Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Suyu yeterlidir.Voda je dragocjena.
Temelde, yetkili ad sunucuları internette yapılan sorgular için yeterlidir.U teoriji, autoritativni imenski poslužitelji su dovoljni za rad Interneta.
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.Sayid uspije popraviti prijemnik, ali ne uspijeva doći do signala zbog slabe baterije.
Öğrenci sayısı arttıkça binalar yeterli olmamaya başladı ve yeni binalar yapılması gerekti.Kako se klavir usavršavao tako su brojni graditelji nestajali a pojavljivali se novi.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Postoje li strojevi za zaustavljanje kretanja tijela?
Balede, yeterli erkek olmazdı.U Bayeru nije nastupao za prvu momčad.
Hastanın sedasyonu yeterli derinliğe ulaşınca tedavisi başlar.Kada se pacijent stabilizira, treba se odmah započeti s liječenjam.
İlkimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeter.A mnogi prvi bit će posljednji, i posljednji prvi.
Küçük bir bütçeyle çekilen film o yıllarda pek tutmadı ama yeterli bir gişe başarısı sağlandı.Film je zaradom pokrio budžet, ali bez velikog profita.
Çünkü en iyi niyete sahip olabilirsiniz ama yeterli bilginiz olmayabilir ve çok büyük hatalar yapabilirsiniz."Možda ćete se radi toga osjećati bolje, ali vas ne čini ništa mudrijim."
Bu kurumlar, 1946'da, yeterli sayıda ülke anlaşmayı imzalayınca faaliyete geçmiştir.Te organizacije počele raditi 1945. nakon što je sporazum ratificirao odgovarajući broj zemalja.
Çift yıldız olarak gözlemlenebilmesi için basit bir dürbün yeterlidir.Lako ga je moguće vidjeti u dvogledu kao mutnu zvijezdu.
Ancak bu tanım dünya mutfağını tarif etmekte tek başına yeterli değildir.Ta činjenica sama po sebi ne govori ništa o pomicanju kontinenata.
Fakat bu albüm de yeterli ilgiyi görmedi.Ovaj album također nije dobio dobre kritike.
Aşıyı nörolojik etkiler gibi komplikasyonlar arasında yeterli ilişki bulunmamıştır.Nema dostatnih dokaza o povezanosti cjepiva s neurološkim komplikacijama.
Ona göre, herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir.Jer ljudima činiti loše ne razlikuje se uopće od činjenja nepravde.
Bu karışıklığın sebebi hiç kuşkusuz kaynaklarda yeterli bilgi bulunmayışıdır.O tome razdoblju zbog nedostatka izvora ima vrlo malo sigurnih podataka.
Bazı ıslah etme çalışmalarına rağmen yeterli sonuç alınamamıştır.Unatoč dugotrajnim raspravama nije postignut nikakav napredak.
Yeterli param olsaydı, bu kamerayı alırdım.Da sam imao dovoljno novaca, kupio bih kameru.
Theo ve Adam yeterli sayıda şarkı yapmadıkları sürece konser vermemeye karar verdiler.Theo a Adam sa rozhodli, že nebudú robiť žiadne koncerty, kým nebudú mať dostatok piesní.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Jeho výpravu tvorilo iba 66 mužov.
Ayrıca aracın müretetbat kapsülüde yeterli koruma sağlamadığı görülmüştür.Tiež sa zistilo, že vozidlo je nedostatočne chránené.
4 Yeterli bir kompozisyon.Je4 s vyrovnanou hrou.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Občania majú mať slobodu a právo na majetok.
Tüm ziyaretçilerin yanında, günlük 75 $ yeterli para bulundurmaları gereklidir.Z celkového areálu je dnes takmer 75 ha prístupných návštevníkom.
Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.Ten sa však rozhodol svoj a nie len svoj osud zmeniť.
Güneş gözlükleri, yeterli olmadığından uygun değildir.Pri okuliaroch je extrémne dôležité aby sa nerosili.
Ancak yeterli seviyede değildir.Ale nie v takom množstve.
Ancak sönümlenme süresinin ihmal edilebilir olması yeterli sayılır.Je otázne, či bol dostatok času na evakuáciu.
Yeterli bir mesafeden bakıldığında hortumun tek bir boyutu yani hortumun uzunluğu görünecektir.Ak je hadica nazeraná z dostatočnej vzdialenosti, zdá sa, že má len jeden rozmer, dĺžku.
Fotonun enerji çalışma fonksiyonu daha az ise, o zaman metalden elektron çıkarmak için yeterli enerji taşımaz.Ak je energia fotónu menšia ako φ, potom fotón jednoducho nenesie dostatok energie na vyrazenie elektrónu.
Dolayısıyla vaadde bulunan kişinin hukukî fiil ehliyetine sahip olması yeterlidir.To znamená, že dotknutá osoba musí byť právne spôsobilá dať súhlas.
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun&nbsp kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.Ak objekt dostatočne zahrejeme, tak začne vyžarovať svetlo v červenom konci spektra.
Hizmet binası kendi binası olup, yeterlidir.Výšková budova je vysoká budova alebo stavba.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Na VŠE kompletne zastrešuje samostatný predmet E-commerce B2C.
Ayrıca her gemi için yeterli sayıda kürekçi de sefere katılmıştır.Pribudli tiež niektoré ďalšie lode.
Fakat bu komutanların yeterli muharebe deneyimi yoktur.Vrchný veliteľ však nemal žiadnu vojenskú skúsenosť.
İnsan yeterlilikleri kavramı bunları kapsıyor.Vlastný obsah týchto pojmov sa prekrýva.
2005 yazında seçimlere katılsa da yeterli oy alamayıp Bulgar parlamentosuna giremedi.Vo voľbách v roku 1992 však táto strana získala málo hlasov a nedostala sa do parlamentu.
Dahası, oy hakkı gerçek bir demokrasi için yeterli değildir.Mnohí teda namietajú, že to nebola ešte skutočná demokracia.
Başarılı olan bu test roket motorunun yeterliliğini kanıtlamıştır.Hlavným cieľom tejto skúšky bolo overenie funkčnosti motorov.
İlkimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeter.Ich intenzita je najsilnejšia na začiatku a najmenšia na konci.
Alman birliklerinin yeterli gıda maddesi ve mühimmat stokları vardır.Nemeckým silám chýbali zásoby aj posily.
Fakat bu gereken fonları toplamaya yeterli olmadı.Nemal však na ich presné zmeranie potrebné prístroje.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Kapacita ubytovania nie je dostatočná.
Ancak bu savaşlar yeterli bir çözüm olmamıştır.Vojnový stret však nepriniesol rýchle riešenie.
Birbirini destekleyen bu iki görüş, ressamın asıl amacını belirtlemek için yeterli değildir.Dnes sa takýto jednostranný pohľad na diela dvoch spisovateľov nepovažuje za postačujúci.
Yasa için başlatılan halk girişimi de yeterli çoğunluğa ulaşamamıştır.Integrovať sa do majoritnej spoločnosti sa im nepodarilo.
Ancak yarı finalde yeterli puanı alamayarak finale yükselemedi.Bez jeho existencie nemohol byť skôr dokončený úsek sprevádzkovaný.
Ancak bu zirai gelir sahiplerinin kazançları kendi geçimlerini idame ettirmeye dahi yeterli değildir.Ani tieto úspechy ale nepresvedčili jeho kolegov o správnosti jeho postupu.
Normalde oral antibiyotikler, dinlenme, basit analjezikler ve sıvılar tam çözüm için yeterlidir.Oralni antibiotiki, počitek, enostavni analgetiki in tekočine za popolno ozdravljenje zadoščajo.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Po navadi je potreben samo enkratni odmerek, za katerega na splošno velja, da je precej varen.
Dairesel hızlandırıcıda, parçacıklar yeterli enerjiye ulaşana kadar dairede dönerler.V krožnem pospeševalniku se delci gibljejo v krogu, dokler ne dosežejo zadostne energije.
Diğer bütün bilimler gibi fizik de bilimsel metodunun yeterli bir tanımı için bilim felsefesine dayanır.Fizika se, tako kot ostale znanosti, pri opisovanju znanstvene metode opira na filozofijo znanosti.
Boş yumurta kabuklar (sirke olarak bilinir) tanı için yeterli değildir.Prazne jajčne lupine (tako imenovane gnide) ne zadostujejo za diagnozo.
Ama bunun için sadece altın ve gümüş bolluğu yeterli değildir.Zlato in srebro se ne uporabljata.
Halkın ve komünistlerin yeterli desteğini sağlayamadı.Politika države in prostovoljnih skupin ni imela nobenega učinka.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Dnevno so opravili dve do tri vožnje.
Ancak ırkçılık kavramı, faşizmi açıklamada tek başına yeterli değildir.Roman je sicer veliko več kot le razkritje stalinističnega zla.
Eğer güç kaynağı ve yük yeterli akım geçişine izin verirse, kendine yetebilir ark oluşabilir.Če sta napajanje in obremenitev dovolj velika, lahko tudi tok ustvari obliko loka.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod