yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doktoraya eşdeğer Sanatta Yeterlilik aldı.За изследванията си получава докторска степен с отличие.
Yeterli bilgiye sahip olmayan pek çok kimse bugün hala bu eleştirilerin geçerli olduğunu düşünmektedir.Това е основателно, защото дори днес голяма част от тях остават слабо проучени.
Kültürleme başarılı olursa dilde, değer yargılarında ve mantıksal ritüellerinde yeterlikle sonuçlanır.Ако е успешна, енкултурацията има за резултат компетентност в езика, стойностите и ритуалите на една култура.
Biga ve Lapseki dolaylarında da yeterli bir teskilat yoktu.Не са получавали достатъчно храна и джобни.
Yeterli Muhammed çizimleri amacına ulaştı.Изготвени са съответните тахиметрически планове.
Köyde ilk ögretim okulu vardır Ama yeterli ögenci olmadıgından kapanmıştır.Пълната гимназия в града е закрита и остава само реалната.
Eğitimsel değerlendirme, eğitimsel ölçme sonucu bireyin yeterlilik düzeyinin belirlenmesine denir.Знание или равнище на образованието, което се преценява според степента на грамотност на възрастните.
Hastanın sedasyonu yeterli derinliğe ulaşınca tedavisi başlar.Когато лечението започне отрано, появяват се малко усложнения.
Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.Действията му обаче не са били достатъчни да отменят резултата.
Ancak "bu yeterli bir çözüm müydü?Казахме: Това е нещо, което можем да направим!
Mahallede yeterli sulama suyu yoktur.В страната няма достатъчно течащи води.
Ancak bu takviyelere karşın bu görev için yeterli bir kuvvet değildir.В тези условия, дори при желание от страна на мисията, тя няма нужните ресурси за нападение.
Etkin maliyet; tek bir kablo yeterlidir.Единственият недостатък на танкетата е едноместният корпус.
Bazı ülkelerde kararın oybirliğiyle alınması gerekir, bazılarında ise çoğunluk kararı yeterlidir.Решенията на Съвета се вземат с гласуване, като в повечето области е достатъчно квалифицирано мнозинство.
Balede, yeterli erkek olmazdı.Българите не разполагат с достатъчно офицери.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Кодът му за моторни превозни средства е Z. разширите.
Sadece beyaz kağıt yeterli.Само бяла хартия е достатъчна.
Tom'un istediği bir şeyi yapması için yeterli parası var.Том има достатъчно пари, за да направи това, което иска.
Şimdiye kadar bu alanların yıldız oluşumu için yeterli malzemeye sahip olamayacağı düşünülmüştü.Do tad se mislilo da ta područja nemaju dostatno materijala za oblikovanje zvijezda.
Suyu yeterlidir.Voda je dragocjena.
Temelde, yetkili ad sunucuları internette yapılan sorgular için yeterlidir.U teoriji, autoritativni imenski poslužitelji su dovoljni za rad Interneta.
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.Sayid uspije popraviti prijemnik, ali ne uspijeva doći do signala zbog slabe baterije.
Öğrenci sayısı arttıkça binalar yeterli olmamaya başladı ve yeni binalar yapılması gerekti.Kako se klavir usavršavao tako su brojni graditelji nestajali a pojavljivali se novi.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Postoje li strojevi za zaustavljanje kretanja tijela?
Balede, yeterli erkek olmazdı.U Bayeru nije nastupao za prvu momčad.
Hastanın sedasyonu yeterli derinliğe ulaşınca tedavisi başlar.Kada se pacijent stabilizira, treba se odmah započeti s liječenjam.
İlkimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeter.A mnogi prvi bit će posljednji, i posljednji prvi.
Küçük bir bütçeyle çekilen film o yıllarda pek tutmadı ama yeterli bir gişe başarısı sağlandı.Film je zaradom pokrio budžet, ali bez velikog profita.
Çünkü en iyi niyete sahip olabilirsiniz ama yeterli bilginiz olmayabilir ve çok büyük hatalar yapabilirsiniz."Možda ćete se radi toga osjećati bolje, ali vas ne čini ništa mudrijim."
Bu kurumlar, 1946'da, yeterli sayıda ülke anlaşmayı imzalayınca faaliyete geçmiştir.Te organizacije počele raditi 1945. nakon što je sporazum ratificirao odgovarajući broj zemalja.
Çift yıldız olarak gözlemlenebilmesi için basit bir dürbün yeterlidir.Lako ga je moguće vidjeti u dvogledu kao mutnu zvijezdu.
Ancak bu tanım dünya mutfağını tarif etmekte tek başına yeterli değildir.Ta činjenica sama po sebi ne govori ništa o pomicanju kontinenata.
Fakat bu albüm de yeterli ilgiyi görmedi.Ovaj album također nije dobio dobre kritike.
Aşıyı nörolojik etkiler gibi komplikasyonlar arasında yeterli ilişki bulunmamıştır.Nema dostatnih dokaza o povezanosti cjepiva s neurološkim komplikacijama.
Ona göre, herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir.Jer ljudima činiti loše ne razlikuje se uopće od činjenja nepravde.
Bu karışıklığın sebebi hiç kuşkusuz kaynaklarda yeterli bilgi bulunmayışıdır.O tome razdoblju zbog nedostatka izvora ima vrlo malo sigurnih podataka.
Bazı ıslah etme çalışmalarına rağmen yeterli sonuç alınamamıştır.Unatoč dugotrajnim raspravama nije postignut nikakav napredak.
Yeterli param olsaydı, bu kamerayı alırdım.Da sam imao dovoljno novaca, kupio bih kameru.
Theo ve Adam yeterli sayıda şarkı yapmadıkları sürece konser vermemeye karar verdiler.Theo a Adam sa rozhodli, že nebudú robiť žiadne koncerty, kým nebudú mať dostatok piesní.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Jeho výpravu tvorilo iba 66 mužov.
Ayrıca aracın müretetbat kapsülüde yeterli koruma sağlamadığı görülmüştür.Tiež sa zistilo, že vozidlo je nedostatočne chránené.
4 Yeterli bir kompozisyon.Je4 s vyrovnanou hrou.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Občania majú mať slobodu a právo na majetok.
Tüm ziyaretçilerin yanında, günlük 75 $ yeterli para bulundurmaları gereklidir.Z celkového areálu je dnes takmer 75 ha prístupných návštevníkom.
Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.Ten sa však rozhodol svoj a nie len svoj osud zmeniť.
Güneş gözlükleri, yeterli olmadığından uygun değildir.Pri okuliaroch je extrémne dôležité aby sa nerosili.
Ancak yeterli seviyede değildir.Ale nie v takom množstve.
Ancak sönümlenme süresinin ihmal edilebilir olması yeterli sayılır.Je otázne, či bol dostatok času na evakuáciu.
Yeterli bir mesafeden bakıldığında hortumun tek bir boyutu yani hortumun uzunluğu görünecektir.Ak je hadica nazeraná z dostatočnej vzdialenosti, zdá sa, že má len jeden rozmer, dĺžku.
Fotonun enerji çalışma fonksiyonu daha az ise, o zaman metalden elektron çıkarmak için yeterli enerji taşımaz.Ak je energia fotónu menšia ako φ, potom fotón jednoducho nenesie dostatok energie na vyrazenie elektrónu.
Dolayısıyla vaadde bulunan kişinin hukukî fiil ehliyetine sahip olması yeterlidir.To znamená, že dotknutá osoba musí byť právne spôsobilá dať súhlas.
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun&nbsp kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.Ak objekt dostatočne zahrejeme, tak začne vyžarovať svetlo v červenom konci spektra.
Hizmet binası kendi binası olup, yeterlidir.Výšková budova je vysoká budova alebo stavba.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Na VŠE kompletne zastrešuje samostatný predmet E-commerce B2C.
Ayrıca her gemi için yeterli sayıda kürekçi de sefere katılmıştır.Pribudli tiež niektoré ďalšie lode.
Fakat bu komutanların yeterli muharebe deneyimi yoktur.Vrchný veliteľ však nemal žiadnu vojenskú skúsenosť.
İnsan yeterlilikleri kavramı bunları kapsıyor.Vlastný obsah týchto pojmov sa prekrýva.
2005 yazında seçimlere katılsa da yeterli oy alamayıp Bulgar parlamentosuna giremedi.Vo voľbách v roku 1992 však táto strana získala málo hlasov a nedostala sa do parlamentu.
Dahası, oy hakkı gerçek bir demokrasi için yeterli değildir.Mnohí teda namietajú, že to nebola ešte skutočná demokracia.
Başarılı olan bu test roket motorunun yeterliliğini kanıtlamıştır.Hlavným cieľom tejto skúšky bolo overenie funkčnosti motorov.

İlgili Sayfalar