Bu yetkilerini kullanmakla Astro suç, kötülük ve adaletsizlikle savaşa devam ediyordu.Атом начинает бороться со злом и несправедливостью.
İmparatorun birçok yetkilerini sınırladılar.Существует несколько ограничений на власть премьер-министра.
Patriğin yetkileri sadece kendi patriklik bölgesiyle sınırlıdır.Власть домаћина носит чисто патриархальный характер.
Meclis, Hitler hükümetine yasama ile ilgili tam yetki verdi.Позднее партия поддержала закон, который наделил правительство Гитлера законодательными полномочиями.
Prezidium, aynı zamanda, TsIK'i olağanüstü toplantıya çağırma yetkisine sahipti.В юности получил прозвище «Чиффа» за чрезвычайное любопытство.
Oysa Moskova'daki yetkililer bölgedeki harekâtı durdurmayı emretmiştir.Правительство Москвы одобрило такие остановки на территории города.
Bazı yetkililere göre, temyiz sayısı, Google Street View ile daha düşüktü.Такой же концепт позже использовала компания Google в разработке Google Street View.
Sözcü, bir kuruluş veya kişi adına konuşma yetkisi olan kişidir.Кроме того, мэр имеет право выступать перед Советом или любым из его комитетов.
Ukraynalı yetkililer uçağı Rus askeri uçağı Mig-29 jetiyle vurulduğunu söyledi.Грузинская сторона заявила, что БПЛА был сбит российским истребителем МиГ-29.
Damatın ve gelinin nikâhları yatsı namazından önce yetkili bir zât tarafından kıyılır.Взгляды Матери Божией и Богомладенца обращены непосредственно на молящегося.
Yönetim ve karar verme yetkisi tek bir kişinin elindeydi.И полученное решение верно только в одной из них.
Danimarka yetkilileri Yahudi tutuklulara her fırsatta yemek yardımı yaptı.Члены юденрата делали все возможное, чтобы помочь узникам.
Zamanla yetkililerin Yahudilere karşı olan tavırları kötüye gitmeye başladı.Однако впоследствии отношение властей к евреям ухудшилось.
Havale ise çifte yetki veren hukuki bir işlemdir.По сути судебный поединок представляет собой санкционированную правом дуэль.
Amerikan yetkililer Guzman'ın yakalanması için gerekli bilgileri verene 5 milyon dolarlık ödül vadetmiştir.Власти США объявили награду в размере 5 млн долларов за поимку Гусмана Лоэры.
Çünkü, egemen olan iradeyi temsil yetkisi meşru olarak tescil edilmiş olanlar onlardır.Они забывали только добавить,- для тех, которые являются собственниками.
Ayrıca tüm prokonsüllerin üzerinde iktidar yetkisi verildi.Предположительно у него были проконсульские полномочия.
Türkiye, KKTC yetkililerini daima sıfatlarıyla kabul etmektedir.Осторожность в отношениях с КГБ всегда разумна.
Yetkililer ise kendisinin genç bir öğretmen olmasına dikkat çekerek onu Avrupa'ya gitmeye teşvik ettiler.Он стал наставником юноши и предложил ему отправиться в Европу.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.Для выяснения причин аварии была сформирована аварийная комиссия.
Bir kasaba veya şehrin seçilmiş en yüksek yetkilisi genelde belediye başkanı (mayor)'dır.Высшим должностным лицом, осуществляющим местное самоуправление, является Глава города (мэр).
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Остальное начальное образование получил дома под руководством братьев сестры.
Ama devlet yetkilileri ilgisiz kalır.Но притеснения со стороны властей очевидны.
28 Mayıs 1992 tarihine kadar yetkilerini icra etti.مارس الصلاحيات حتى 28 مايو 1992.
Değişiklikler yetkisiz erişim sonucu ise, ayrıca veri güvenliği başarısızlığı olabilir.إذا كانت التغييرات هي نتيجة الوصول غير المصرح به، قد يكون أيضا فشل أمن البيانات .
Bu, yetkilileri büyük bir doğum kontrol programı başlatmaya itti.مما أجبر السلطات على بدأ برنامج حكومي لتحديد النسل.
Nihayet 1986'da, Vietnam yetkililerin gözetimi altında, Küba'da eğitimini sürdürmesine izin verildi.ولكن في عام 1986، منحت الإذن لمواصلة دراستها في كوبا.
9 Temmuz 1978 tarihine kadar yetkilerini icra etti.مارس الصلاحيات حتى 9 يوليو 1978.
Ancak, Swazi geleneklerine belli ölçüde bağlıdır ve mirasçısı seçme yetkisine sahip değildir.ومع ذلك فهو ملزم بدرجة معينة من تقاليد إي سواتيني ولا يملك سلطة اختيار خليفته.
Şeriat mahkemeleri, çoğu sivil ve ceza davaları için genel yargı yetkisine sahiptir.محاكم القضاء العام لها الاختصاص العام في معظم القضايا الجنائية والمدنية.
Web sitesi geçerli bir sertifika sağlar, yani sertifika güvenilir bir yetkili tarafından imzalanmış demektir.ويوفر الموقع شهادة صالحة، وهذا يعني تم التوقيع عليها من قبل سلطة موثوق به.
Hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.وأوضح مسؤلو حديقة الحيوان أن حبسه حياً يخالف تشريعات حماية الحيوان.
18 Mayıs 1999 tarihine kadar kadar yetkilerini icra etti.مارس الصلاحيات حتى 18 مايو 1999.
Yasadışı yolsuzluğu oluşturan faaliyetler ülkeye veya yargı yetkisine bağlı olarak değişmektedir.وتختلف الأنشطة التي تشكل فسادًا غير قانوني تبعًا للبلد أو الولاية القضائية.
Ayrıca Çin Komünist Partisi'nin elinde tuttuğu siyasal ve toplumsal yetkiler hakkında endişe duyuyorlardı.وكانوا منزعجين من السيطرة الإجتماعية والسياسية للحزب الشيوعي الصيني.
Aralık 1995 tarihinde, yeni bir başkanlık kararnamesi ile NSC'nin bazı yetkileri değiştirildi.في ديسمبر 1995، تم تعديل سلطات اللجنة الأمن القومي بموجب مرسوم رئاسي جديد.
Londra Büyükelçisi Tevfik Paşa, Britanyalı yetkililerle görüştü ve geminin teslimini istedi.أجتمع توفيق باشا سفير الدولة العثمانية مع المسؤلين الإنجليز و أراد استلام السفينتن.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.نصحت الشرطة السكان بالبقاء في منازلهم وقامت بتفتيش المنطقة، ولكن لم يعثروا على شيء.
14 Kasım 2005 tarihinden itibaren, Başkan Vladimir Putin'in Volga Federal Bölgesi tam yetkili elçisi oldu.منذ 14 نوفمبر 2005، شغل منصب المبعوث المفوض للرئيس فلاديمير بوتن لمنطقة الفولجا الفيدرالية.
Çin yetkilileri, 29 Aralık 2011'de Yulan'ın hilekarlık davasında yargılanmasına karar verdiler.وفي 29 ديسمبر 2011، وضعت السلطات الصينية يولان للمحاكمة بتهمة التزوير في بكين.
Daha sonra Umbridge'e okul kurallarını keyfine bağlı olarak değiştirme yetkisi verilir.وفيما بعد أعطي ل(أمبريدج) سلطة تغيير قوعد المدرسة المرتبطة بما يروق لهواها.
Ülkedeki yargı yetkisi ise Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Ekonomi Mahkemesi'ne aittir.تناط السلطة القضائية في المحكمة الدستورية والمحكمة العليا والمحكمة الاقتصادية.
1975 yılında NASA'ya üst atmosferi inceleme yetkisi ve görevi verildi.في عام 1975، وجهت وكالة ناسا عن طريق التشريع لبحث ورصد طبقات الجو العليا.
Yetkililer, yüzdeki peçenin Suriye'nin laik ve akademik ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.وذكر المسؤل أن النقاب يتعارض مع المبادئ العلمانية والأكاديمية في سوريا.
Bire bir İsviçre kulübü yetkilileriyle görüştüm.و هو يلعب مع نادي سيون السويسري.
4 Nisan 1553'de Servet Roma Katolik yetkilileri tarafından tutuklanmıştır ve Vienne'de hapsedilmiştir.في 4 أبريل من نفس العام، اعتقل سيرفيت بواسطة السلطات الكاثوليكية الرومانية، وسجن في فيين.
Daha sonra Güney Karolina yetkilileri Fort Sumter hariç, Charleston bölgesindeki Federal yönetimi devirdi.ثم استولت سلطات ولاية كارولينا الجنوبية على جميع الممتلكات الفدرالية في منطقة تشارلستون، باستثناء حصن سمتر.
İmparatorun birçok yetkilerini sınırladılar.أعطيت صلاحيات واسعة من قبل الإمبراطور الدستور.
Faullü hareketin sertliğine göre hakemin sarı veya kırmızı kart gösterme yetkisi vardır.هوية خاطئة في منح بطاقة حمراء أو صفراء.
Algısal analiz, soyut düşünme ve sosyal davranış yetkinlikleriyle ilişkilindirilmektedir.الذي يجمع بين التحليل السياقي، وروح المسؤولية الأجتماعية.
Yasama ve yargı yetkileri yoktur.حتى لا يستأثر اي منهما بالحكم والسلطة.
Böylece her hükümdara kendi topraklarının dinini belirleme yetkisi verilmiş oldu.لكل دولة سيادية الحق في تحديد عاصمتها.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.فتحت شعبة التحقيق في الحوادث الجوية تحقيقًا لفهمِ ما حصل.
1914 yılında Filistin'e dönseler de Osmanlı yetkililerince 1915 yılında kovuldular.وعادا إلى فلسطين في آب / أغسطس 1914، ولكن طردتهم السلطات العثمانية في عام 1915.
Ve tayfalar gemiyi Romanya yetkililerine teslim ettiler.قام القرطاجيون بمهاجمة الجناح للسفن الرومانية.
Kendisinin yetkin tiyatro oyunu olarak bilinen Çok Bilen Çok Yanılır, ölümünden sonra yayımlandı.وقد نشرت مسرحيته "من يعرف أكثر يخطأ أكثر" بعد وفاته.
Ama bir hükûmet yetkilisi bana durumu açıkladı: "Sus!وعنه في قوله تعالى (أن تقول نفس يا حسرتى على ما فرطت في جنب الله) قال: في طاعة الله.
Parlamentonun görevi ilçeyi ilgilendiren konularda karar vermek ve ilçe yetkililerini seçmektir.إن مهمة مجلس النواب هي أن يعطي القرار في الموضوعات المتعلقة بالمدينة ويختار مسؤولي المدينة .
Gruplar arasındaki anlaşmazlıklar yetkili kişiler tarafından çözülecektir.حل أي خلاف قد ينشأ بين أعضاء الاتحاد.
Başbakan kabinenin başıdır ve bakanları atama ve görevden alma yetkisine sahiptir.رئيس الدولة يتولى صلاحيات تنفيذية، وقيادة الجيش، ويحق له تعيين نوابه والوزراء وإقالتهم.