Ana içeriğe geç
Sözlük

yetkili ile cümle

yetkili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Vize, bir ülkeye girmek veya bir ülkeden çıkmak için yetkili makamlardan alınması gerekli izin.Een visum is een officiële toestemming een land binnen te reizen en in dat land te verblijven.
1995 zarfında federal yetkililerle ikili bir anlaşma imzalandı.Hij tekende in 2005 een tweejarig contract bij de Bundesliga vereniging.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.De voorschoolse educatie valt onder de verantwoordelijkheid van gemeenten.
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.Eind januari 2011 werd hij veroordeeld tot 4 jaar gevangenisstraf.
Asıl söz, Alman işgal yetkililerindeydi.De eersten die het betrokken waren de Duitse bezettingstroepen.
1915'te Rus yetkililer onu tutuklayıp Çaritsyn'e sürgüne gönderildi.In 1915 werd hij krijgsgevangengenomen door de Russen en geïnterneerd in het kamp Tsaritsyn.
Ama devlet yetkilileri ilgisiz kalır.Maar de acties van overheden zullen doorslaggevend zijn.
Türkiye yetkilileri halkımızın 6-7-8 Ekim’deki kalkışını unutmamalıdır.De eerste Turkse troepen trokken de stad binnen op 6 oktober 1923.
Geri kalanlardan yedi proje de yetkililerden uygunluk belgesi aldı.De overgebleven zeven plaatsen werden via kwalificatie verdeeld.
Yetkililer tarafından yasaklandı.Het is door de functionarissen verboden.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.Śledztwo prowadził ówczesny prokurator Antonio Di Pietro.
Çalışanları arasında eski ABD FDA yetkilileri, bilim adamları ve endüstri uzmanları bulunmaktadır.Firma zatrudnia dawnych urzędników FDA, naukowców i ekspertów branżowych.
Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilileri olayı protesto etti.Urząd Ochrony Dzieci i Młodzieży podanie ministerstwa odrzucił.
Yazılı kayıtların olmaması halinde yerel yetkililerin sözlü ifadesine de dayanılabilir.Co więcej, nawet pisemny testament może zostać skutecznie podważony przez rodzinę.
General Krebs'in iddiasına göre Sovyet generali bu konuda yetkili değildi.Trudno panowie, widocznie generał „Wilk” nie mógł inaczej.
MSDN ve TechNet aboneleri, 22 Nisan 2010'dan beri RTM sürümünü indirmeye yetkili olmuştur.Subskrybenci Technet Plus i MSDN otrzymali możliwość ściągnięcia pakietu 22 kwietnia.
Daha sonra ABD Büyükelçiliği yetkililerine teslim edilmiştir.Obok niego znajduje się Ambasada Stanów Zjednoczonych.
Turistler askeri kimlik olmadan veya yetkililer tarafından davet edilmedikçe adayı ziyaret edemiyordu.Turyści nie mogą przybywać na wyspę bez pozwolenia mieszkańców lub rządu.
İranlı yetkililer, Azerbaycan'ın 2012 Eurovision Şarkı Yarışması'na ev sahipliği yapmasına karşı çıktı.Irańskie władze sprzeciwiły się temu, by Azerbejdżan organizował Konkurs Piosenki Eurowizji 2012.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.Współpracuje z urzędami państwowymi min.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Przedszkola finansowane są przez władze lokalne.
Bu sporun dünya üzerindeki yetkili kurumu Uluslararası Atıcılık Federasyonu ISSF'dir.Regulacją zasad w strzelectwie zajmuje się m.in. Międzynarodowa Federacja Strzelectwa Sportowego (ISSF).
Rektör, bir üniversitenin akademik ve yönetimsel olarak en üst düzey yetkilisidir.Jest on najważniejszym urzędnikiem uniwersytetu zarówno w sferze administracyjnej jak i akademickiej.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.Reprezentanci poszczególnych klubów postanowili wówczas powołać wspólną organizację.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.Policja austriacka zrewidowała jego rzeczy, nic jednak nie znalazła.
Zamanla yetkililerin Yahudilere karşı olan tavırları kötüye gitmeye başladı.Pogarsza się natomiast sytuacja Żydów.
Bu pınarlar belediye yetkilileri tarafından çevre düzenlemesi yapılarak halka sunulabilir.Gminy mogą zlecać wykonywanie tych zadań organizacjom pozarządowym.
Hükümet yetkilileri aynen diğer vatandaşlar gibi kanun hükümlerine tabidir.Okazuje się, że wnętrze maszyny rządzi się podobnymi prawami jak nasza cywilizacja.
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.Władze amerykańskie odmówiły jakichkolwiek informacji na ten temat.
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.Uczestniczył w spotkaniach Klubu Ślimaka.
Papanın yetkili kıldığı Kalocsa başpiskoposu 13 Ocak 1173 tarihinde Béla'ya tac giydirdi.Drugi arcybiskup koronował Belę 13 stycznia 1173 roku.
Fidanlık yetkilileri yol gösterdi.Wytyczne władz zwierzchnich.
1863 yılında Rus yetkililer Letonya'ya özel yasalar hazırladı.W 1866 władze rosyjskie dokonały kasaty zakonu.
Başlangıçta yetkililer uçakta 295 kişi olduğunu söylemişlerdi; üç bebeği dahil etmemişlerdi.Na pokładzie samolotu znajdowało się 256 pasażerów, w tym dwoje niemowląt.
1878'de Alphand su ve kanalizasyon işlerinden yetkili kişi olarak başa geçti.År 1878 blev Alphand chef även för vattenlednings- och kloakväsendet.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.År 1986 beviljades hon dock tillstånd av regeringen för att fortsätta sina studier på Kuba.
Tofana'nın ticareti sonunda müşteri kılığına girmiş bir Papalık Devleti yetkilisi tarafından açığa çıkarıldı.Tofanas verksamhet avslöjades för de påvliga myndigheterna genom en kund.
Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilileri olayı protesto etti.Det nya Integrations- och jämställdhetsdepartementet övertog dessa frågor.
27 hukuki arrondisement ise mahkemelerin yetkili olduğu bölgeleri belirler.69 tecken på att du är en rättshaverist.
Dünyanın 90'dan fazla ülkesinde gıda ve sağlık alanındaki yetkili kurumlar aspartam kullanımını onaylamıştır.Mer än 90 länder har kommit fram till att aspartam är säkert för mänsklig konsumtion.
Yetkililer isyancıları durdurmak için aşağı yukarı bin polisi seferber etmişlerdir.Omkring 1 000 poliser hade kommenderats ut för att förhindra upplopp.
Karışıklık, sekreterliğin yetkili atama kararından ileri gelmiştir."Betänkligt projekt säger sekreteraren i Läkarförbundet”.
Çinli yetkililer, Ocak 2014'te Tohti'yi tekrar gözaltına alıp tutukladılar.I januari 2012 återlämnades tjugo huvuden från Frankrike.
Hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.Djurparken och dess dåvarande zoologiska chef åtalades för bristande säkerhetsarrangemang.
Bu sporun dünya üzerindeki yetkili kurumu Uluslararası Atıcılık Federasyonu ISSF'dir.Världsmästerskapen i skytte arrangeras av Internationella Sportskytteförbundet (ISSF).
Yetkililer tarafından gözaltına alınan bu kişiler birkaç gün sonra serbest bırakıldı.De flesta av de arresterade männen släpptes efter några månader.
Alt yapı yetkilileriyle de konuşacağım.Nedan följer de underlydande myndigheterna.
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.Det är ursprunget till Norrahammars Bruk.
Devlet yetkilileri, Çartistlerin bir ayaklanma girişiminde bulunmadıklarını gayet iyi biliyorlardı.Prästerna rapporterade till myndigheterna om något olagligt hade pågått.
MGM yetkililerine göre ise bir ay daha müddetleri bulunmaktaydı.Hennes tid hos MGM var därmed över för gott.
Bazı yerel yetkililer evlerinde klimaları olmayanlar için genel serinleme merkezleri bile oluşturmuşlardır.Alla kommuner hade ställt i ordning nödinkvarteringsplatser för dem som inte kunde bo kvar hemma.
II. Dünya Savaşı'nın sonunda ABD işgal yetkilileri tarafından tutuklandı.Efter andra världskrigets slut greps Boepple av amerikanska soldater.
İsrail'li yetkililer saldırıyı Hizbullah veya Kudüs Gücü'nün işlediğini iddia etmektedirler.Det har sagts att Israel eller CIA möjligen ligger bakom mordet.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.I detta har båda funktionerna kombinerats till en enda enhet.
1 Şef ( Saha Polis Müdürü ) 32 GFP yetkilisi 17 yardımcı polis personeli1 chef (Feldpolizeidirektor) 32 GFP-tjänstemän 17 man hjälppolispersonal
Ayrıca o, stüdyonun yetkilileri veya finansmanlarına prodüksiyon bürosunu adına rapor verir.Він також звітує від імені виробничого офісу фінансистам проекту.
Treni tekrar raylara oturtmaya çalışan yetkililer başka bir trenin daha raydan çıktığını fark etmemişlerdir.Намагаючись поставити потяг на колію, контролери не помітили, що ще один потяг зійшов.
Ocak 2007'de demiryolu şirketinin yetkilileri Tama'yı resmi olarak istasyon şefi yapmaya karar verdiler.У січні 2007 року залізничні чиновники вирішили офіційно назвати Таму станційним доглядачем.
Araç ağırlıklı olarak kurumsal yöneticiler ve hükümet yetkilileri tarafından kullanılmaktaydı.Автомобіль, в основному, використовується керівниками компаній і державними чиновниками.
1916 yılında İmparatoriçe I. Zewditu onu Balemulu Silt'an Enderase (Tam yetkili naip) makamına atadı.У 1916 році Імператриця Zewditu призначила його на посаду Balemulu Silt'an Enderase (Повноважного Регента).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod