Tom'a daha sonra yetişeceğiz.We'll catch up with Tom later.
Sana daha sonra yetişeceğiz.We'll catch up with you later.
Yetişecek bir uçağımız var.We have a plane to catch.
Tom'a yetişemeyebiliriz.We may not be able to catch up with Tom.
Onlara yetişebiliriz.We can catch them.
O bir yetiştirici.He is a farmer.
Bana yetişebilir misin?Can you catch me?
Bu raporu zamanında yetiştirmeye çalışırken epey zorlandım.I had a hard time trying to get this report finished on time.
Siz yetişkin insanlarsınız. Öyle hareket edin.You're grown men. Act like it.
Çocukların, genellikle yetişkinlerden daha yüksek bir vücut sıcaklığı vardır.Children generally have a higher body temperature than adults.
Sen ve ben her ikimiz de yetişkiniz.You and I are both adults.
Bir yetişkin gibi davranmak zorundasın.You have to act like an adult.
Bir yetişkin gibi davranman gerekiyor.You have to act like an adult.
Bir yetişkin gibi hareket etmen gerekiyor.You have to act like an adult.
Tom benimle birlikte yetişti.Tom grew up with me.
Yetişmen gereken bir otobüs var.You've got a bus to catch.
Bana daha sonra yetişebilirsin.You can catch me later.
Tom bir yetimi evlat edindi.Tom adopted an orphan.
Seni yetiştireceğim.I'll raise you.
Hiç kimsenin sana çocuğunu nasıl yetiştireceğini söyleme hakkı yok.No one has the right to tell you how to raise your child.
Tom bize yetişecek.Tom will catch up with us.
Ne tür bir çiftlikte yetiştin?What kind of ranch did you grow up on?
O şu rafa yetişti.He reached that shelf.
Tom Mary'ye yetişmeye çalıştı.Tom tried to catch Mary.
Tom trene yetişmek için acele ediyordu.Tom is in a hurry to catch the train.
Otobüse yetişmek onların üç saatini aldı.It has taken them three hours to catch the bus.
Ne yazık ki o, kasabadayken ona yetişmedin.It's a pity that you didn't catch up with Tom while he was in town.
Tom'a asla yetişmeyeceğimizi söyledin.You said we'd never catch Tom.
Tom'a yetişemeyeceğimi düşünüyorum.I think I'll never be able to catch up with Tom.
Tom Mary'ye yetişmeye çalışıyor.Tom is trying to catch up with Mary.
Belki acele edersen, trenine yetişebilirsin.Maybe if you hurry, you might be able to make your train.
Tom o kadar hızlı koştu ki ona yetişemedim.Tom ran so fast I couldn't catch him.
Lütfen yetişkinler gibi davranmaya başlar mısın?Would you please start acting like adults?
Şimdi, bana izin verirsen, yetişmem gereken bir otobüsüm var.Now, if you'll excuse me, I've got a bus to catch.
Tom'a yetişebilmemin hiç bir yolu yok.There's no way I can catch Tom.
Tom'a nasıl yetişeceksin?How are you going to catch Tom?
Hastalık nedeniyle çalışmalarımda çok geri kaldım, yetişmek için çok çalışmam gerekiyor.I missed a lot of work through illness, so I've a lot of catching up to do.
Siz önden koşabilirsiniz, ben daha sonra size yetişirim.You can run on ahead and I'll catch you up later.
Sadece biraz daha hızlı koşarsan, onlara yetişebileceksin.If you run just a little faster, you'll be able to catch up with them.
Bu yıl patates yerine mısır yetiştirmeyi düşünüyorum.This year I think I'll grow corn instead of potatoes.
Bu bana yetiyor.That's enough for me.
Yetişemiyorum. O kadar hızlı konuşuyor ki.I can't keep up. She's talking way too fast.
Ona yetişmemiz için Tom çok hızlı koştu.Tom ran too fast for us to catch up with him.
Tom çilek yetiştirmeyi deneyecek.Tom is going to try to grow strawberries.
Bir milyar yetişkin, okuma yazma bilmiyor.One milliard adults are illiterate.
Bin milyon yetişkin okuma yazma bilmiyor.A thousand million adults are illiterate.
Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmez.One thousand million adults are illiterate.
Tom bir yetişkin değil.Tom isn't an adult.
Biz Noel arifesini bizim yetişkin kızın evinde harcıyoruz.We're spending Christmas Eve at our grown daughter's house.
Sahip olduklarımızla yetinelim.Let's be content with what we have.
Bana laf yetiştirme.Don't give me any lip.
Ben pratik olarak yetişkinim.I'm practically an adult.
Ben uygulama olarak artık bir yetişkinim.I'm practically an adult now.
Ben artık neredeyse bir yetişkinim.I'm practically an adult now.
Ben aslında zaten bir yetişkinim.I'm practically an adult already.
Burada ot yetişmez.Grass doesn't grow here.
Bunu olgun yetişkinler gibi tartışabileceğimizi düşündüm.I thought we could discuss this like mature adults.
Kaç tane insan, yetişkin bir inek besleyebilir?How many people can you feed on an adult cow?
Tom Mary'nin nerede yetiştiğini merak ediyordu.Tom wondered where Mary had grown up.
2.30 trenine yetişeceğim.I'll catch the 2:30 train.