yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlkimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeter.Ich intenzita je najsilnejšia na začiatku a najmenšia na konci.
Alman birliklerinin yeterli gıda maddesi ve mühimmat stokları vardır.Nemeckým silám chýbali zásoby aj posily.
Fakat bu gereken fonları toplamaya yeterli olmadı.Nemal však na ich presné zmeranie potrebné prístroje.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Kapacita ubytovania nie je dostatočná.
Ancak bu savaşlar yeterli bir çözüm olmamıştır.Vojnový stret však nepriniesol rýchle riešenie.
Birbirini destekleyen bu iki görüş, ressamın asıl amacını belirtlemek için yeterli değildir.Dnes sa takýto jednostranný pohľad na diela dvoch spisovateľov nepovažuje za postačujúci.
Yasa için başlatılan halk girişimi de yeterli çoğunluğa ulaşamamıştır.Integrovať sa do majoritnej spoločnosti sa im nepodarilo.
Ancak yarı finalde yeterli puanı alamayarak finale yükselemedi.Bez jeho existencie nemohol byť skôr dokončený úsek sprevádzkovaný.
Ancak bu zirai gelir sahiplerinin kazançları kendi geçimlerini idame ettirmeye dahi yeterli değildir.Ani tieto úspechy ale nepresvedčili jeho kolegov o správnosti jeho postupu.
Normalde oral antibiyotikler, dinlenme, basit analjezikler ve sıvılar tam çözüm için yeterlidir.Oralni antibiotiki, počitek, enostavni analgetiki in tekočine za popolno ozdravljenje zadoščajo.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Po navadi je potreben samo enkratni odmerek, za katerega na splošno velja, da je precej varen.
Dairesel hızlandırıcıda, parçacıklar yeterli enerjiye ulaşana kadar dairede dönerler.V krožnem pospeševalniku se delci gibljejo v krogu, dokler ne dosežejo zadostne energije.
Diğer bütün bilimler gibi fizik de bilimsel metodunun yeterli bir tanımı için bilim felsefesine dayanır.Fizika se, tako kot ostale znanosti, pri opisovanju znanstvene metode opira na filozofijo znanosti.
Boş yumurta kabuklar (sirke olarak bilinir) tanı için yeterli değildir.Prazne jajčne lupine (tako imenovane gnide) ne zadostujejo za diagnozo.
Ama bunun için sadece altın ve gümüş bolluğu yeterli değildir.Zlato in srebro se ne uporabljata.
Halkın ve komünistlerin yeterli desteğini sağlayamadı.Politika države in prostovoljnih skupin ni imela nobenega učinka.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Dnevno so opravili dve do tri vožnje.
Ancak ırkçılık kavramı, faşizmi açıklamada tek başına yeterli değildir.Roman je sicer veliko več kot le razkritje stalinističnega zla.
Eğer güç kaynağı ve yük yeterli akım geçişine izin verirse, kendine yetebilir ark oluşabilir.Če sta napajanje in obremenitev dovolj velika, lahko tudi tok ustvari obliko loka.
Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.K sreči se vse dobro izide in nič se ni spremenilo.
Posta servisi yeterlidir.Poslopje stare pošte je še ohranjeno.
Yağışlar yılın her ayında yeterlidir.Domačini pravijo, da dežuje le en mesec v letu.
Çocuklarına yeterli bakımı sağlayamayacağını düşünen aileler, çocuklarını yetimhanelere terk ediyorlardı.To je ljudem omogočilo, da so svoje otroke zapustili anonimno, da zanje skrbi sirotišnica.
Bazı ülkelerde kararın oybirliğiyle alınması gerekir, bazılarında ise çoğunluk kararı yeterlidir.Nekatere odločitve Svet še vedno sprejema s soglasjem, nekatere pa tudi z navadno večino.
Balede, yeterli erkek olmazdı.Tako kot BCPL je bil brez tipov.
Krizin oluşumunu engellemedeki önemli bir unsur doğru ve yeterli bilgi akışının sağlanmasıdır.Učinkoviti vzrok tvori nujni pojav, če so zadovoljeni potrebni in zadostni pogoji.
Üçlüyü görebilmek için küçük bir teleskop ya da bir dürbün yeterli olur.Za opazovanje je priporočljiv daljnogled ali teleskop.
Araçta bu süre için yeterli yiyecek ve içecek bulunuyordu.S seboj so vzeli doma pripravljeno hrano in pijačo.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Kruha ni bilo dovolj in velikokrat so bili lačni.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Letališče bo imelo bo CAT III-C sposobnosti.
Oteller tatil ve eğlence amacı için oldukça yeterli sayılır.Starejši ljudje prav radi poudarjajo razliko med praznično in delovno nošo.
Günlük kısa yürüyüşler yeterli olur.Reikalingai ilgi kasdieniniai pasivaikščiojimai.
Bu kurumlar, 1946'da, yeterli sayıda ülke anlaşmayı imzalayınca faaliyete geçmiştir.Šios organizacijos tapo veiksmingomis 1946 m., pakankamam šalių skaičiui ratifikavus susitarimą.
Guadeloupe Futbol Takımı'nda oynayabilmek için Fransız vatandaşı olmak yeterlidir.Gvadelupos futbolo klubai gali dalyvauti Prancūzijos futbolo taurėje.
Eğer y, x`e bağlıysa, sadece Δxin sıfıra yaklaşırken limiti almak yeterlidir.Kai y priklauso nuo x, pakanka apskaičiuoti ribą, kai tik Δx artėja prie nulio.
Yapıtın çekilmesi için önce 800.000 manat bütçe ayrılsa da bu yeterli olmadı.Nesurinkus reikalingo 300 tūkst. parašų kiekio, referendumas galėjo neįvykti.
Sadece öğrenmek ve bilmek yeterli değildir.Dėstyti ir aiškinti išmokti nėra sudėtinga.
İlaç tedavisi çoğu kez yeterli değildir ve antidepresan ilaçlar kullanılır.Esant metastazėms liga dažniausiai neišgydoma, tačiau skiriamas efektyvus gydymas priešvėžiniais vaistais.
Araçta bu süre için yeterli yiyecek ve içecek bulunuyordu.Jo metu būdavo suvartojamas didžiulis kiekis maisto ir gėrimų.
Operasyon yükselticileri yeterlidir.Ląsteliena gerina virškinimą.
Fakat yeterli ilgiyi görmez.Tačiau jie nesulaukė susidomėjimo.
D-pad işlevselliği her zaman yeterlidir.Priebalsis j visada minkštas.
Sistem tek turlu olarak uygulanıyorsa, adayların basit çoğunluğu sağlamaları yeterlidir.Jei nenurodyta kitaip, pakanka paprastos balsų daugumos Suvažiavimo sprendimams priimti.
Yiyecek, giyecek ve cephane yeterli düzeye getirildi.Juos apginklavo, maistu, šaudmenimis ir amunicija aprūpino Vokietijos kariuomenė.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Jokie metodai - spaudos draudimas, baudos, įkalinimas, ištrėmimas - nebegalėjo, atrodo, numalšinti kritikos.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Ėjo 2-3 kartus per mėnesį.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Yra tikima, kad jis gali suteikti žmogui turtą ir klestėjimą.
(Uzman Yeterlilik Tezi)(Techininė pergalė.)
Boş yumurta kabuklar (sirke olarak bilinir) tanı için yeterli değildir.Virti kiaušiniai (boiled) nėra populiarūs.
Günde iki kez dolaşmaya çıkarılması yeterlidir.Šerti reikėtų du kartus per dieną.
Trenler ya kullanılamaz durumda ya da yeterli kapasitede değildir.Motoriniai gebėjimai išsivysto pavėluotai arba visai neišsivysto.
Ancak Fransızlarda hâlâ Mata Hari'yi yakalamak için yeterli delil yoktu.Tačiau jų parodymuose nebuvo konkrečių įkalčių prieš K. Skučą.
Yine de bu yaklaşımları destekleyecek yeterlilikte kanıt bulunmuş değildir.Kaip bebūtų, nėra neabejotinų įrodymų, kad šie metodai efektyvūs.
Doğumdan itibaren ilk 6 ay için bebeğin anne sütü ile beslenmesi gerekli ve yeterlidir.Pirmąsias šešias savaites jie būna silpni, minta motinos pienu.
Selahaddin'in malî danışmanları bunu yeterli bulmadılar.Advaita vedantos pasekėjai nematė juose prasmės.
Yoğun ormanlardan çalılıklara, yeterli miktarda ağaç bulunan her yerde yaşarlar.Gyvena spygliuočių miškuose, kur daug drevėtų medžių.
Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.Reikia būti atidžiu ir darbščiu, tačiau norint išlaikyti šį kursą to nepakanka.
Hayatının ilk yılları hakkında yeterli bilgi yoktur.Tema elu esimesest kümnest aastast kuigi palju teada pole.
25 mg'da yeterli olabilmektedir.Toimeaine sisaldus 25 mg.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Muudel juhtudel piisab tavalisest häälteenamusest.

İlgili Sayfalar