Gelelim On sayısına: Yetkin bir sayıdır bu.Voir la catégorie : Personnalité liée à Cento.
Özel Yetkiler Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması.3. droit de mise en mouvement de l'action publique.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Une école gardienne est ouverte à la demande des parents.
Yasama yetkisi hem hükümet hem de parlamentoya aittir.Le pouvoir législatif est investi à la fois par le gouvernement et le Parlement.
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.Il a été condamné en novembre 2011 à quatre ans d'emprisonnement.
Yetkililerin afetten üç gün sonrasına, 16 Ekim tarihine kadar bölgeye gitmedikleri iddia edildi.Tous les membres d'équipage avaient déclaré ne pas être fatigués le jour du 4 avril.
MÖ 7 Ocak 49'da, Senato Pompeius'a diktatör güçleri yetkisi veren bir senatus consultum ultimumu geçirdi.Le 7 janvier, le Sénat, via un senatus consultum ultimum, investit Pompée des pouvoirs dictatoriaux.
1791'de İmparatoriçenin özel sekreterinin yetkisiyle Gavrila Derjavin'e katıldı.En 1791, il rejoint Gavril Derjavine, qui remplissait alors la fonction de secrétaire privé de l'Impératrice.
Sankoh BM destekli mahkemenin yargı yetkisiyle İngilizlere teslim edildi.Bhagat Singh a été pendu par les Britanniques.
Bununla beraber asalar diğer büyücüler tarafından da nispeten daha az yetkinlikle kullanılabilir.De plus les magiciens épient le moindre de leur gestes.
Web tabanlı sanat çalışması, New York’ta Solomon R. Guggenheim Müzesi’nin ilk yetkilisiydi.Cette œuvre internet fut la première œuvre commissionnée par le Musée Solomon R. Guggenheim de New York.
Ancak Amerikalı yetkililer bunu kabul etmemektedir.Mais les États-Unis ne les reconnaissent pas.
Yasalardan aldığım yetkiyi kullanarak yargılama yapıyorum.J'exécuterai fidèlement les mandats qui me seront confiés.
Vergi toplama yetkileri de bulunur.Possibilité de prélèvements fiscaux spécifiques.
Politik bir yetkiden ziyade dini bir unvandır.Il s'agit d'un titre qui confère une autorité davantage religieuse que politique.
Havale ise çifte yetki veren hukuki bir işlemdir.On peut s'interroger sur la valeur du droit à un double degré de juridiction.
Şeriat mahkemeleri, çoğu sivil ve ceza davaları için genel yargı yetkisine sahiptir.Les tribunaux islamiques sont compétents sur la plupart des affaires pénales ou civiles.
İkinci hakemin de karar yetkisi vardır (düdük çalabilir).Il acquiert également le titre de (Second) Juge.
Günümüzde ise, Kaliforniya ve Minnesota'da geçerli olan avukatlık yetkisine sahiptir.Il exerce la profession d'avocat à Minneapolis et à Washington.
En azından Norveçli yetkililerin açıklaması budur.C'est ce qui explique la réaction des coréens.
Faullü hareketin sertliğine göre hakemin sarı veya kırmızı kart gösterme yetkisi vardır.Si un incident est particulièrement grave, le patineur peut recevoir un carton jaune ou rouge.
Diğer tarafından Reinhard Heydrich ve Heinrich Müller'e yetki verildi.Cependant, il a deux puissants ennemis en Reinhard Heydrich et Heinrich Himmler.
Olayın ciddiyeti konusunda yetkililer yeterli önemi göstermemektedir.Peu importe la gravité de la faute.
Bu grubun yetkileri oldukça geniştir.Les pouvoirs du conseil sont très étendus.
İranlı yetkililer tarafından bir kahraman olarak kabul edildi.Il fut accueilli en héros en Irlande.
Bunların siyasî yetkileri de vardı.Peut-être disposaient-ils d'une certaine autonomie politique.
Feodal düzende kralın yetkisi çok sınırlıdır.Le droit de reposer au cimetière des Rois est strictement limité.
Bu nedenle farklı delegeler karar alma yetkilerini değişen seviyelerde kullanırlar.Différents délégués peuvent, néanmoins, exercer différents niveaux de pouvoir décisionnel.
1943 yılında vaizlik yetkisi elinden alındı.En 1943, il obtient même des pouvoirs constituants.
Başkanın veto yetkisi vardır.Le gouverneur peut y mettre son veto.
Yakında, Sejm kralın yetkilerini ciddi ciddi sınırlamaya başladı.Ainsi les pouvoirs du roi Liche commencèrent à s'atténuer.
MSDN ve TechNet aboneleri, 22 Nisan 2010'dan beri RTM sürümünü indirmeye yetkili olmuştur.Les abonnés MSDN sont en mesure de télécharger cette mise à jour depuis le 15 février 2008.
Kanunla veya kanunun verdiği yetkiyle kurulur.Il dispose de pouvoirs formels qui lui sont donnés par la loi ou par les procédures de nomination.
Tüm yetkileri, cunta lideri olarak General Augusto Pinochet devraldı.Départ du général Augusto Pinochet.
Badruk ise ülkenin batısını yönetme yetkisini aldı.À sa naissance, il prend la direction de l'ouest.
Resmi devlet kurumlarının yetkilerini şehir komutanlığı almıştı.Il donne des directives à l'état-major de l'Union européenne.
O halde zihnin yetkinliği, bedenin yetkinliğinden geçecektir.Celui qui est doué à l'exercice de la pensée domine les forces du corps.
Sadece İngilizce ve Rusça sürümlerinin yetkisi vardı.Seuls les textes anglais et russe font foi.
İdari makamların sadece acil durumlarda sınırlama getirmeye yetkili olduğu belirtilmektedir.Les arrêts volontaires ne sont possibles qu'en cas d'urgence.
Maliye Bakanlığı bu hadleri %300'üne kadar arttırmaya ve %50'sine kadar indirmeye yetkilidir.La ministre de l'Énergie a décidé de limiter cette hausse à 2,5 % et d'en exonérer les petites entreprises.
Ayrıca Çin Komünist Partisi'nin elinde tuttuğu siyasal ve toplumsal yetkiler hakkında endişe duyuyorlardı.Il va délibérément à rebours des exigences politiques et artistiques du Parti Communiste chinois.
Bu sertifika ile onun üniversitede ders demek yetkisi yoktu.Et Genie n'avait peut-être pas cette faculté.
Yetkililer O'nun bir kahraman olmasını istemedikleri için serbest bıraktılar.On lui reproche de ne pas montrer de héros.
Soruşturmayı Fransız yetkililer yürüttü.Les autorités françaises obtiennent son extradition.
Yasama yetkisi 83 üyeli parlamentodadır.L'assemblée législative compte 83 membres.
1940 yılında Mareşal Philippe Pétain'e tam yetki veren kararı destekledi.En 1940, il vota les pleins pouvoirs au maréchal Pétain.
Yurtdışındaki yetkileri neredeyse saltıktı.Si bien qu’à l’étranger, son autorité est quasi absolue.
Bu yetki başka makamlara da devredilebilir.On peut étendre cette phrase à d'autres empereurs.
Parlamentonun (Reichstag) yetkileri yok edilircesine sınırlandırılmıştır.Les compétences de la Cour constitutionnelle (CC) sont réduites.
Çinli yetkililer olayları terör saldırısı olarak nitelendirmektedir.Les autorités considèrent qu'il s'agit d'une attaque terroriste .
Yetkililerin bu zinciri ortaya çıkarmasını bekliyoruz." dedi.Les éditeurs leur apporteront cette caution».
27 hukuki arrondisement ise mahkemelerin yetkili olduğu bölgeleri belirler.Cependant, en vertu de l'article 91, les provinces administrent la justice sur leur territoire.
1933 - Alman Millî Meclisi Reichstag, Adolf Hitler'e kararnamelerle ülkeyi yönetme yetkisi verdi.1933 : le Reichstag donne les pleins pouvoirs à Adolf Hitler.
9 Nisan - Bakanlar Kurulu, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nin yetkilerini arttırdı.6 septembre, France : senatus-consulte augmentant les pouvoirs des assemblées.
Olanları yetkililere anlatmaya çalışırlar.Ils doivent être signalés aux autorités.
Görevi, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası'nın yetki alanı içinde askerî operasyonları denetlemektir.Il précise les capacités militaires nécessaires à la Politique européenne de sécurité et de défense (PESD).
Anayasal değişiklik yapmaya yetkili tek organdı.Il est également le seul habilité à décider d'une modification des statuts de l'organisation.
Zaten bu alt yerel idarelere verilen görev ve yetkiler çok sınırlıdır.À cette époque, les compétences des départements et communes étaient très limitées.
Ancak bir tribünün yetkileri sadece Roma sınırları içerisinde geçerliydi.El poder del Tribuno sólo tenía efecto dentro de los límites de Roma.
Başkanın veto yetkisi vardır.El gobernador tiene derecho de veto.