Ana içeriğe geç
Sözlük

yeti ile cümle

yeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.Supposedly he was told by some local planters about the difficulty of cleaning cotton.
Zannediyorsunuz ki para ağaçta yetişiyor.You think money grows on trees.
Her yıl sadece yüz yetişkin bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.Only a hundred adults a year get one of these diseases.
Bu salondaki herkes bir öğretmenden ya da bir yetişkinden etkilendi.Everyone in this room has been affected by a teacher or an adult.
İnsanlar gıda yetiştirip, onu yiyordu.People grew food, and they ate food.
Böylece rahatlık, konfor imdada yetişti.Thus arrived convenience.
Fakat o zamanlarda dahi büyükbaş hayvanlar doğal yöntemlerle yetiştirilmiyordu.But by then cattle were already raised unnaturally.
Dediğim gibi, sera gazlarının yüzde 18'i çiftlik hayvanı yetiştiriciliğiyle alakalı.As I said, 18 percent of greenhouse gases are attributed to livestock production.
Ama bu yetişkinler için de doğru.But that's true for adults too.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.And it can't result in healthy sexuality developing in young people or in adults.
Herşeyi düşünebilme yetisindeyim.I'm capable of thinking anything.
Burada yedek damarlar yetiştiriliyor.Here, replacement arteries are being grown.
Bir başka laboratuarda da bioreaktörler kullanılarak kemik yetiştiriliyor.Another lab is using bioreactors like this one to grow bone.
İnternet yaklaşık 100 trilyon linke sahiptir, ama bir yetişkinin beyni 300 trilyon linke sahiptir.Well, the Internet has over a 100 trillion links, and an adult's brain has 300 trillion links.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinOh yeah, echo -- this was just to get the children ready and the adults ready.
Bunlari yetiskinler icin yapmak zorunda kaldik.We had to do these for adults.
Ve hukuktan beşeri bilimlere kadar birçok insan yetiştirdik.And we produced a number of people in law, all the way to the humanities.
Üçüncüsü, şu fikir: araştırmacı yetiştirmek için araştırmacılar gerekir.Third, the idea of, it takes researchers to produce researchers.
Bu, çocuklarımı yetiştirmek istediğim türden bir dünya.That's kind of the world I'd rather raise my kids in.
Öncelikle size bu hücreleri laboratuvar ortamında nasıl yetiştirdiğimizi anlatayım.And let me tell you what it's like to grow these cells in the lab.
Aslında, HIV yaygınlık oranı yetişkinlerde yüzde 1,3.In fact, the HlV prevalence rate is 1.3 percent among adults.
Ve şimdilerde obez salgını var. Yetişkinlerin üçte ikisi ve çocukların %15'i.Now there is an epidemic of obesity: two-thirds of adults and 15 percent of kids.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.We may be raising an entire generation of deaf people.
Fakat gerçekte yüzde 65 yetişkinlikte olanlarda bile bir boynuz yapısı yoktu.But the actual subadult at 65 percent had no crest at all. So this was interesting.
Ama ilginç olan şu ki yetişkin Triceratops da aynı şekilde süngerimsi iç yapıya sahipti.But what was interesting was the adult Triceratops was also spongy.
Şimdi şunu biliyoruz: Torosaurus, Triceratops'un yetişkin halidir.So now we know that Torosaurus is actually a grown-up Triceratops.
Yetişkin bir adam ve bir kadın nasıl aynı evde yaşar?A fully grown-up man and<br />woman living in the same house?
Onlara yetişemedim.I couldn't keep up.
Şimdi, yetişkin bir adam neden karşınıza camları olmayan bir çerçeveyle çıkar ki?Now why would a grown man appear before you wearing empty frames on his face?
Kuzey Amerika'da her 13 dakikada yeteri kadar tahta yetiştiriyor olacağız.We'll grow enough wood in North America every 13 minutes.
İçine sadece görme yetisi olmayan birisini koyacagız ve oldu, değil mi?We just put a blind person in it and we're done, right?
Ve neden sadece Keith Wilkes gibi birisini almayıp ve olanla yetinilsin.Why not just take someone like Keith Wilkes and let it go at that.
Peki, bir yol için gereken biyoyakıtı, yol kenarındaki çimlikte yetiştirirsek nasıl olur?Well, what if we grew the biofuels for a road on the grass verge at the edge of the road?
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.So I'm a strong advocate of having grown-up conversations that are based on numbers and facts.
Yiyecek yetiştirmek, bir parça arsa üzerinde ki umurunuzda bile olmayan bir arsada?" (Gülüşmeler)A warrant for planting food on a piece of land that you could care less about?" (Laughter)
Bu 725 milyon domates fidesi yetiştirmeye yetecek alan demek.That's enough space to plant 725 million tomato plants.
Bir bitki yetiştirmek size 1,000, 10,000 tohum verecek.Growing one plant will give you 1,000, 10,000 seeds.
Bir dolarlık yeşil fasülye yetiştirmek size 75 dolar değerinde ürün vereceğinde.When one dollar's worth of green beans will give you 75 dollars' worth of produce.
İnsanlara kendi yiyeceğinizi yetiştirin demek benim hakikatım.It's my gospel, when I'm telling people, grow your own food.
Kendi yiyeceğini yetiştirmek kendi paranı basmaya benzer.Growing your own food is like printing your own money.
Ben sanatımı yetiştiriyorum.I grow my art.
Şayet çocuklar kıvırcık lahana yetiştirirlerse, çocuklar lahana yer.If kids grow kale, kids eat kale.
Şayet domates yetiştirirlerse, domates yerler.If they grow tomatoes, they eat tomatoes.
Karmaşık bir beyin sayesinde ilk defa hatırlama yetisi ortaya çıktı.A complex brain allowed, for the first time, a capacity for memory.
Bu çekimde görülen yetişkinin adı Caroh.Now in this footage, the adult is Caroh.
Bence çocukları avukat yerine girişimci olmak üzere yetiştirmeliyiz.I think we should be raising kids to be entrepreneurs instead of lawyers.
Girişimciler yetiştirmek istiyorsanız, bence bu yanlış.That's wrong, for me, if you want to raise entrepreneurs.
Neden sadece koşmakla yetinelim ki?Why just run around?
Okul bahçesini kullanarak sebze yetiştiriyoruz, herkes kendi sebzesini yetiştiriyor.And we use vegetables around the school ground, so they raise their own vegetables.
Keşke .... ! Hızır gibi yetiştin evlat ! Kung fu'n gerçekten harika !I wish .... ! you are so great, son ! your kung fu is really cool ! oldman, I got help also
Demek ki, bu sorunları ortadan kaldırmaya kudretimiz yetiyor.That then means that it's entirely in our power to deal with these problems.
Bir kez olsun yetişkinler gibi konuşabilir miyiz lütfen?Can we just please talk like adults for once?
Kudüs'te küçük bir muhitte yetiştim.I grew up in a small neighborhood in Jerusalem.
Birisi gerçekten yardıma ihtiyaç duyduğunda asla oraya yetişemedik.We never got there when somebody really needed us.
Geleneksel liderlik hikayeleriyle yetiştirilmiştim:I was raised with traditional stories of leadership:
Ve ayrıca liderlikle ilgili kişisel örneklerle yetiştirilmiştim.And I also was raised with personal examples of leadership.
Tamamen yeni bir şeydi ve daha önce kimse bunu denememişti, yetişkinler de dahil.It was completely new, and no one had done it before, including adults.
Eğer yetişkinler tarafından yapılsaydı yayımlanabilirdi." dedi.The work would be publishable if done by adults."
Batman yetim kalmıştı.;Batman was orphaned;
Hepinize şunu söylemeliyim: tüm ailemi buldum yetişkin hayatımda.I've just got to say it to you all: I found all of my family in my adult life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod