Ana içeriğe geç
Sözlük

yeti ile cümle

yeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sahip olduğunla yetinmek zorunda kalacaksın.You'll have to make do with what you've got.
Tam yetişmiş Afrika fili yaklaşık dört ton ağırlığındadır.A full-grown African elephant weighs about four tons.
Çocuklarımı yetiştireceğim böylece hurafeden korunmuş olacaklar.I will raise my children so that they will be protected from superstition.
Daha sonra ona yetişeceğiz.We'll catch up with him later.
Tom Mary'den onu ilk trene yetişmesi için vaktinde uyandırmasını istedi.Tom asked Mary to wake him up in time to catch the first train.
Tom arka bahçesinde gül yetiştiriyordu.Tom grew roses in his backyard.
Dan bir hala tarafından yetiştirildi.Dan was brought up by an aunt.
Dan yetimhaneye geri gitmek istemiyordu.Dan didn't want to go back to an orphanage.
Ben artık senin küçük kızın değilim. Ben şimdi senin yetişkin kızınım.I'm not your little daughter anymore. I'm now your adult daughter.
Ben bir yetişkinimI am an adult.
Tom ilk trene yetişmek için erken kalktı.Tom got up early in order to catch the first train.
Tom yetimhaneye geri dönmek istemiyordu.Tom didn't want to go back to the orphanage.
Bu, çocuk yetiştirmek için böylesine harika bir yer olurdu.This would be such a great place to raise kids.
Bu, çocukları yetiştirmek için iyi bir yer olurdu.This would be a good place to raise kids.
Tom büyük ebeveynleri tarafından yetiştirildi.Tom was brought up by his grandparents.
Yetişkin olmak kolay değil.It's not easy being an adult.
Spagettinin spagetti ağaçlarında yetiştiğini biliyor muydun?Did you know that spaghetti grows on spaghetti trees?
Ahşap ağaçlarda yetişmiyor.Wood doesn't grow on trees.
Ahşabı israf etmeyin. O, ağaçlarda yetişmez.Don't waste wood. It doesn't grow on trees.
İlk trene yetişebilmek için erken çıktım.I set out early so as to catch the first train.
Tom bu yıl mısır yetiştirmeye karar verdi.Tom decided to grow corn this year.
Eğer şimdi çıkarsak yetişmemiz kuvvetle muhtemel.If we leave now, we should make it.
O ucube bir kibrit kutusunda hamam böcekleri yetiştirir.That weirdo breeds cockroaches in a matchbox.
Yetişkin Amerikalıların yüzde altmış dokuzu ya aşırı kilolu veya obezdir.Sixty-nine percent of adult Americans are either overweight or obese.
Yetişkin Amerikalıların yüzde altmış dokuzu fazla kiloludur.Sixty-nine percent of adult Americans are overweight.
Yetişkinler her gün ne kadar süre televizyon izleyerek geçirir?How much time do adults spend watching television every day?
Onlara yetişmeye çalıştım ama sonunda geride kaldım.I tried to keep up with them, but eventually I fell behind.
Bu sabah ilk trene yetişmek için istasyona zamanında gidebildin mi?Were you able to make it to the station on time to catch the first train this morning?
Tom yetimhanenin bina fonuna katkıda bulunarak telafi etmeye çalışmıştır.Tom has attempted to make amends by contributing to the orphanage's building fund.
Bir palmiye ağacının dibinde palmiye fidesi yetişir.At the foot of the palm tree there grows a palm seedling.
ABD'de yetişkinlerin yüzde doksanının şimdi cep telefonları var.Ninety percent of adults in the United States now have cellphones.
Biletler yetişkinler için 5 dolar ve yaşlılarla çocuklar için 2 dolardır.Tickets are $5 for adults, and $2 for senior citizens and children.
Biletler yetişkinler için 30 dolar ve çocuklar için ücretsizdir.Tickets are $30 for adults and children are free.
Biletler yetişkinler için 30 dolar ve çocuklar için 15 dolar.Tickets are $30 for adults and $15 for kids.
Tom ucu ucuna yetişti.Tom barely made it in time.
Tom yürüyüşçülerin geri kalanına yetişti.Tom caught up with the rest of the hikers.
Tom sonunda Mary'ye yetişti.Tom finally caught up with Mary.
Kendi yiyeceğini yetiştirmeye çalışmalısın.You should try growing your own food.
Kendi yiyeceğini yetiştirmelisin.You should grow your own food.
Çocuklar yetişkinlerden öğrenirler.Children learn from adults.
Çocukların yetişkin gözetimine ihtiyaçları vardır.The children need adult supervision.
Çocuk yetiştirmek kolay değil.It's not easy raising children.
Tom Katolik olarak yetiştirildi.Tom was raised Catholic.
Bu domuzları kim yetiştirdi?Who raised these pigs?
Tom orkide yetiştirir.Tom raises orchids.
Yetişkin boyama kitapları son zamanlarda popüler hale geldi.Adult coloring books have become popular recently.
Mary muhafazakar bir ailede yetişti.Mary grew up in a conservative family.
Tom son trene yetişmek için deli gibi koştu.Tom ran like crazy to catch the last train.
Mary yetim bir bebek sincap buldu.Mary found an orphaned baby squirrel.
Yetişkin misin yoksa çocuk musun?Are you an adult or a child?
Bir çocuk yetiştirmek büyük bir iştir.Raising a child is a big job.
Tom yetiştirdiği sebzelerin çoğunu satar.Tom sells most of the vegetables that he grows.
Yetiştirilme yöntemim bu.That's how I was brought up.
Tom'un yetişecek bir uçağı var.Tom has a plane to catch.
Tom bana asla yetişmeyecek.Tom will never catch me.
O, benim nasıl yetiştiğim.That's how I was raised.
Tom'un yetişeceği bir otobüs var.Tom has a bus to catch.
Tom trene yetişmek için acele etti.Tom hurried to catch the train.
Trene yetiştin mi?Did you catch the train?
Tom son trene yetişmek için koştu.Tom ran to catch the last train.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod