O, sadece iskân ile yetinmeyerek buraya yerleştirilenler için bazı imkânlar da sağlıyordu.А тут були готові намальовані ікони, лише встановляли їх в іконостас».
Yetinmeyi Bilir misin?Budu to ještě umět?
Bunlar tek bir atla yetinmek ve kendi acemilerini bulmak zorundaydılar.Podle jiného podání jej uvláčeli vlastní koně.
Süpermarketler şimdi kapalı, bu yüzden buzdolabında kalanlarla yetinmek zorunda kalacağız.Supermarket-urile sunt închise acum, așa că va trebui să ne descurcăm cu ceea ce a rămas în frigider.
Sahip olduklarınla yetinmek zorundasın.Trebuie să fii mulțumit cu ceea ce ai.
Mary işe dönünceye kadar, Ken ile yetinmek zorunda kalacağız.Va trebui să ne descurcăm cu Ken până când Mary va reveni la muncă.
Mary işe dönünceye kadar, Ken ile yetinmek zorunda kalacağız.Va trebui să ne mulțumim cu Ken până când Mary va reveni la muncă.
Bir süre için eskisiyle yetinmek zorunda kalacağız.Pentru o perioadă va trebui să ne mulțumim cu cea veche.
Bir süre için eskisiyle yetinmek zorunda kalacağız.Pentru o perioadă va trebui să ne limităm la cea veche.
Bir süre için eskisiyle yetinmek zorunda kalacağız.Pentru o perioadă va trebui să ne descurcăm cu cea veche.
Sadece oyunculukla yetinmeyerek müzik gruplarıyla birlikte baterist ve gitarist olarak sahne aldı.Nu s-a mulțumit doar cu actoria și a încercat și cu muzica.
Bununla da yetinmeyip Hasköy'de misyonerlik faaliyetlerini yasaklatmayı başardı.Talán ekkor próbálkoztak Brescia elfoglalásával sikertelenül.
Bunlar tek bir atla yetinmek ve kendi acemilerini bulmak zorundaydılar.Miután felépült, egy lovat is adtak neki a sajátjaik közül.
Ben iki albümle yetinmeye çalıştım.Levytyssopimus kattoi kaksi albumia.
Yetinmeyi Bilir misin?Men kan man det ?
Ben iki albümle yetinmeye çalıştım.Jeg var ved at forene de to album.
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.Her sang hun sangen "Let's Get Together", som blev et stort hit.
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.Lagu "Kesempatan" melejit menjadi hit besar.
Yetinmeyi Bilir misin?Tah dapat lagi kupenuhi?
Yetinmeyi Bilir misin?Cần hiểu chăng?
Ne yazık ki çağımızda insanlar kulaktan dolma bilgilerle yetinmektedirler.Trong các hoạn quan có người nghe được chuyện bèn báo với Trương Nhượng.
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.に曲を書きたいと打診があり、楽曲提供が実現した。
Yetinmeyi Bilir misin?^ 知ってるつもり?
Ben iki albümle yetinmeye çalıştım.2枚のアルバムに参加している。
O, sadece iskân ile yetinmeyerek buraya yerleştirilenler için bazı imkânlar da sağlıyordu.この他、藤沢方からも乗降できるように小さな階段が設置されている。
Dasch ise bununla yetinmeyip Washington’daki FBI Merkezine giderek teslim olur.达斯奇决定到华盛顿特區的联邦调查局总部自首。
Bununla yetinmeyip Arnavutluk'a kadar uzanan bir akın da yapmışlardı.之後,帝召翁萬達,尚未就任即因丁憂作罷,以丁汝夔代替。
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.這首歌發行之後受到了好評,銷售也頗為成功。
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.타이틀곡은 〈잘 된 일이야〉로, 이 곡은 많은 인기를 얻었다.
Esat Paşa şehirdeki 15.000 askeri ile yetinmek zorundaydı.בשיאו היה אמצ'יטקה מאוכלס בכ-15,000 חיילים.
Sessègnon sadece bunla yetinmedi; Ligue 1'de yılın takımı kadrosunda yer aldı.היחידה לא נקראה להילחם בחזית, ובראג התענה בה קרוב לשנה.
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.מרטין שהפיק את השיר, חשב שהשיר יהיה להיט בטוח.
Hülasa anlatılacak daha çok başka hususlarda var ama şimdilik bu kadarıyla yetinmek durumundayız.Тази голяма тайна трябва да бъде опазена, но докога ...
Büyük Selçuklular, kendilerinden önce var olan medreselerde öğretimi sürdürdüler, ama bununla yetinmediler.Ujedno su i prvi izvanzemaljski predmeti koje je čovjek dotakao, a da pritom nije bio toga svjestan.
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.Pjesma je postala hit, a Dušan Jakšić poznat.
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.Nápad napísať pieseň vznikol len náhodou.
Yetinmeyi Bilir misin?Ali veste, kako lahko vztrajamo?
Yetinmeyi Bilir misin?Vikiteka Ar žinai?
Çıkış şarkısı Yetinmeyi Bilir misin? bir hit olmuştur.Girdėk vėją dainuojant sėkmė paskatino jį toliau rašyti.
1 kopyayla yetinmenize gerek yok.원본만 보관하지 말라는 것입니다.
1 kopyayla yetinmenize gerek yok.là đừng chỉ có một bản copy.
1 kopyayla yetinmenize gerek yok.Ποτέ μην κρατάς μόνο ένα αντίγραφο από κάτι.
1 kopyayla yetinmenize gerek yok.זה: אל תשמור רק עותק אחד.
1 kopyayla yetinmenize gerek yok.فهو: لا تحتفظ بنسخة واحدة فقط
1 kopyayla yetinmenize gerek yok.私たちは二つ目のコピーを作って
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad bijvoorbeeld - die niet alleen graag een bom zouden bouwen, maar ook testen.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad, par exemple -- qui voudrait, non seulement construire une bombe, mais aussi la tester.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad por ejemplo -- a quien no sólo le gustaría construir una bomba, sino también probar una bomba.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinejad spre exemplu -- cărora le-ar plăcea nu numai să construiască o bombă, dar să testeze o bombă.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ahmadinežád - kteří by chtěli nejen sestavit bombu, ale také ji vyzkoušet.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.예를 들면 아마디 네자드가 있는데, 이들은 폭탄 제작 뿐 아니라 폭탄을 실험해보는 것도 원합니다.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ахмадинеджад, например - които биха искали не само да изградят бомба, а и да тестват бомба.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Ахмадинежад, например, которые хотели бы не только построить бомбу, но протестировать ее.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.כמו אחמדינג'אד, לדוגמא, שהיו רוצים לא רק לבנות פצצה, אלא גם לנסות אותה.
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.أحمدي نجاد كمثال -- الذي ليس فقط يود أن يبني قنبلة نووية , لكن يختبرها .
Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.核爆弾の製造に加え 核実験をしたがっています この勢力は完全に消滅するでしょう
Ancak gene de kısaltmalardan anlam çıkartmakla yetinmemeli, fonun detaylı bilgilerini de incelemelisiniz. ..その上で、ファンド ・ マネージャーまたは管理している人は
Bu büyük görüşle yetinmek zorunda da değiliz.A nemusíme se omezovat jen na tyto makro pohledy.
Bu büyük görüşle yetinmek zorunda da değiliz.Chúng ta thậm chí không cần phải giới hạn bản thân ở tầm nhìn vĩ mô
Bu büyük görüşle yetinmek zorunda da değiliz.I nie musimy nawet ograniczać się do dużych obrazów.