Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Обставини смерті з'ясовує слідство.
Azerbaycanlı yetkililer gösterilere müdahale etti.Азербайджанські керманичі закликали до контр-демонстрації.
Muhtemelen yetkililerin yardımıyla Japonya'ya kaçtı.На допомогу прийшла Японія.
Polis yetkilileri, olası bir intihardan şüphenlendiklerini açıklamıştır.Врадіївка оголошено про підозру у вчиненні замаху на вбивство.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.Він також контактує з представниками місцевих органів влади.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.Учасники обох організацій робили спроби об'єднатися у один рух.
Romanya yetkilileri gemiye malzeme gönderilmesine izin vermeyi reddediyorlardı.Румунська влада відмовилася надати бунтівному кораблю необхідні припаси.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.Влада США оголосила винагороду в розмірі $5 млн за затримання Гусмана Лоери.
1.200'ün üzerinde yetkili servis noktası mevcuttur.Загальна площа становить близько 1200 га.
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.Для проходження утрамбованого вітром і заледенілого снігу, фірну, застосовуються кішки.
Daha sonra İspanyol sömürge yetkilileri tarafından esir alındı ve 1815 yılında vatana ihanetten idam edildi.Пізніше, 1815 року, його схопила іспанська колоніальна влада та стратила за зраду.
Yetkililer olayın kaza değil, kişisel öç amaçlı olduğunu açıkladı.Друзі стверджують, що це не було самогубством, стався нещасний випадок.
İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Çekoslovakya yetkilileri tarafından tutuklandı.Після закінчення Другої світової війни жив у Чехословаччині.
30 Temmuz 2021'den itibaren — Ukrayna'nın Türkiye Cumhuriyeti Olağanüstü ve Tam Yetkili BüyükelçisiЗ 30 липня 2021 року — Надзвичайний і Повноважний Посол України в Туреччині
Dizinin konusu mahkûmlar ve cezaevi yetkilileri arasında var olan ilişki üzerinden genişlemektedir.Vězeň začíná chápat vztahy mezi vězni i dále.
Ordunun daha yüksek düzeydeki yetkilileri ve komutanları hala yalnızca Romalı aristokrasisinden seçiliyordu.Důstojníci a velitelé byli i nadále vybíráni z římské aristokracie.
Yetkililer tarafından gözaltına alınan bu kişiler birkaç gün sonra serbest bırakıldı.Podle vyjádření jednoho ze zadržených byli po několika hodinách propuštěni.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.Vyšetřovací výbor má pravomoc k prohledání ubytovacích pokojů nebo skříněk a vyptávání se lidí.
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.Čínští političtí představitelé útok odsoudili jako válečný zločin.
Yeşil önce de vardı, yetkililer ne derse desinler, bundan sonra da olacaktır" dedi.Musel však přijmout šíitský islám (předtím byl, stejně jako jeho předkové sunnita).
Başbakan François Fillon'un 2007-2012 yıllarında yetkili danışmanı olmuştur.François Fillon je bývalý premiér (2007-2012).
Polis yetkilileri, olası bir intihardan şüphenlendiklerini açıklamıştır.Policistům sdělili, že mají podezření na vloupání.
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.Spolupracuje s Jihočeským klubem Obce spisovatelů.
9 Temmuz 2001'de Şamba'ya Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi diplomatik rütbesi verildi.10. dubna 2003 obdržel diplomatickou hodnost mimořádného a zplnomocněného velvyslance.
Amerikalı yetkililer sonrasında uçağa Rusya'dan ateş edildiğini söyledi.Sovětští vyšetřovatelé napsali, že letoun byl podle nad Západním Německem sestřelen.
1920 yılında Türkiye ve İran'da Sovyet Rusya'nın tam yetkili temsilcisi görevine getirildi.Po splnění tohoto úkolu sloužil v roce 1920 jako sovětský vyslanec v Turecku a Íránu.
Hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.Tím, že jej udržela naživu, Zoo porušila legislativu o ochraně zvířat.
Geri kalanlardan yedi proje de yetkililerden uygunluk belgesi aldı.Zbylé tři výše jmenované instituce měly získat poradní hlas.
Sovyet yetkililerin Ermeni yanlısı tavırları görüşmeleri verimsiz kılmaktadır.Praktiky jako gerrymandering však volby dělají nespravedlivé.
Bununla birlikte, çeşitli üst düzey Rus yetkililerine bir dizi suikast girişiminde bulundu.Zde organizoval řadu pokusů o atentát řady ruských vysoce postavených důstojníků.
Buz bölgesinde yetkilidir.Oblast je bohatá na ledovce.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Doktor také zjišťuje okolnosti své smrti.
Haberde, Amerikalı bir istihbarat yetkilisinin söyledikleri kaynak olarak gösterilmişti.Dle některých pramenů mu v útěku měla pomoci zpravodajská služba USA.
Kongre Örgütün Tüzüğüne göre EUROSAI Kongresi, örgütün en yetkili organıdır ve tüm üyelerden oluşur.Kongres je vrcholným orgánem EUROSAI a zúčastňují se ho zástupci všech členů organizace.
Yalnızca yetkili cihazların içeriği oynatılır.Je povoleno pouze používání magnézia.
Yetkililer gizli bir FBI ajanı ile Anna Chapman'a tuzak kurdular.Tajný agent FBI vlákal Chapmanovou do pasti.
Olanları yetkililere anlatmaya çalışırlar.Úřadům ale nic neoznámili.
Aşırı sağ Almanya Ulusal Demokratik Partisi (NPD)'nin yetkilisi Wulf Dieter Burwitz ile evlenmiştir.Gudrun se provdala za novináře Wulfa Dietera Burwitze, funkcionáře bavorské sekce krajně pravicové strany NPD.
Ruanda yetkilileri çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.Rodčenkov je v Rusku obviněn z několika trestných činů.
Bu açıklamalardan sonra Kuzey Kore yetkilileri bu suçlamaları reddettiler.Přes intervence indických úřadů norský stát odmítal poskytnout jakékoliv vysvětlení.
Speer birkaç Nazi yetkilisi ile beraber gözaltı merkezlerine götürüldü ve sorguya çekildi.Speer a fost dus în cîteva centre de internare pentru oficialii naziști și a fost interogat.
Saldırıda ABD'nin Libya büyükelçisi Christopher Stevens ve diğer üç Amerikalı yetkili öldürüldü.Christopher Stevens, ambasadorul SUA în Libia, și alți 3 americani din Benghazi au fost uciși.
Soruşturmayı Fransız yetkililer yürüttü.Informația a fost confirmată de autoritățile franceze.
Nihayet Eylül 1967'de, Sovyet yetkililer Kırım Tatarları ile ilgili yapılan suçlamaları düşürdü.În septembrie 1967 autorităție sovietice anulează acuzația împotriva poporului tătar crimeean.
28 Temmuz 2015'te stadyuma Hırvat futbol yetkilileri tarafından lisans verildi.Pe 28 iulie 2015, stadionul a fost omologat și pentru meciurile de fotbal de către autoritățile croate.
2008'de santral yetkilileri CONSTOR depolama varillerini bu amaçla kullanma niyetlerini açıkladılar.Conducerea centralei nucleare și-a anunțat în 2008 intenția de a folosi butoaie de tip COSTOR în acest scop.
Partinin en yetkili organı parti kongresidir.Autoritatea supremă în interiorul organizației este Congresul.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Cazul decesului său continuă să fie investigat.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.El este împuternicit în problemele credinței catolice și pentru rezolvarea problemelor ecleziastice.
İspanyol İç Savaşı'nı tartışmak üzere çeşitli İtalyan istihbarat yetkilileri bir araya geldi.Gruparea se inspiră din Brigăzile Internaționale care au luptat în Războiul Civil Spaniol.
Teşkilât üyesi olan millî birimler kendi ülkelerinde standartlar konusunda en yetkili kuruluşlardır.În numele subiecților cu autoritate, ei stabilesc normele cele mai stabile ale relațiilor juridice.
Daha sonra ABD Büyükelçiliği yetkililerine teslim edilmiştir.În acest demers el a fost susținut de Ambasada SUA.
Kaza nedeniyle şehrin yetkilileri konseri iptal ettiler.Până la urmă, concertul din capitala Austriei a fost anulat.
Yüksek Sovyet Prezidyumu Yüksek Sovyet toplantıları arasında tam yetkiliydi.Prezidiumul era însărcinat cu rezolvare problemelor curente între sesiunile Sovietului Suprem.
Bu eylemler de yetkililer tarafından engellenerek, eyleme katılanlar tutuklandı.Și acest transport este oprit de autorități.
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.Aceasta este explicația aspectului stratificat al rocilor.
1998 - Türk devlet yetkilileri (Kara Kuvvetleri Komutanı Org.Insulele Comandantului (Komandorskie Ostrova).
Bir süre sonra Ayhan'ın oyunlar öncesi doping testi yapan yetkilileri engellediği rapor edildi.Una dintre acestea era dopajul și curând competitorii au început să fie supuși testelor anti-doping.
9 Temmuz 2001'de Şamba'ya Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi diplomatik rütbesi verildi.La 30 martie 2001, a primit rangul diplomatic de ambasador extraordinar și plenipotențiar.
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.În februarie 2012 a fost condamnat la 4 ani de închisoare.