eylül 2006'da yetkililer 100 milyon avroluk bir yenileme projesi anons etmişlerdir.2006년 9월 25일, 철도 당국이 총 1억 유로의 예산을 투입해 역을 탈바꿈하는 프로젝트를 발표했다.
Doğulu yetkililer çığ gibi artan göç talebi karşısında ne yapacaklarını bilmez haldeydiler.우물 안 개구리처럼 바깥세상이 어떻게 발전하고 있다는 것을 통 모르고 있었단 말이야.
Baş melekler, Cennetin muhafızları meleklerin en yetkilisi ve en güçlüsü olanlardır.현대 영어 해석 Hail Earendel, brightest of angels / above the middle-earth sent unto men.
ITunes, bir hesapta 5 bilgisayara kadar yetkili olmasını sağlar.כרגע, iTunes מאפשרת לעד חמישה מחשבים להיות מורשים על חשבון יחיד.
Saldırıda ABD'nin Libya büyükelçisi Christopher Stevens ve diğer üç Amerikalı yetkili öldürüldü.במתקפה נרצחו השגריר האמריקני כריסטופר סטיבנס ושלושה דיפלומטים אמריקנים נוספים.
Yetkililerden hiç kimse gelmeyince ceset 6 saat bekletildi.למרות השמירה עליו, גופותיהם נמצאו רק אחרי 36 שעות.
Kongre bu ek maddeyi geçerli yasalarla yürürlüğe sokmada yetkilidir.”לקונגרס יהיה את הסמכות לאכוף סעיף זה בחקיקה מתאימה".
İzlanda yetkilileri, ibadethane için Reykjavik'in eski mezarlığından bir şapel teklif etti.הרשויות האיסלנדיות הציעו להם קפלה בבית הקברות הישן של רייקיאוויק.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.בשנת 1986, קיבלה אישור להמשיך את לימודיה בקובה.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.ושם שוכנים משרדי ההנהלה הראשיים של הסוכנות.
Bu dönemde Hıristiyanların statüsü gelişti ve Yahudileri koruyabilecek yetkililerin güçleri azaldı.תקופה זו שיפרה עוד יותר את מעמדם של הנוצרים ושחקה את כוחן של הרשויות להגן על היהודים.
Aralarında ordu yetkilileri ve polislerin de bulunduğu sekiz saldırgan Irak hükümetince ölüme mahkûm edildi.שמונה פורעים, כשביניהם קציני משטרה וצבא, הוצאו להורג.
Kongre Örgütün Tüzüğüne göre EUROSAI Kongresi, örgütün en yetkili organıdır ve tüm üyelerden oluşur.על פי תקנון EUROSAI, הקונגרס הוא המוסד בעל הסמכות העליונה בארגון.
Proje bitiminde departman Nijerli yetkililere devredilecektir.במקום האחרון של הבית סיימה נבחרת ניגריה.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.תלונתו הגיעה לקצין המשטרה אנטוניו די פייטרו (Antonio di Pietro).
Bununla birlikte, birçok Macar yetkili savaşa girmek için hükumeti zorladı.בכל זאת, גרמה הסיסמה לרבים להצטרף לחיל האוויר.
Hükümet yetkilileri aynen diğer vatandaşlar gibi kanun hükümlerine tabidir.המפקח הכללי של המשטרה כפוף לחוק כמו כל אזרח אחר".
Batı Almanya, polisin sorumluluklarını federal ve eyalet yetkilileri arasında bölünür.תפקידי אכיפת החוק בגרמניה מחולקים בין הסוכנויות הפדרליות וסוכנויות המדינות.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.המשטרה נהגה לפשוט על ביתה מדי פעם, אך לא מצאו דבר.
Enkaza ulaşan yetkililer, kazadan kurtulan olmadığını açıkladı.משטרת נמיביה ציינה כי איש לא שרד את ההתרסקות.
1981-1983 yılları arasında Fransa cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın yetkili danışmanı olmuştur.מ-1981 עד 1991 היה יועץ לנשיא פרנסואה מיטראן.
Üniversite yetkilileri ise bu olaya müdahale etmedi.מאידך, הרשויות לא התעלמו מקיומו של המקום.
18 Temmuz 2012 günü, Şam'ın merkezinde yaşanan bu saldırıda, birçok üst yetkili ölmüş ve yaralanmıştır.בפיצוץ 18 ביולי 2012 בדמשק, שהתרחש במטה הראשי של הלשכה לביטחון לאומי, נהרגו או נפצעו מספר בכירים במשטר אסד.
Haberde, Amerikalı bir istihbarat yetkilisinin söyledikleri kaynak olarak gösterilmişti.מאידך, גורמים בקהילת המודיעין האמריקאית טענו אחרת.
Polis yetkilileri, olası bir intihardan şüphenlendiklerini açıklamıştır.המשטרה הפריכה חשד ראשוני שהפיגוע היה פיגוע התאבדות.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.גם מחלקת המדינה של ארצות הברית הציעה פרס בשווי 5 מיליון דולר למידע שיוביל למעצרו.
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.הסכר מתמוטט והאגם מתרוקן ממימיו, תוך סחיפת שברי הקרחון.
Haitili yetkililer ayrıca 250.000 yaralı olduğunu tahmin ediyorlar ve bir milyon Haitili evsiz kaldı.על פי הערכות שונות, כ-250,000 בני אדם נפצעו וכמיליון בני אדם נותרו מחוסרי בית.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Правителството на САЩ и венецуелската опозиция, разбира се, отричат тези обвинения.
Bulgar yetkililer uçağa el koydular.То е въведено и на българските самолети.
Ve tayfalar gemiyi Romanya yetkililerine teslim ettiler.Шестте подводници са предадени на румънските ВМС.
O zamana kadar millî takım kadrosunu federasyon yetkilileri seçmekteydi.Дотогава тази задача е била изпълнявана от коалиционните сили.
1981-1983 yılları arasında Fransa cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın yetkili danışmanı olmuştur.Той е министър-председател на Франция от 1981 до 1984, при управлението на президента Франсоа Митеран.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.Американското правителство обещава награда от 5 млн. дол. за залавянето на Анте Готовина.
Gazete yetkili makamlarca kapatıldığından dizi devam edememiştir.В крайна сметка вестникът е спрян от властите.