Evet, son bir projeyle bitireceğim, ve bu biraz daha yetişkin eğlencesi.So, I'm going to finish with one last project, and this is a little bit more of adult play.
Ve tam bağış yetiştirme sürecindeyiz artık.And we are now in the process of raising the full endowment.
Üzerinde "yetişkinliğe kabul töreni" yapabileceğiniz bir yer var.It has a space where you could have a bar mitzvah at the top.
Buna şuradan başlayalım: Kızlarımızı farklı şekilde yetiştirmeliyiz.And this is how to start: we must raise our daughters differently.
Oğullarımızı da farklı şekilde yetiştirmeliyiz.We must also raise our sons differently.
Erkekleri yetiştirirken onlara büyük hasar veriyoruz; onların insanlıklarını bastırıyoruz.We do a great disservice to boys on how we raise them; we stifle the humanity of boys.
Ya erkekler ve kızlar, parayı erkeklikle ilişkilendirmeden yetiştirilselerdi?What if both boys and girls were raised not to link masculinity with money?
Bunun sonucunda kızlarımız yetişkin olduklarında kendi arzularını göremiyorlar.And so, girls grow up to be women who cannot see they have desire.
Ya çocuklarımızı yetiştirirken, toplumsal cinsiyet yerine becerilerine odaklanırsak?What if in raising children we focus on ability instead of gender?
Ya çocuklarımızı yetiştirirken, cinsiyet yerine ilgi alanlarına odaklanırsak?What if in raising children we focus on interest instead of gender?
Yaban hayata girmeli ve kuş gibi yaşamalıyız Blu! Çocuklar köklerine bağlı yetişsinWe have to get out into the wild and be birds, Blu!
Yerel düşünüp, yerel davranma yetisine sahipsiniz.You have the capacity to act locally and think locally.
Yani, Dünya gezegenine aşık oluyoruz. Bu yetişkinliğe adım atmamızın bir parçası.That's one part of our transition into adulthood.
Ve şimdi size gosterecegim sey alt-öyküleri çekip çıkarabilme yetisi.And so what I'll show you now is the ability to pull out sub-stories.
Ben size yetişirim.I'll catch up.
Bunlar başına geldiyse... ...onu düzgün yetiştirmediğinden geldi!This only happened... because you didn't raise her properly!
Bunu her gün, bütün gün yapsam da yetişemem" dedi.I could do this all day every day and I can't keep up.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.What was interesting about the Austrian school is they actually grew up alongside Freud.
TED'e yeni kalçamı yetiştiremeyecektim.I wouldn't have my new hip for this TED.
Aynı zamanda kenarında da toplum için istiridye yetiştirciliği imkanı.And also showing oyster gardening for the community along its edges.
Peki, aynı çatı altında yetiştirilmiş tek yumurta ikizlerindeki durum nedir?What about identical twins who are raised in the same home environment?
Doğa ya da yetiştirme koşulları eşit.Their nature and their nurture are almost the same.
Büyük çoğunluk için, yetiştikleri çevre de birbiriyle aynı.And for the large part, their home environment has been the same too.
Büyüyüp, yetişkin bir fareye dönüştüğünde zayıf, kahverengi ve sağlıklı bir birey haline gelecektir.So it will be born and grow up to be an adult mouse that's thin, and brown, and healthy.
Bu sayede, huzurlu ve mutlu, stresle başa çıkabilen hayvanlar olarak yetişiyorlar.So they grow up to be well-adjusted animals who deal well with stress.
'Bunu gerçekten Londralılar ile sınırlı olduğunu görmek ve yetiştirilen erkekler için.'You see it is really confined to Londoners, and to grown men.
İdrak yetinize zarar veriyor.It really impairs cognition.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?And we're gonna talk about a highly technical thing.
Bunu genç çocuklarımızı yetiştiriş tarzımızdan görebilirsiniz.You can see it in the way we raise our young kids.
Yetiştirilmesi gerekn işleri olduğunda.When he has a deadline.
Bu sitenin içeriği yetişkinler için.The site has adult content on it.
Sadece 1'ler basamağına baksak yetiyor.That's just another way to write 17. Now we have a 2 here.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.We also have adult stem cells throughout our body.
- Bakýn, ikiniz de yetiţkinsiniz - Hadi baba, ikisini de patakla,- Now, look, youre both responsible adults - Come on, dad, smack their bottoms,
Ama Laura bir yetiţkin!Yeah, well Lauras an adult!
Hepsi yetiţkin!Theyre all adults!
Çünkü bu fikir öylesine basitti ki, ama evrenin tüm yapısını da açıklamaya yetiyordu.Because the idea was so simple, and yet it explains all design in the universe.
Kopyalamanın sonuçlarını düşünemez, çünkü düşünme yetisi yoktur, kopyalanan sadece verilerdir.It doesn't care about the consequences because it can't, because it's just information being copied.
Kendisi aslında,çarpan bir dokuyu bir çanakta yetiştirebilir.He can actually grow beating tissue in a dish.
Kalp yetmezliği kalbin tüm vücüda gerekenleri yetiştirememesi.Heart failure is essentially just saying that heart can not provide all of the needs for the body.
2000 metrekarelik alana kurulu çiftliğimizde, her şeyi yetiştirmemiz gerekiyordu.We had our own half-acre farm that we had to grow everything.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.When I breathed out, my CO2 fed the sweet potatoes that I was growing.
Deli gibi bitki yetiştiriyor,We were growing plants like crazy.
Tüm gıdalarımı kendim yetiştiriyordum.I had been growing all my own food.
Hayret vericiydi. Aynı zamanda bir plantasyonda mangrov da yetiştiriyorlar.They were also producing mangroves in a plantation.
Endüsti Devrimi, Prometheus bize dünyamızı aydınlatma yetisini kazandırdı.The Industrial Revolution -- and Prometheus -- has given us this, the ability to light up the world.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.It has also given us this, the ability to look at the world from the outside.
Amerika'da genel olarak yetişkin hayatımızı iki kısma bölüyoruz.Typically in America we've divided our adult life up into two sections.
Bu bizim bağımsızlık, kendi kendine yetme, otonomi gibi yetiştirilişimizin zıttı.This is the opposite of what we were built on: independence, self-sufficiency, autonomy.
Ben bu şekilde yetiştirilmedim.It's not the way I was brought up.
İyi bir Samaritan olmak üzere yetiştirildim ve öyleyim de.Basically, I was brought up to be a good Samaritan, and I am.
TED'e gelmek fırsatının yanısıra -- çok eğlenceli kelimeler söyleyebilme yetisidir! sözlüksel gibi.like lexicographical.
Yetimhane mi?Orphanage?
Bu yüzden evlat edinilmeden önce kaldığım yetimhaneden başlamak istiyorum.So, I want to start at the orphanage I was at before I was adopted.
Yetimhanedeki çocuklar çıldırıyordu.The orphanage was flipped upside down.
- 8000 çok az, yetiştiremeyiz.- We don't have time for 8,000!
Onlar hakikaten yetiştiler.They really caught up.
Ölüm Vadisi Amerika'nın en sıcak, en kuru yeri. Orada hiçbir şey yetişmez.Death Valley is the hottest, driest place in America, and nothing grows there.
Hiçbir şey yetişmez çünkü yağmur yağmaz.Nothing grows there because it doesn't rain.
Sorumlu yetişkenlere böyle davranılır.This is the way we treat people as responsible adults.