Yetimhanelerde yaklaşık 2 bin yetim çocuk barınmaktadır.В горите около селото са разположени около 2000 бр. пчелни семейства.
Biletler hastane, yetimhane ve hayır kurumlarına dağıtılmıştır.Ulaznice su bile podijeljene preko bolnica, sirotišta i dobrotvornih organizacija.
Çocukluğunun büyük kısmını yetimhanede geçirdi.Bila je siroče, te je dio djetinjstva provela u sirotištu.
Doğumundan 10 ay sonra bir yetimhaneye yerleştirildi.Narodil sa v Štokholme, ako desaťmesačný bol umiestnený do sirotinca.
Çocuklarına yeterli bakımı sağlayamayacağını düşünen aileler, çocuklarını yetimhanelere terk ediyorlardı.To je ljudem omogočilo, da so svoje otroke zapustili anonimno, da zanje skrbi sirotišnica.
1880’lere kadar Kudüs’te hiçbir resmi yetimhane yoktu.Šiauliuose iki 1875 m. nebuvo jokios fabrikinės gamybos įmonės.
Bundan şüphelenen yetimhane görevlisi polise haber verir.Išgirdę riksmą tarnai pakviečia policiją.
Yetimhanede çalışmaktadır.Ta töötab ortodondina.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.Ühel varahommikul pakkis isa (Naisteväljal) asjad auto päravankrisse.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.A gyerekek, akiket a családjaik nem tudtak eltartani az állami árvaházakban nevelkedtek fel.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.As crianças, que não podiam ser sustentadas pela família, eram criadas em orfanatos do governo.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Copiii care nu puteau fi sustinuţi de familiile lor erau crescuţi în orfelinate.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.I bambini che non potevano essere mantenuti dalle loro famiglie venivano cresciuti negli orfanatrofi statali.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Kinder, die von ihren Familien nicht versorgt werden konnten, wurden in staatlichen Waisenhäusern großgezogen.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Kinderen, die door hun gezin niet konden verzorgd worden, groeiden op in weeshuizen van de staat.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.가정에서 길러낼 수 없는 아이들은 정부의 고아원에서 자라났습니다.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Lapset, joita oma perhe ei pystynyt hoitamaan, kasvatettiin hallituksen orpokodeissa.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Los niños que no podían ser mantenidos por sus familias eran criados en orfanatos gubernamentales.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Najbiedniejszym rodzinom odbierano dzieci i odsyłano je do rządowych sierocińców.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Дети, которые не могли быть обеспечены своей семьёй вырастали в государственных детских домах.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.Деца, които не можеха да бъдат издържани от техните семейства бяха отглеждани в държавни сиропиталища.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.ילדים שמשפחותיהם לא יכלו לכלכל אותם גודלו בבתי-יתומים ממשלתיים.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.الأطفال الذين لا يتلقوا الدعم من أسرهم تم تربيتهم في دور الأيتام الحكومية.
Aileleri tarafından bakılamayan çocuklar hükümet yetimhanelerinde büyütülüyordu.政府の孤児院で育てられました 生下時に欠陥のある子どもは治癒不能と見なされ
Avrupa ve Orta Asya'da yaklaşık bir milyon çocuk yetimhane olarak bilinen büyük kurumlarda kalmakta.유럽에서 중앙아시아까지 대략 백만 명의 어린 아이들이 흔히들 고아원이라고 알려진 거대한 거주 기관에 살고 있습니다
Avrupa ve Orta Asya'da yaklaşık bir milyon çocuk yetimhane olarak bilinen büyük kurumlarda kalmakta.Từ Châu Âu đến Trung Á, khoảng 1 triệu trẻ em sống ở những trung tâm thường được gọi là viện mồ côi.
Avrupa ve Orta Asya'da yaklaşık bir milyon çocuk yetimhane olarak bilinen büyük kurumlarda kalmakta.W Europie i Azji Środkowej milion dzieci mieszka w dużych instytucjach, znanych jako sierocińce.
Avrupa ve Orta Asya'da yaklaşık bir milyon çocuk yetimhane olarak bilinen büyük kurumlarda kalmakta.ברחבי אירופה ומרכז אסיה מיליון ילדים בקירוב חיים במוסדות מגורים גדולים, שמוכרים בדרך כלל כבתי יתומים.
Avrupa ve Orta Asya'da yaklaşık bir milyon çocuk yetimhane olarak bilinen büyük kurumlarda kalmakta.في أنحاء أوروبا و آسيا الوسطى هنالك ما يقارب المليون طفلًا يعيشون في و التي تعرف غالبًا بـدور الأيتام
Avrupa ve Orta Asya'da yaklaşık bir milyon çocuk yetimhane olarak bilinen büyük kurumlarda kalmakta.およそ100万人の子ども達が 大規模な居住型施設 - 孤児院で 暮らします 孤児院と聞くと 愛情あふれる温かな環境を
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.12歳のガブリエルは二度と 父親に会うことはありませんでした
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Có một người cha đã bỏ năm người con của ông và gửi ba người con gái của mình vào cô nhi viện.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Der var en far, der stak af fra sine fem børn og fik sine tre døtre sendt på børnehjem.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Ein Vater, der seine fünf Kinder verließ und seine drei Töchter in ein Waisenhaus schickte.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Három lányát árvaházba adta.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Isä, joka hylkäsi viisi lastaan ja lähetti kolme tytärtään orpokotiin.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Je bil oče, ki je zapustil svojih pet otrok in poslal svoje tri hčere v sirotišnico.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Kdysi dávno žil jeden otec, který opustil svých pět dětí a nechal poslat své tři dcery do sirotčince.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.고아원으로 보냈던 아버지가 있었습니다.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Sindsdien vertelde ze het verhaal dat hij vertrokken was naar Amerika.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Tatăl şi-a abandonat cei cinci copii şi şi-a trimis cele trei fiice la un orfelinat.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Un padre che abbandonò i suoi cinque figli e mandò le tre sorelle in un orfanotrofio.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Un padre que abandona a sus cinco hijos y manda a sus tres hijas a un orfanato.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Un père qui abandonne ses cinq enfants et dépose en carriole ses trois filles à l'orphelinat.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Ήταν ένας πατέρας που εγκατέλειψε τα πέντε παιδιά του και έστειλε τις τρεις κόρες του σε ένα ορφανοτροφείο.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Батько залишив своїх п'ятьох дітей, трьох дочок відправив до дитячого притулку.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.Един баща изоставил петте си деца и изпратил трите си дъщери в сиропиталище.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.После смерти матери отец Габриэль оставил семью, отправив в приют трех своих дочерей.
Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.وكان له ثلاث بنات أرسلن لدار الأيتام
Beş yaşımda yetimhaneye gittim.5 éves voltam, amikor az árvaházba kerültem.
Beş yaşımda yetimhaneye gittim.Όταν ήμουν 5 ,μπήκα στο ορφανοτροφείο.
Beş yaşımda yetimhaneye gittim.كان عمري 5 سنوات عندما ارسلت الى الميتم
BİR ZAMANLAR... Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.DET VAR EN GÅNG ... en far som övergav sina fem barn och satte sina tre döttrar på barnhem.
Bu kadın, yetimhanede çalışıyor.이 여성분은 고아원에서 일하는데
Bu kadın, yetimhanede çalışıyor. Onun da oğlu evlat edinilmiş.Aceasta e o femeie care lucrează acum la orfelinat și al cărei fiu fusese adoptat.
Bu kadın, yetimhanede çalışıyor. Onun da oğlu evlat edinilmiş.Das ist eine Frau, die jetzt im Waisenhaus arbeitet und deren Sohn adoptiert ist.
Bu kadın, yetimhanede çalışıyor. Onun da oğlu evlat edinilmiş.Đây là một phụ nữ đang làm việc tại trả trẻ con trai của cô ấy cũng đã được nhận nuôi.
Bu kadın, yetimhanede çalışıyor. Onun da oğlu evlat edinilmiş.Dit is een vrouw die in het weeshuis werkt, wier zoon geadopteerd werd.
Bu kadın, yetimhanede çalışıyor. Onun da oğlu evlat edinilmiş.Esta es una mujer cuyo hijo había sido adoptado y que ahora trabaja en el orfanato.
Bu kadın, yetimhanede çalışıyor. Onun da oğlu evlat edinilmiş.Kobieta ta pracowała wtedy w sierocińcu, jej syn został adoptowany.