Ana içeriğe geç
Sözlük

yeti ile cümle

yeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Taklitlerle yetinme.Don't settle for imitations.
Tom bir yetişkin.Tom is an adult.
Ailemi beslemek için yeterli yiyecek almaya zar zor gücüm yetiyor.I can barely afford to buy enough food to feed my family.
Üç güne yetiştirebilirim.I can have it ready in three days.
Bir sonraki otobüse yetişeceğim.I'm going to catch the next bus.
Bir yetişkin gibi davranmanı bekliyorum.I expect you to behave like an adult.
Onların yetişme ortamı ormansızlaşma tarafından tehdit ediliyor.Their habitat is threatened by deforestation.
Bu havuçları kendim yetiştirdim.I grew these carrots myself.
Ben domates yetiştiririm.I grow tomatoes.
Buraya zamanında gelmek için bu sabah ilk trene yetişmek zorundaydım.I had to catch the first train this morning to get here in time.
Bahçemizde leylak yetiştiriyoruz.We are growing lilacs in our garden.
Yetişkin bir erkeğin ağlamasını görmekten nefret ederim.I hate to see a grown man cry.
Ekilebilir arazi mahsul yetiştirilebilen arazi demektir.Arable land is land that can be used to grow crops.
Yetişeceğim bir otobüs var.I have a bus to catch.
Yetişeğim bir uçuşum var.I have a flight to catch.
Yetişecek bir otobüsüm var.I've got a bus to catch.
Yetişecek bir uçağım var.I've got a plane to catch.
Yetişecek bir trenim var.I've got a train to catch.
Tom'a yetişmeye çalışmalıyım.I've got to try to catch Tom.
Üç yetişkin oğlum var.I have three grown sons.
Babam güvercin yetiştirir.My father keeps pigeons.
Trene yetiştim.I made the train.
Tren için zamanında yetiştim.I was in time for the train.
Sadece kendi yetiştirdiğim sebzeleri yerim.I only eat vegetables that I grow myself.
Keşke bunu yetişkinler gibi karara varsak.I wish we could settle this like adults.
Tom'un yetişkin bir kızı var.Tom has a grown daughter.
Tom'u hastaneye yetiştirdim.I rushed Tom to the hospital.
Yetişkinlere Fransızca öğretirim.I teach French to adults.
O bir pirinç yetiştiricisi.He's a rice farmer.
Tom kazancını giderine yetiştirmekte sıkıntı yaşıyor.Tom has trouble making both ends meet.
Yetiştirmemiz gereken işler var.We have a deadline to meet.
Tom sorumlu bir yetişkin.Tom is a responsible adult.
Bir sonraki trene yetişeceğim.I'll catch the next train.
Sen artık yetişkin bir kadınsın.You're a grown woman now.
Sana yetiştiğime sevindim.I'm glad I caught you.
Ben Yahudi olarak yetiştirildim.I was raised Jewish.
Ben doğru yetiştirildim.I was raised right.
Artık bir yetişkinim.I'm an adult now.
Ben yetişkinim.I'm a grown-up.
Bu çocuk bir yetişkin gibi konuşur.This child talks like an adult.
Tom yetişmeyi planladığı trene yetişmek için istasyona zamanında gitmedi.Tom didn't make it to the station in time to catch the train he was planning to catch.
Tom ve Mary bahçelerinde marul salatası yetiştirirler.Tom and Mary grow leaf lettuce in their garden.
Tom, ilk trene yetişmek için erkenden hareket etti.Tom left early to catch the first train.
Tom toplantıya vaktinde yetişemeyecek.Tom won't be in time for the meeting.
Tom Mary'ye yetişmek için acele etti.Tom hurried to catch up with Mary.
Tom kendi kendini yetiştirmiş bir adam.Tom is a self-made man.
Tom yıllardır buğday yetiştirdi.Tom has grown wheat for many years.
Tom artık yetişkin bir insan.Tom is a grown man now.
Yetişkinler bile bir sürü aptalca şeyler yaparlar.Even adults do a lot of stupid things.
Yetişkinler bile birçok aptalca şey yapar.Even adults do a lot of stupid things.
Ben Arap atları yetiştiriyorum.I raise Arabian horses.
Sen Arap atları yetiştiriyorsun, değil mi?You raise Arabian horses, don't you?
O, Arap atlarını yetiştirir.He raises Arabian horses.
O, Arap atları yetiştirir.She raises Arabian horses.
Mary, Arap atları yetiştiriyor.Mary raises Arabian horses.
Biz Arap atları yetiştiririz.We raise Arabian horses.
Arap atları yetiştiriyorlar.They raise Arabian horses.
Tom bir yetimhanede büyütüldü.Tom was raised in an orphanage.
Çok kötü! Çok az sayıda zengin insan yetimhaneye bağış yapıyor.Too bad! Too few rich people donate to the orphanage.
Sence trene yetişir miyiz?Do you think we'll make the train?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod