10.30 trenine yetişmeyi planlıyorum.I plan to catch the 10:30 train.
Tom yetiştirmek için bir çift tavşan besledi.Tom kept a pair of rabbits for breeding.
Orada vahşi lavantanın dışında hiçbir şey yetişmiyordu.Nothing grew there besides wild lavender.
Tom bahçesinde domates ve marul yetiştirir.Tom grows tomatoes and lettuce in his garden.
Tom kendi sebzelerini yetiştiriyor.Tom grows his own vegetables.
O görme yetisini kaybetti.He lost his sight.
Bir çocuk yetiştirmek sabır gerektirir.Raising a child demands patience.
Londra'ya iki yetişkin ve üç çocuk bileti, lütfen.Two adult tickets and three children's tickets to London, please.
Tom bahçesinde domates yetiştirir.Tom grows tomatoes in his garden.
Tom sana yetişecek.Tom will catch you.
Mary sana yetişecek.Mary will catch you.
Tom'a yetiştin, değil mi?You caught Tom, didn't you?
O beni yetiştirdi.He raised me.
Mary beni yetiştirdi.Mary raised me.
Onlar beni yetiştirdi.They raised me.
Bize yetişeceksin.You will catch us.
O bize yetişecek.She will catch us.
Tom tek başına üç çocuk yetiştirdi?Tom raised three children all by himself.
O yalnız yaşamak için yeterince yetişkin değil.He's not mature enough to live alone.
Trene yetişebildin mi?Did you make the train?
Annenizin sizi çok muhafazakar tarzda yetiştirdiğini düşünüyorum.I think that your mother has brought you up in a very conservative manner.
Yetişkinler biliyor.The grown-ups know.
Bu yetişmesi kolay bir bitki.It's an easy plant to grow.
Umarım son trene yetişirim.I hope I make the last train.
Umarım son trene zamanında yetiştim.I hope I'm in time for the last train.
Oradaki yetişkinlerin çoğu çocuklarıyla birlikte yüzüyorlardı.Most of the adults there were swimming with their children.
Burada hepimiz yetişkinleriz.We're all adults here.
Tom ve ben her ikimiz de yetişkiniz.Tom and I are both adults.
Tom yetişkin hayatının çoğunu Boston'da yaşadı.Tom has lived in Boston for most of his adult life.
Tom'un biraz yetişkin gözetimine ihtiyacı var.Tom needs some adult supervision.
Tom ve Mary'nin üç yetişkin çocuğu ve iki torunu var.Tom and Mary have three grown children and two grandchildren.
Sahip olduklarımızla yetinmek zorunda kalacağız.We'll have to make do with what we have.
Bu sadece çocuklar için değil fakat aynı zamanda yetişkinler için de doğrudur.That's true not only for children, but also for adults.
Trene yetişmek istiyorsan koşmak zorundasın.You'll have to run if you want to catch the train.
Bana yetişmeye çalış!Try and catch me!
Boston'da yetiştirildim.I was raised in Boston.
Boston'da doğdum ama Şikago'da yetiştirildim.I was born in Boston, but I was brought up in Chicago.
Bu toprakta ne yetişecek?What'll grow in this soil?
Cevaplar, anlama yetisinin farklı derecelerini gösterir.Answers display different degrees of understanding.
Çiftliğinizde ne yetiştiriyorsunuz?What do you grow on your farm?
Tom tavşanları et için yetiştirir.Tom raises rabbits for meat.
Genellikle hangi sebzeleri yetiştirirsin?What vegetables do you usually grow?
Maria yetim bir çocuğu evlat edindi.Maria adopted an orphan child.
Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmemektedir.A billion adults are illiterate.
Bir sonraki trene yetişmeyi planlıyorsan acele etmeni öneririm.I suggest that you hurry if you plan to catch the next train.
Tom bu akşam Boston'a geri dönmek için uçağa yetişmeyi planlıyor.Tom plans to catch a flight back to Boston this evening.
Ben erken kalkmalıyım ve Boston için bir uçağa yetişmeliyim.I've got to get up early and catch a plane to Boston.
Çocuklar yetişkinler kadar sevgi ve ilgi istiyorlar.Children, as well as adults, crave love and attention.
Tom, sen bir yetişkinsin. Bir yetişkin gibi davranmaya çalış.Tom, you're an adult now. Try to behave like one.
Sen bitki yetiştirmekten anlıyorsun gibi görünüyor.It looks like you've got a green thumb.
Tom pirinç yetiştiriyor.Tom grows rice.
Nerede yetiştiğini Tom'a söyledin mi?Have you told Tom about where you grew up?
Tom'a Boston'da yetiştiğimi söyle, tam onun gibi.Tell Tom I grew up in Boston, just like he did.
Sen kanaryalar yetiştirirdin.You used to raise canaries.
Tom ve Mary'ye yetişmek zorundayız.We've got to catch up with Tom and Mary.
Biz sadece yetişiyoruz.We're just catching up.
Biz size yetişeceğiz.We'll catch up to you.
Size yetişeceğiz.We'll catch you.
Biz asla Tom'a yetişmeyeceğiz.We'll never catch Tom.
Onlara daha sonra yetişeceğiz.We'll catch up with them later.