Ana içeriğe geç
Sözlük

yetki ile cümle

yetki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.Cazul decesului său continuă să fie investigat.
Oturumda Ukrayna'daki bütün yetkinin Ukrayna Merkez Konseyi'ne aktarılması onaylandı.Aprobarea în cadrul Comitetului Executiv Central al Ucrainei a fost tărăgănată.
Ancak bu kurumlar tam olarak savcılığın yetkilerine sahip değillerdi.Aceste organe jurisdicționale nu aveau competență exclusivă.
Yetkinliğin iki tipini ayırt etmek gerekir: doğal ve yapay.Această tehnică poate fi de două tipuri: naturală și artificială.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.El este împuternicit în problemele credinței catolice și pentru rezolvarea problemelor ecleziastice.
Havale ise çifte yetki veren hukuki bir işlemdir.Elaborarea unei legi stricte în privința cetățeniei duble.
İspanyol İç Savaşı'nı tartışmak üzere çeşitli İtalyan istihbarat yetkilileri bir araya geldi.Gruparea se inspiră din Brigăzile Internaționale care au luptat în Războiul Civil Spaniol.
Teşkilât üyesi olan millî birimler kendi ülkelerinde standartlar konusunda en yetkili kuruluşlardır.În numele subiecților cu autoritate, ei stabilesc normele cele mai stabile ale relațiilor juridice.
Yetkileri, bakanlar arasında dağıtılmıştır.Puterile sale au fost împărțite între învingători.
Buna göre, tanrı en yetkin varlıktır.Deci Dumnezeu este o ființă necesară.
Yasama ve yargı yetkileri yoktur.Nu se bucura însă de dreptul de a judeca.
Daha sonra ABD Büyükelçiliği yetkililerine teslim edilmiştir.În acest demers el a fost susținut de Ambasada SUA.
Kaza nedeniyle şehrin yetkilileri konseri iptal ettiler.Până la urmă, concertul din capitala Austriei a fost anulat.
Aynı zamanda bu kullanıcılardan 5 tanesi hizmetlilik ve bürokratlık yetkisine sahiptir.De asemenea, mai există aici cinci firme care se ocupă de comerț și prestări servicii.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Consiliul de miniștri adoptă legile împreună cu Parlamentul European.
Yüksek Sovyet Prezidyumu Yüksek Sovyet toplantıları arasında tam yetkiliydi.Prezidiumul era însărcinat cu rezolvare problemelor curente între sesiunile Sovietului Suprem.
Dünya çapında bir yürütme, yasama, yargı, askerî veya küresel yargı yetkisine sahip bir anayasa olmamıştır.Nu exista legislativ civil, guvern sau putere judecătorească la nivelul regiunii.
Bu eylemler de yetkililer tarafından engellenerek, eyleme katılanlar tutuklandı.Și acest transport este oprit de autorități.
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.Aceasta este explicația aspectului stratificat al rocilor.
İş başvurusu yapan adayların tümüyse bu konuda yetkin olduklarını öne süreceklerdir.Ca rasplată cei care fac aceste desțeleniri vor primi privilegii.
Sadece temsil yetkisi vardır.Comitetul trebuie să aibe un caracter reprezentativ.
1998 - Türk devlet yetkilileri (Kara Kuvvetleri Komutanı Org.Insulele Comandantului (Komandorskie Ostrova).
Bir süre sonra Ayhan'ın oyunlar öncesi doping testi yapan yetkilileri engellediği rapor edildi.Una dintre acestea era dopajul și curând competitorii au început să fie supuși testelor anti-doping.
9 Temmuz 2001'de Şamba'ya Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi diplomatik rütbesi verildi.La 30 martie 2001, a primit rangul diplomatic de ambasador extraordinar și plenipotențiar.
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.În februarie 2012 a fost condamnat la 4 ani de închisoare.
UEFA yetki alanındaki stadyumları bir derecelendirme sistemi içerisinde sınıflandırmaktadır.Locul în clasamentul coeficienților UEFA este afișat între paranteze.
Büyükşehir belediyelerinin yetki alanı, il genelindeki tüm ilçeleri kapsayacak biçimde genişletildi.Noi am fost învãțați graiul pãsãrilor și ni s-a dat nouã din toate lucrurile.
1929'da ise tam yetkili cumhuriyete döndü.În 1929 este reales în același post.
Yetkililer tarafından gözaltına alınan bu kişiler birkaç gün sonra serbest bırakıldı.Arestat de poliție, a fost lăsat liber după câteva zile.
İsyan, İrlandalılar tarafından pek desteklenmese de idamlar İngiliz yetkililere karşı tepkiye sebep oldu.Privind în urmă, mișcările irlandeze blamează în unanimitate guvernul britanic.
Değişiklikler yetkisiz erişim sonucu ise, ayrıca veri güvenliği başarısızlığı olabilir.O singură scurgere de informații nedorită poate duce la compromiterea securității unei rețele.
Ülkedeki yargı yetkisi Yargıtay'a aittir.Competența aparține tribunalului.
Hükümete Suriye'ye askeri operasyon yetkisi verildi.Astfel, Iordania a trimis o forța expediționară în Siria.
Şeriat mahkemeleri, çoğu sivil ve ceza davaları için genel yargı yetkisine sahiptir.Sheriff court⁠(d) sunt principalele instanțe penale și civile, și primesc cele mai multe cazuri.
Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı ve hükümet tarafından kullanılmaktadır.Puterea executivă este exercitată de președinte și de guvern.
Kaza nedeniyle şehrin yetkilileri konseri iptal ettiler.A baleset miatt a város vezetői törölték a koncertet.
Saldırıda ABD'nin Libya büyükelçisi Christopher Stevens ve diğer üç Amerikalı yetkili öldürüldü.A támadásban Christopher Stevens amerikai nagykövet és három másik amerikai személy meghalt.
Yetkililere göre kadının kocası Oda'nın ofisinde asistandı ve bilinmeyen bir sebeple kovuldu.Az ok valószínűleg az lehetett, hogy az asszony férje Oda asszisztenseként dolgozott, de elbocsájtották.
Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlı olacaktı.A miniszterelnök hatalma korlátozott.
Ocak 2007'de demiryolu şirketinin yetkilileri Tama'yı resmi olarak istasyon şefi yapmaya karar verdiler.2007. január 5-én a vasúttársaság vezetői úgy döntöttek, hogy Tamát teszik meg a hivatalos állomásfőnöknek.
Anayasa Kongre'ye Birliğe yeni eyaletleri kabul etme yetkisi tanımıştır.A Kongresszusnak áll jogában új államok belépését jóváhagyni az unióba.
Monarşik hükümette ise yönetme yetkisi tek bir kişidedir.A monarchiában csak egy személy lehet a kormányzó.
Yetkililer hâlâ ölüm nedenini araştırmaktadır.A rendőrség is vizsgálta a haláleset körülményeit.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.A kihallgatást most nem Antonio Di Pietro ügyész vezette.
Çünkü cömert hâkimiyetin, göğün ona hüküm yetkisi verdiğine işârettir.Természetfeletti adomány a kegyelem, amire őt választották ki, mert Isten anyjává tétetett.
1936 - Radyoların işletilmesi yetkisi Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi (PTT)'ye verildi.A rádiószolgáltatást a P.T.T. (Direcția Generală a Poştelor, Telegrafelor şi Telefoanelor) végezte.
Avrupa Parlamentosunun yetkisinin artırılmasını desteklemektedir.Az Európai Bizottság hatáskör-túllépésével kapcsolatos követelések.
İspanyol İç Savaşı'nı tartışmak üzere çeşitli İtalyan istihbarat yetkilileri bir araya geldi.Ismert, hogy számos bilicei harcolt a spanyol polgárháborúban.
Hem batı hem de doğu müziği alanında yetkin bir sanatçı idi.A muzeológia terén is jártas és tevékeny ember volt.
Batı Almanya ve Berlin pulları iki yetkiden birisinde kullanılabiliyordu.Hamburg és Berlin volt a két lehetséges pályázó város.
Hapishane yetkilileri davranışlarını "konuşkan ve öfkeli" olarak açıkladılar.A tüntetők meghitt csendben vagy haraggal hallgatták az elnök beszédét.
Toplantıda kurul Sculley’ye destek verdi ve Jobs’ın yönetim yetkileri elinden alındı.A fő befektetőkből álló igazgatótanács támogatta Sculley döntését és Jobs időt kért az átállásra.
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.Tagja volt a Svájci Alpok klubnak.
Özel hukukta, bir kimseye, hukuk düzeninin sağladığı yetkilere hak denir.A jogi személy nevében aláírásra a jogi személy képviselője jogosult.
Bu bağlılık, en yetkin biçimine aşkta ulaşır.A japánok úgy tartják, hogy legmagasabb rendű formájában megközelíti a szeretetet.
Havale ise çifte yetki veren hukuki bir işlemdir.A törvényhozás kétkamarás hasonló hatáskörrel.
Yetkililerin bu zinciri ortaya çıkarmasını bekliyoruz." dedi.Remélhetőleg a felek megállapodnak a tárgyalások irányításában.”
Parlamento tüm kanunları yapma yetkisini elinde tutar.Hatályba helyezi a parlament elfogadta törvényeket.
Yerel yönetimlerin yetkileri kısmen arttırılmıştır.Az államelnök jogkörét jelentősen kibővítették.
Meclise girmesine rağmen, yasadışı komünistler tarafından kendi yetki alanından yoksun bırakıldı.A parlamentbe ugyan bejutott, de mandátumától törvénytelenül megfosztották.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod