Ana içeriğe geç
Sözlük

yeti ile cümle

yeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom paketi yetimhaneye teslim etti.Tom delivered the package to the orphanage.
Yetimler yetimhaneye götürüldü.The orphans were taken to the orphanage.
Sen çocuklarını nasıl yetiştiriyorsun?How do you bring up your children?
O, çocuklarını nasıl yetiştiriyor?How does he bring up his children?
O, yetişkinler için bir gece okulunda okuyor.He studies in a night school for adults.
O dört çocuk yetiştiriyordu.She was raising four kids.
Onlar yetişkindiler.They were adults.
Tom'un üç yetişkin oğlu var.Tom has three grown sons.
Tom'un üç yetişkin çocuğu var.Tom has three grown children.
Bitkilerin yetişmek için güneş ışığına ihtiyacı var.Plants need sunlight to grow.
Turpların yetişmesi zor değildir.Radishes aren't difficult to grow.
O, trene yetişmek için yeterince şanslıydı.He was lucky enough to catch the train.
Ben o şekilde yetiştirilmedim.I wasn't raised that way.
Onun babası savaşta öldü ve annesi onu ve kardeşlerini kendi başına yetiştirdi.His father died in the war and his mother raised him and his siblings by herself.
Ben öyle yetiştirilmedim.I wasn't raised like that.
Michael zaten bir yetişkin ama henüz annesiyle yaşıyor.Michael is already an adult, but he still lives with his mother.
O sığır yetiştirmeyi öğrendi.He learned to raise cattle.
Senin Boston'da yetiştirildiğini düşündüm.I thought you were raised in Boston.
Tom ve Mary'nin üç yetişkin çocuğu var.Tom and Mary have three adult children.
Çim yetişmeden önce at ölür.Before the grass grows, the horse dies.
Biz hepimiz yetişkiniz.We're all adults.
Son otobüse yetişmiştim.I was in time for the last bus.
Okuyan bir çocuk düşünen bir yetişkin olur.A child who reads becomes an adult who thinks.
Eğrelti otları bu kadar kuru bir yerde yetişmez.Ferns won't grow in such a dry place.
Ben bizim yetiştirmediğimiz sebzeleri asla yemediğimizi hatırlıyorum.I remember when we used to never eat vegetables that we didn't grow ourselves.
Tom güller yetiştirdi.Tom grew roses.
Ananasın toprak altında yetiştiğini düşünen insanlar var.There are people who think pineapples grow underground.
Bu, çocuklar için değil, yetişkinler için olan bir filmdir.It is a film for adults, not for children.
Tom'un büyükannesi onu yetiştirdi.Tom's grandmother raised him.
Büyük bahçede, onlar sulu ve vitamin açısından zengin olan turunçgiller yetiştiriyorlar.In the big orchard, they grow citrus fruits that are juicy and rich in vitamins.
Sedirler nerede yetişir?Where do cedars grow?
Tom yarış güvercini yetiştiriyor.Tom raises racing pigeons.
Çocuklar çevrelerindeki yetişkinlerin yaptıklarını izleyerek öğrenirler.Children learn by watching what adults around them do.
Tom ve Mary yetinmeci bir yaşam tarzını benimsedi.Tom and Mary have adopted a minimalist lifestyle.
Tom bir katolik evde yetiştirildi.Tom was raised in a Catholic home.
Mary Katolik olarak yetiştirildi.Mary was raised Catholic.
Kakao ağaçları, yağmur ormanlarında yetişirler.Cacao trees thrive in rainforests.
Yetişkinler kendi aralarında konuşuyordu.The grownups were talking among themselves.
Bana yetişebileceğini düşünüyor musun?Do you think you can catch up with me?
Boston çocukları yetiştirmek için harika bir yer.Boston is a great place to raise kids.
Tom üç yaşındayken yetim kaldı.Tom was orphaned when he was three.
Yeni doğmuş bir bebeğin yüzde 70'i sudur. Yetişkinlerin yüzde 55-60'ı sudur.A newborn baby is 78 percent water. Adults are 55-60 percent water.
Yetişkinler gibi davran.Act like adults.
Tom zihinsel engelli yetişkinlerle çalışır.Tom works with mentally handicapped adults.
Biz henüz Tom'a yetişemedik.We haven't been able to reach Tom yet.
Henüz bununla yetinmiyoruz.We're not done with this yet.
Tom bana bir yetişkin gibi davranıyor.Tom treats me like an adult.
Tom'a yetişemiyorum.I can't catch up with Tom.
Sahip olduğumuzla yetinmek zorundayız.We have to make do with what we've got.
Çocuklarımı iyi yetiştirdim.I brought my kids up well.
Tahıl üretiyoruz ve hayvan yetiştiriyoruz: ördekler, kazlar, koyunlar, keçiler ve inekler.We grow grains and keep animals: ducks, geese, sheep, goats and cows.
Tom yavaşça sınıfın geri kalanına yetişiyor.Tom is slowly catching up with the rest of the class.
Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir.Adolescence is a period of transition between childhood and adulthood.
Yetişkinlerin katılması bekliyoruz.Adults are welcome to participate.
Tom çoğunlukla kendi kendini yetiştirmiş bir gitarist.Tom is a mostly self-taught guitarist.
Tom'la tanıştığımda zaten bir yetişkindim.I was already an adult when I met Tom.
Tenis oynamak için yetiştirildim.I was brought up playing tennis.
Bir mühendis olarak yetiştirildim.I was trained as an engineer.
Yetişkinler bazen komiktirler.Grownups are funny sometimes.
Çocuklarım artık yetişkin.My children are adults now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod