İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Die meisten stellen sich Waisenheime als liebevolle Umgebungen vor, die sich um Kinder kümmern.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Hầu hết mọi người đều hình dung viện mồ côi là một môi trường nhân ái chăm sóc cho trẻ em.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Kebanyakan orang menganggap panti asuhan adalah lingkungan yang ramah bagi anak-anak.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.대부분의 사람들은 고아원이 아이들을 돌봐주는 좋은 환경으로 생각하실 겁니다
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Majoritatea oamenilor îşi închipuie că orfelinatele sunt nişte medii blânde, în care copiii sunt ocrotiţi.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Mnoho lidí si představuje sirotčince jako vlídné prostředí, které poskytuje dětem dobrou péči.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Molti si immaginano gli orfanotrofi come ambienti sani che si prendono cura dei bambini.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Przeważnie uchodzą za nieszkodliwe miejsca, gdzie dba się o dzieci.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Se piensa en los orfanatos como lugares agradables donde cuidan a los niños.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Οι περισσότεροι άνθρωποι φαντάζονται τα ορφανοτροφεία ως ένα καλό περιβάλλον που ενδιαφέρεται για τα παιδιά.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Большинство людей считают детдома центрами заботы о детях.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Люди зазвичай гадають, що сиротинці - це доброзичливе середовище, де піклуються про дітей.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Повечето хора си представят сиропиталищата като добронамерена среда, която се грижи за децата.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.רוב האנשים מדמיינים בתי יתומים כסביבה נעימה שדואגת לילדים.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.يتصور معظم الناس دور الأيتام على أنها بيئة سليمة للعناية بالأطفال.
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.思い浮かべる人も多く 孤児院の実態を わかっている人ですら
İşte bu yetimhaneye giderken.Asta e în drum spre orfelinat.
İşte bu yetimhaneye giderken. Bu da rahip Keene.C'est le Père Keene .
İşte bu yetimhaneye giderken.Così questa è sulla strada verso l'orfanotrofio.
İşte bu yetimhaneye giderken.Das ist auf dem Weg zum Waisenheim.
İşte bu yetimhaneye giderken.Đây là trên đường đến trại trẻ mồ côi.
İşte bu yetimhaneye giderken.Dit is op weg naar het weeshuis.
İşte bu yetimhaneye giderken.Entonces esto es de camino al orfanato.
İşte bu yetimhaneye giderken.이것은 고아원에 가는 길에 찍은 사진입니다.
İşte bu yetimhaneye giderken.To jest po drodze do sierocińca.
İşte bu yetimhaneye giderken.Εδώ είναι στη διαδρομή προς το ορφανοτροφείο.
İşte bu yetimhaneye giderken.Итак, это по пути в приют.
İşte bu yetimhaneye giderken.Това е надолу по пътя за сиропиталището.
İşte bu yetimhaneye giderken.אז זה בדרך לבית היתומים
İşte bu yetimhaneye giderken.هذا في الطريق إلى دار الأيتام.
İşte bu yetimhaneye giderken.この方がキーン神父です 彼はとにかく素晴らしい男性です
Kaldığın yetimhaneden yetimler saraya davet edildi.Az árvákat abból az árvaházból hívták a palotába, ahol te is voltál.
Kaldığın yetimhaneden yetimler saraya davet edildi.اذا اكتشفوا ان الايتام قادمون من نفس ميتمك
Kardeşinle yetimhaneyi ziyaret ettim.A húgával elmentünk az árvaházba.
Kardeşinle yetimhaneyi ziyaret ettim.Επισκέφτηκα το ορφανοτροφείο με την αδελφή σου.
Kardeşinle yetimhaneyi ziyaret ettim.لقد زرت دار الايتام مع اختك
Kese benimdi. Yetimhaneye gitmeden önce bende olduğundan eminim.Biztos vagyok benne, hogy nálam volt, mielőtt az árvaházba kerültem.
"Kim, hangi gün yetimhaneyi temizleyecek diye.""E atribuiu um miúdo mais velho a cada um dos miúdos mais novos.
"Kim, hangi gün yetimhaneyi temizleyecek diye."상세한 목록을 만들었습니다.
"Kim, hangi gün yetimhaneyi temizleyecek diye."של מי מנקה מה בבית היתומים באותו יום."
"Kim, hangi gün yetimhaneyi temizleyecek diye."بمن يقوم بتنظيف دار الأيتام وفي أي يوم."
"Kim, hangi gün yetimhaneyi temizleyecek diye."彼女は、キーン神父にも片付けるように言いました
O bir hafta İskoçya'da bir beşik çatlak olacak ve bir yetimhane inşa etmek için para toplamaHän crack luntti Skotlannissa viikkoa ja saa nostaa rahaa rakentaa orpokotiin
O bir hafta İskoçya'da bir beşik çatlak olacak ve bir yetimhane inşa etmek için para toplama그는 일주 스코틀랜드에있는 침대를 균열하고, 고아원을 구축 돈을 모금하고 있습니다
O bir hafta İskoçya'da bir beşik çatlak olacak ve bir yetimhane inşa etmek için para toplamaMajd crack a kiságyban Skóciában egy hét, és pénzt gyűjt építeni egy árvaházba
O bir hafta İskoçya'da bir beşik çatlak olacak ve bir yetimhane inşa etmek için para toplamaOn bo razpoka jaslice na Škotskem enega tedna, in bo zbiranje denarja za izgradnjo sirotišnico
O bir hafta İskoçya'da bir beşik çatlak olacak ve bir yetimhane inşa etmek için para toplamaהוא יהיה סדק בעריסה בסקוטלנד שבוע אחד, ולהיות גיוס כספים לבניית בית יתומים
O bir hafta İskoçya'da bir beşik çatlak olacak ve bir yetimhane inşa etmek için para toplamaوانه سوف الكراك سرير في اسكتلندا أسبوع واحد ، ويكون جمع المال لبناء دار للأيتام
O bir hafta İskoçya'da bir beşik çatlak olacak ve bir yetimhane inşa etmek için para toplamaコーンウォールの次。私は年間彼のトラックになってと持たざるしました
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.De piloot, Jeff Cowley, ging terug om een kind uit het weeshuis te adopteren, nadat hij Natasha had ontmoet.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.Iar pilotul, Jeff Cowley, după ce a cunoscut-o pe Natasha s-a întors și a adoptat un copil de la orfelinat.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.기장이었던 제프 카울리는 나타샤와 만나 본 후 그 고아원에서 아이를 입양하기도 했습니다.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.O piloto, Jeff Cowley, acabou por voltar e adotou um outro miúdo do orfanato depois de conhecer a Natasha.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.Po spotkaniu Nataszy pilot, Jeff Cowley, wrócił, by adoptować jedno z pozostałych dzieciaków z sierocińca.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.Và viên phi công Jeff Cowley đã quay lại xin một đứa con ở trại trẻ sau khi gặp Natasha.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.А пилот, Джэфф Коули, после знакомства с Наташей вернулся в Корею и усыновил ребенка из того приюта.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.והטייס, ג'ף קוולי, חזר למעשה ואימץ את אחד הילדים מבית היתומים, אחרי שהוא פגש את נטשה.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.و الطيار جيف كاولي قد عاد بالفعل، و تبنى واحدا من الأطفال الآخرين في دار الأيتام بعد أن قابل نتاشا.
O da Natasha ile tanıştıktan sonra yetimhaneden bir çocuk evlat edindi.あの孤児院から一人養子にとりました これは28時間後のアトランタで それはとても長いフライトでした
Olgun biri olmasa da, böyle Prenses mi olur? Yetimhanede büyüdüğünü söylüyorlar.Ha éretlen is vagy még, egy hercegnő hogy viselkedhet így?