Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı.A község területén ekkor két templom és egy iskola működött.
Bebekken terk edildiği için, bilinmeyen bir ırktan uzaylı olduğuna inanarak bir yetimhanede büyüdü.Születésekor elhagyták, árvaházban nőtt fel, és azt hitte, hogy földönkívüli.
Yetimhanede çalışmaktadır.Egy vendéglőben dolgozik.
Yetimhanede çalışmaktadır.Hän työskentelee Kauppalehdessä.
Katya yetimhanede büyümüştür.Kuukkanen on kasvanut korisperheessä.
Çocukluğunda, yetimhanede kaldı.Hän on kasvanut lapsuutensa orpokodissa.
Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı.Riikkala kävi kansakoulun ja kaksi luokkaa Turun suomalaista tyttökoulua.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.Aamun koittaessa Dareioksen hevonen hirnui tutulla paikalla.
Doğumundan 10 ay sonra bir yetimhaneye yerleştirildi.Δέκα μήνες μετά τη γέννησή του εισήχθη σε ορφανοτροφείο.
Cansu ise yetimhanede çok kötü günler geçirmektedir.Ο Ντάιερ πέρασε το μεγαλύτερο μέρος της παιδικής του ηλικίας σε ορφανοτροφείο.
Bunun üzerine Asfandiyarov Baymak yetimhanesinde büyüdü.Τον διαδέχθηκε στην πρωθυπουργία ο Ασλάνμπεκ Μπουλάτσεβ.
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.Amagermanden får hjælp til huslejen.
İsa Tepesi'nde ise Hristos kilise ve manastırı ile Rum Yetimhanesi bulunmaktadır.I Kristkirkens Sogn ligger Kristkirken og Immanuelskirken.
Yetimhanede çalışmaktadır.Jobber i klesbutikk.
Bebeği yetimhanede ölür.Barnet dør av nedkjøling.
Bir yetimhane ve fakirlere yardım ve destek evi.Det var et barnehjem for foreldreløse og fattige jenter.
Gedikpaşa Yetimhanesi'nde özel eğitim görerek yetişti.Senere fikk hun privatundervisning i foreldrehuset.
Janice, dolap duvarındaki bir delikten kaçmıştır ve Santa Monica'daki bir yetimhaneye yerleşmiştir.Janice telah melarikan diri melalui lubang di dinding lemari dan pindah ke panti asuhan di Santa Monica.
Yetimhanede çalışmaktadır.Ia tinggal di sebuah panti asuhan.
Kızı Derin ise babasından kopartılarak yetimhaneye gönderilir.Saat melahirkan, bayi Sarinah langsung dititipkan ayahnya ke panti yatim-piatu.
Çocukluğunda, yetimhanede kaldı.Sejak kecil Evan tinggal di panti asuhan.
Childers'ın yaptırdığı yetimhanede halen 300 civarında öksüz çocuk yaşamaktadır.Ada sekitar 13 anak dalam Panti Asuhan yang didirikannya.
Haziran 2022'de CoinEx Charity, Endonezya'da bir yetimhanedeki çocuklara yeni kitaplar bağışladı [29].Pada Juni 2022, CoinEx Charity mendonasikan buku-buku baru untuk anak-anak di panti asuhan di Indonesia [29].
Janice, dolap duvarındaki bir delikten kaçmıştır ve Santa Monica'daki bir yetimhaneye yerleşmiştir.Janice đã trốn thoát qua một lỗ hổng trong tủ quần áo và bỏ trốn đến một trại trẻ mồ côi ở Santa Monica.
Biletler hastane, yetimhane ve hayır kurumlarına dağıtılmıştır.Các vé này được chuyển đến các bệnh viện, trại mồ côi và quỹ từ thiện.
Anna, bu hastanede, diğer hastane ve yetimhaneler de olduğu gibi, tıp öğretmiştir.Anna từng đứng ra giảng dạy y khoa tại bệnh viện này, cũng như tại các bệnh viện và cô nhi viện khác.
Ailesi 1958’de Polonya’daki ilk yetimhaneyi kurmuslardir.Cũng trong năm 1983, ông mồ côi cha.
Bundan şüphelenen yetimhane görevlisi polise haber verir.不審に思った近所の住民が警察に通報。
9 yaşına geldiğinde onu farklı bir yetimhaneye götürürler.7歳の時に母親と別れ、孤児院に引き取られる。
Yetimhanede çalışmaktadır.孤児院で暮らしている。
Bazı ailelerin yanına verilmişse de her defasında ayrılmak zorunda kalmış en sonunda yetimhaneye gelmiştir.しかしその後、親戚を転々とし、最終的に孤児院に入れられた。
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.創業者兄弟が経営から退く。
Çocukluğunda, yetimhanede kaldı.幼少の時、孤児院から脱走。
Cansu ise yetimhanede çok kötü günler geçirmektedir.ラースとは孤児院時代の幼馴染。
Bakire Meryem Yetimhanesi, Güney Lübnan (Cuveya).八戸藩主南部直房の生母。
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.明朝时,司礼监负责刻书。
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.他自小父母双亡,祖母把他养到7岁,然后把他送到了一个孤儿院。
Bakire Meryem Yetimhanesi, Güney Lübnan (Cuveya).養心殿之西南,曰祥寧宮。
Bir yetimhane ve fakirlere yardım ve destek evi.它原是貧窮兒童的收納/孤兒院。
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.戴梓出生在官宦之家。
Yetimhanede çalışmaktadır.在孤兒院長大。
Doğumundan 10 ay sonra bir yetimhaneye yerleştirildi.그는 태어난지 10달 후에 고아로 놓였다.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.그동안 원수부인은 미용사의 도음으로 아침 단장을 한다.
Katya yetimhanede büyümüştür.신영철은 성남에서 자랐다.
Bebekken terk edildiği için, bilinmeyen bir ırktan uzaylı olduğuna inanarak bir yetimhanede büyüdü.태어날 때 부모로부터 버려져서 고아원에서 자란 그녀는 자신이 아직 알려지지 않은 외계종족이라고 생각한다.
Oliver twist bir yetimhanede dünyaya gelir.존 크라카우어는 어드벤처 컨설턴트 대에 참여했다.
Annesi Eylül'e inanmayıp onu yetimhaneye verir.入京하여 謝恩하다. ○ 9월, 모친상을 당하다.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.בגיל 7 התייתם מאביו וגדל בבית יתומים עד גיל 17.
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.כנראה מנהל בית יתומים בצמוד לאחוזה.
9 yaşına geldiğinde onu farklı bir yetimhaneye götürürler.בגיל שנתיים נמסר לבית יתומים.
Yetimhanede çalışmaktadır.רופא בבתי היתומים.
Bakire Meryem Yetimhanesi, Güney Lübnan (Cuveya).הכנסייה הלטינית של עליית הבתולה בקהיר (מצרים).
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.סטלה יתומה מאב ואם וגדלה בבתי יתומים רבים.
Doğumundan 10 ay sonra bir yetimhaneye yerleştirildi.Той е бил в сиропиталище 10 месеца след раждането си.
12 yaşına geldiğinde mahkeme kararıyla kilisenin yetimhanesine gönderildi.Когато навършва 12 години, съдът го поставя под грижите на църквата.
En sonunda bir yetimhaneye girer ama orada da yetimhanenin istenmeyen çocuğu olur.Тя не знае какво да прави с момченцето, останало сираче.
Yetimhanede çalışmaktadır.Работи в строителството.
Erken yaşta bir yetim kalmış ve Bişkek yetimhanesinde ve daha sonra Tokomak yetimhanesinde büyüdü.В ранна възраст остава сирак и израства в сиропиталище „Бишкек“, а след това – в сиропиталище „Токмок“.
Katya yetimhanede büyümüştür.Израства в Цариград.
Ayrıca Kai küçüklüğünde Yetimhane'de büyümüştür.Още като дете той е възпитаван в Айхщет.