Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkili ile cümle

yetkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1929'da ise tam yetkili cumhuriyete döndü.În 1929 este reales în același post.
Yetkililer tarafından gözaltına alınan bu kişiler birkaç gün sonra serbest bırakıldı.Arestat de poliție, a fost lăsat liber după câteva zile.
İsyan, İrlandalılar tarafından pek desteklenmese de idamlar İngiliz yetkililere karşı tepkiye sebep oldu.Privind în urmă, mișcările irlandeze blamează în unanimitate guvernul britanic.
Kaza nedeniyle şehrin yetkilileri konseri iptal ettiler.A baleset miatt a város vezetői törölték a koncertet.
Saldırıda ABD'nin Libya büyükelçisi Christopher Stevens ve diğer üç Amerikalı yetkili öldürüldü.A támadásban Christopher Stevens amerikai nagykövet és három másik amerikai személy meghalt.
Yetkililere göre kadının kocası Oda'nın ofisinde asistandı ve bilinmeyen bir sebeple kovuldu.Az ok valószínűleg az lehetett, hogy az asszony férje Oda asszisztenseként dolgozott, de elbocsájtották.
Ocak 2007'de demiryolu şirketinin yetkilileri Tama'yı resmi olarak istasyon şefi yapmaya karar verdiler.2007. január 5-én a vasúttársaság vezetői úgy döntöttek, hogy Tamát teszik meg a hivatalos állomásfőnöknek.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.A rendőrség is vizsgálta a haláleset körülményeit.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.A kihallgatást most nem Antonio Di Pietro ügyész vezette.
İspanyol İç Savaşı'nı tartışmak üzere çeşitli İtalyan istihbarat yetkilileri bir araya geldi.Ismert, hogy számos bilicei harcolt a spanyol polgárháborúban.
Hapishane yetkilileri davranışlarını "konuşkan ve öfkeli" olarak açıkladılar.A tüntetők meghitt csendben vagy haraggal hallgatták az elnök beszédét.
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.Tagja volt a Svájci Alpok klubnak.
Yetkililerin bu zinciri ortaya çıkarmasını bekliyoruz." dedi.Remélhetőleg a felek megállapodnak a tárgyalások irányításában.”
Yetkililer ilerleyen süreçte tam bağımsızlığı hedeflediklerini açıklamıştır.Mások a teljes függetlenséget tűzték ki célul.
Köylüler yetkililere gök taşı düştüğünü haber vermişlerdir.A helyi törzsfőnökök elmondták, hogy a Puná-lakók rombolták le a falut.
Devlet tarafından verilen iktaların kaydını tutan, takibini yapan yetkilidir.Ez tartalmazza állam által elismert szakképesítéseket.
Hükümet yetkililerine yeşil renkli pasaport verilir.Hatályba lép a szocialista országokba érvényes „piros” útlevél.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.Megemlítendő még a helyi mazsorettegyesületet.
DSS, Filipin yetkilileriyle birlikte çalışmıştır.A DXN belépett a Fülöp-szigeteki piacra.
Saldırıda ABD'nin Libya büyükelçisi Christopher Stevens ve diğer üç Amerikalı yetkili öldürüldü.Terrori-iskussa kuoli Yhdysvaltain Libyan-suurlähettiläs Christopher Stevens ja kolme muuta amerikkalaista.
Kongre bu ek maddeyi geçerli yasalarla yürürlüğe sokmada yetkilidir.”2. Kongressilla on valta saattaa tämä artikla voimaan asianmukaisella lainsäädännöllä.»
Meyer, Göttingen'de bir hükümet yetkilisinin oğlu olarak doğdu.Meyer oli syntynyt Göttingenissä hallintoviranomaisen poikana.
Bazı uçuşlar Pakistanlı yetkililerce tanımlanmamıştır.Jotkut helikopterit eivät nouseet Pakistanin asemien tasalle.
Araç ağırlıklı olarak kurumsal yöneticiler ve hükümet yetkilileri tarafından kullanılmaktaydı.Autoa käyttivät pääosin suuryritysten johtajat ja valtion korkea-arvoiset virkamiehet.
Yetkililerin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.Viranomaiset olettivat hänen asuvan siellä nuorimman vaimonsa kanssa.
Muhtemelen yetkililerin yardımıyla Japonya'ya kaçtı.Hän suojelee Japania voimillaan.
Haziran 2005'te Amerikalı yetkililere teslim edildi.Vangitut luovutettiin Venäjälle tammikuussa 2005.
Temelde, yetkili ad sunucuları internette yapılan sorgular için yeterlidir.Autoritääristen nimipalvelimien on vastattava kaikkialta Internetistä tuleviin kyselyihin.
25 Eylül 2006'da yetkililer 100 milyon avroluk bir yenileme projesi anons etmişlerdir.25. syyskuuta 2006 julkistettiin 100 miljoonan euron suunnitelma aseman nykyaikaistamiseksi.
Pasaport, yabancı ülkelere gidecek olanlara yetkili kuruluşça verilen belgedir.Ulkomaanpassi oli viranomaisen antama lupa matkustaa toiseen maahan.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.Siellä sijaitsevat myös keskeiset hallintotoimistot.
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.Viranomaiset pitävät tapausta terrorismina.
Afgan hükümetinden yetkililer, Pakistan istihbarat ajansı ISI'yi olaylara karışmakla suçladı.Intia syytti tästä terroriteosta Pakistanin tiedustelupalvelua.
Yetkililer tarafından gözaltına alınan bu kişiler birkaç gün sonra serbest bırakıldı.Kirje auttoi, ja miehet vapautettiin jo parin viikon kuluttua pidätyksestä.
Osmanlı devri Şehir kethüdası, Selçuklu devri iğdişbaşısı kadar yetkili değildir.Luoteisterritorioilla ei ole yhtä laajaa päätäntävaltaa kuin provinsseilla.
2005 yılında Olağanüstü Temsilcisi ve Tam yetkili diplomatik rütbe verildi.Hänelle myönnettiin diplomaattinen virka-arvo erikoislähettiläs ja täysivaltainen ministeri vuonna 1959.
Yetkililerin bu zinciri ortaya çıkarmasını bekliyoruz." dedi.Ja määräämme Oikeusistuimemme valvomaan tämän määräyksen täytäntöön panoa.”
Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7.500 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir.Venäläiset kärsivät tappioina n. 7500 miestä päivän aikana.
Soruşturmayı Fransız yetkililer yürüttü.Ranskan tiedustelupalvelu on tutkinut väitteitä.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.Keskeisin asian selvittäjä oli milanolainen tuomari Antonio Di Pietro.
Enkaza ulaşan yetkililer, kazadan kurtulan olmadığını açıkladı.Sairaalan henkilökunta ei uskonut uhrien selviävän elossa.
Partinin en yetkili organı parti kongresidir.Puolueen ylin päättävä elin on puoluekokous.
Müsteşar, bakandan sonra gelen en yetkili kişidir.Hän on voimakkain jäsen Mr. 0:n jälkeen.
Devlet yetkilileri, Çartistlerin bir ayaklanma girişiminde bulunmadıklarını gayet iyi biliyorlardı.Η κυβέρνηση γνώριζε καλά ότι οι Χαρτιστές δεν είχαν πρόθεση για εξέγερση.
Saldırıda ABD'nin Libya büyükelçisi Christopher Stevens ve diğer üç Amerikalı yetkili öldürüldü.Σκοτώνεται ο Αμερικανός πρεσβευτής στη Λιβύη, Κρίστοφερ Στίβενς, μαζί με 3 ακόμα άτομα.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.Οι ηγέτες των δύο οργανισμών συνειδητοποίησαν την ανάγκη να καταλήξουν σε μία ενιαία διοργάνωση.
Büyüyen Mısır milliyetçiliği ile ilgili olarak İngiliz yetkililer önlem alınması gerektiğini düşünüyorlardı.Έτσι ο συνεχώς αυξανόμενος βρετανικός ρόλος στα Αιγυπτιακά ζητήματα φαινόταν αναγκαίος.
Madde 11, Yetkili makam, Yürütme erki olarak Halk Komiserleri Konseyi'ni (SNK) tayin etti.Το Άρθρο 11 διόριζε την εκτελεστική εξουσία, το Συμβούλιο των Λαϊκών Επιτρόπων (SNK).
Üçyol adını ise resmi yetkililer üç sokağı olduğu için koydular.Το νέο όνομα χρησιμοποιήθηκε επειδή ο σταθμός έκπεμπε σε τρεις κομητείες.
Nedić, savaştan sonra, Yugoslav komünist yetkililer tarafından hapse atıldı.Μετά τον πόλεμο οι Γιουγκοσλαβικές κομμουνιστικές αρχές τον φυλάκισαν.
Ancak kendi ülkesinde Sovyet yetkilileri ile mücadele etmesi gerekiyordu.Ωστόσο, επέλεξε να αγωνιστεί στην Εθνική Ανδρών της Βοσνίας.
Anayasal değişiklik yapmaya yetkili tek organdı.Είναι η μόνη αρμόδια για την αναθεώρηση του Συντάγματος.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Η αιτία της δολοφονίας ακόμα ερευνάται.
Müslüman yetkililer, Yahudilere karşı yapılan suçlamalara sıcak bakmamaktaydı.Στην επιστολή αυτή ο Αυστριακός καγκελάριος χαρακτήριζε τις κατηγορίες εναντίον των Εβραίων τελείως παράλογες.
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.Τον Οκτώβριο του 2012 καταδικάστηκε σε ποινή φυλάκισης 4 ετών για φοροδιαφυγή.
Konuyla ilgili uyarılar yetkililer tarafından dikkate alınmadı ve 6 Temmuz günü suikast gerçekleşti.Ο Ευαγόρας δεν παραδέχτηκε την κατηγορία και η δίκη αναβλήθηκε για τις 6 Δεκεμβρίου.
Ayrıca diğer yargı ve idare mahkemeleri arasındaki yetki anlaşmazlıkları çözümlemeye yetkilidir.Τα ίδια ισχύουν και για τη σύγκρουση αρμοδιότητας μεταξύ Ελεγκτικού Συνεδρίου και άλλου δικαστηρίου.
Yazılı kayıtların olmaması halinde yerel yetkililerin sözlü ifadesine de dayanılabilir.Μη κερδοσκοπική, ανάλογα με το καταστατικό της, μπορεί να είναι και η αστική εταιρεία.
Mezarlık, şehir yetkilileri tarafından iki ayda bir temizletilir.Μετά την καταστροφή η πόλη εκκενώθηκε σε δύο ημέρες.
Nijerya, Hindistan, Pakistan ve Endonezya'dan yetkililer faciada 1000'den fazla kişinin öldüğünü aktardı.Σε ολόκληρη την Ινδία, το Νεπάλ και το Μπανγκλαντές ο αριθμός των νεκρών ξεπερνά τους 1.200.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod