Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.Осиротев в семилетнем возрасте, воспитывался в детском доме.
Janice, dolap duvarındaki bir delikten kaçmıştır ve Santa Monica'daki bir yetimhaneye yerleşmiştir.Дженис сбегает через дырку в стене шкафа, позже переезжая в детский дом в Санта-Монике.
Katya yetimhanede büyümüştür.Воспитывался в сиротском приюте.
Daha sonra Mitsuki ile karşılaştığı yetimhaneye taşınmış.Позже вместе с овдовевшей матерью перебрался в Митаву.
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.Надя — сирота и живет в приюте.
Evan Taylor Newyork Erkek Çocuk Yetimhanesinde büyümüştür.Майкл Нинн родился от несовершеннолетней девушки и вырос в нью-йоркском приюте для сирот.
Gedikpaşa Yetimhanesi'nde özel eğitim görerek yetişti.Воспитание получил в частном учебном заведении.
Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı.وفتحت مدرستين للبنات ودار أيتام في الدول العربية.
Ekim 2006'da Madonna, bir yetimhanenin açılmasına yardım etmek üzere Afrika ülkesi Malavi'ye gitti.سافرت مادونا إلى ملاوي في أكتوبر 2006 للمساعدة في افتتاح ملجأ للأيتام.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.وفي أبريل 1944 أمر باربي بترحيل 44 طفل يهودي من دار الأيتام إلى معسكر أوشفيتز.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.صبحي العطار، تلقى منه تلاوة القرآن.
Cansu ise yetimhanede çok kötü günler geçirmektedir.قضى واين داير معظم طفولته وسنوات مراهقته في ملجأ الأيتام.
Bebeği yetimhanede ölür.A criança é posta num orfanato.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.Aos 7 anos, ele foi colocado em um orfanato.
Biletler hastane, yetimhane ve hayır kurumlarına dağıtılmıştır.Fundou novos hospitais, asilos e orfanatos.
Katya yetimhanede büyümüştür.Ela cresceu em um orfanato.
Bir yetimhane ve fakirlere yardım ve destek evi.Proprietária, beneficiária, protectora dos pobres e das crianças órfãs e abandonadas.
Daha sonra Mitsuki ile karşılaştığı yetimhaneye taşınmış.Assim, Echi foi viver para um orfanato onde conheceu Mitsuki.
Çocukluğunda, yetimhanede kaldı.Na infância, viveu numa Serrinha.
Yetimhanede çalışmaktadır.Werkt in het weeshuis.
Annesi Eylül'e inanmayıp onu yetimhaneye verir.Zowel haar moeder als haar zus krijgen haar niet aan het eten.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.Verder zette hij 44 Joodse kinderen uit het weeshuis in Izieu op transport naar Auschwitz.
En sonunda bir yetimhaneye girer ama orada da yetimhanenin istenmeyen çocuğu olur.Ze biedt hem wat oude spullen aan die het weeshuis niet langer nodig heeft.
Oliver twist bir yetimhanede dünyaya gelir.De jonge Oliver Twist verblijft met een aantal lotgenoten in een weeshuis.
Katya yetimhanede büyümüştür.Ethan groeide op in een weeshuis.
Çocukluğunun büyük kısmını yetimhanede geçirdi.Hij verbleef zijn hele kindertijd in het weeshuis.
Oğlu Tom Riddle, yetimhanede büyür ve görünüş açısından babası kadar yakışıklıdır.Richard Madden groeide op in Elderslie en al op jonge leeftijd verscheen hij op het podium.
Yetimhanede çalışmaktadır.Mieszka w sierocińcu.
Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı.Popołudniem wysadzono w powietrze w Lidzie dwa domy arabskie, piekarnię oraz szkołę dla dziewcząt.
Katya yetimhanede büyümüştür.Tom wychowywał się w sierocińcu.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.Osierocony w wieku 7 lat, został wychowany przez starsze rodzeństwo.
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.Alina i Voichiţa dorastały razem w sierocińcu.
Ayrıca bir yetimhane ve ilkokul olarak kullanılmıştır.Prowadzony był również przytułek dla starców i sierot.
Doğumundan 10 ay sonra bir yetimhaneye yerleştirildi.Do pierwszego złamania kości doszło u niej w miesiąc po urodzeniu.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.Han blev föräldralös som sjuåring och sändes till sin morfar i Polen.
Katya yetimhanede büyümüştür.Njord är uppväxt i Vanheim.
Oliver twist bir yetimhanede dünyaya gelir.Oliver Twist, en föräldralös pojke.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.Frampå morgonkröken får han stryk av hennes make.
Oğlu Tom Riddle, yetimhanede büyür ve görünüş açısından babası kadar yakışıklıdır.Karl Emil var storväxt och lik sin far till utseendet.
Ayrıca bir yetimhane ve ilkokul olarak kullanılmıştır.Використовується як в сирому, так і в приготованому вигляді.
Yetimhanede çalışmaktadır.Працював на будівництві.
Katya yetimhanede büyümüştür.Аня сирота, виховувався в притулку.
Gedikpaşa Yetimhanesi'nde özel eğitim görerek yetişti.Отримала освіту в Одеській приватній гімназії.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.Наступного ранку після вечірки у Паші до нього додому приходить системний адміністратор для лагодження мережі.
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.Молоток — гравець бере його у сараї.
Yetimhane (film), 2007 tarihli İspanyol filmi.REC) — іспанський фільм жахів 2007 року.
Bundan şüphelenen yetimhane görevlisi polise haber verir.Поліцейському, що веде розслідування, вона повідомляє про свої підозри.
Çocukluğunun büyük kısmını yetimhanede geçirdi.Velkou část dětství strávil v sirotčinci.
Doğumundan 10 ay sonra bir yetimhaneye yerleştirildi.Deset měsíců po narození došlo k jeho umístění do sirotčince.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.V dubnu 1944 nařídil deportaci 44 židovských dětí do koncentračního tábora Osvětim ze sirotčince v Izieu.
Küçük çocuk hayatının ilk 11 yılını bu yetimhanede geçirir.Své první roky života, až do zhruba 12 let, strávila v tomto sirotčinci.
Sabah olduğunda kamyoncu ona yetimhanenin kartını verir.Ráno, v závěru provozní doby noclehárny se otevírá poradna.
En sonunda bir yetimhaneye girer ama orada da yetimhanenin istenmeyen çocuğu olur.Tak jde do sirotčince, ale tam mu také nikdo nedá bratříčka.
Yetimhanede çalışmaktadır.Skončil v sirotčinci.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.A fost crescut de o bunică, dar la 7 ani a fost trimis la orfelinat.
Yetimhanede çalışmaktadır.Lucrează la un local.
Arap eyaletlerinde iki kız okulu ve bir yetimhane açtı.În comună funcționau două biserici ortodoxe și o școală mixtă.
Çocukluğunun büyük kısmını yetimhanede geçirdi.Gyermekkorának nagy részét árvaházban töltötte.
Annesi Eylül'e inanmayıp onu yetimhaneye verir.A fiatal, tavalyi anya nem szaporít herét.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.Nagyanyja nevelte, de hétéves korában árvaházba került.