Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.K sreči se vse dobro izide in nič se ni spremenilo.
Posta servisi yeterlidir.Poslopje stare pošte je še ohranjeno.
Yağışlar yılın her ayında yeterlidir.Domačini pravijo, da dežuje le en mesec v letu.
Çocuklarına yeterli bakımı sağlayamayacağını düşünen aileler, çocuklarını yetimhanelere terk ediyorlardı.To je ljudem omogočilo, da so svoje otroke zapustili anonimno, da zanje skrbi sirotišnica.
Bazı ülkelerde kararın oybirliğiyle alınması gerekir, bazılarında ise çoğunluk kararı yeterlidir.Nekatere odločitve Svet še vedno sprejema s soglasjem, nekatere pa tudi z navadno večino.
Balede, yeterli erkek olmazdı.Tako kot BCPL je bil brez tipov.
Krizin oluşumunu engellemedeki önemli bir unsur doğru ve yeterli bilgi akışının sağlanmasıdır.Učinkoviti vzrok tvori nujni pojav, če so zadovoljeni potrebni in zadostni pogoji.
Üçlüyü görebilmek için küçük bir teleskop ya da bir dürbün yeterli olur.Za opazovanje je priporočljiv daljnogled ali teleskop.
Araçta bu süre için yeterli yiyecek ve içecek bulunuyordu.S seboj so vzeli doma pripravljeno hrano in pijačo.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Kruha ni bilo dovolj in velikokrat so bili lačni.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Letališče bo imelo bo CAT III-C sposobnosti.
Oteller tatil ve eğlence amacı için oldukça yeterli sayılır.Starejši ljudje prav radi poudarjajo razliko med praznično in delovno nošo.
Günlük kısa yürüyüşler yeterli olur.Reikalingai ilgi kasdieniniai pasivaikščiojimai.
Bu kurumlar, 1946'da, yeterli sayıda ülke anlaşmayı imzalayınca faaliyete geçmiştir.Šios organizacijos tapo veiksmingomis 1946 m., pakankamam šalių skaičiui ratifikavus susitarimą.
Guadeloupe Futbol Takımı'nda oynayabilmek için Fransız vatandaşı olmak yeterlidir.Gvadelupos futbolo klubai gali dalyvauti Prancūzijos futbolo taurėje.
Eğer y, x`e bağlıysa, sadece Δxin sıfıra yaklaşırken limiti almak yeterlidir.Kai y priklauso nuo x, pakanka apskaičiuoti ribą, kai tik Δx artėja prie nulio.
Yapıtın çekilmesi için önce 800.000 manat bütçe ayrılsa da bu yeterli olmadı.Nesurinkus reikalingo 300 tūkst. parašų kiekio, referendumas galėjo neįvykti.
Sadece öğrenmek ve bilmek yeterli değildir.Dėstyti ir aiškinti išmokti nėra sudėtinga.
İlaç tedavisi çoğu kez yeterli değildir ve antidepresan ilaçlar kullanılır.Esant metastazėms liga dažniausiai neišgydoma, tačiau skiriamas efektyvus gydymas priešvėžiniais vaistais.
Araçta bu süre için yeterli yiyecek ve içecek bulunuyordu.Jo metu būdavo suvartojamas didžiulis kiekis maisto ir gėrimų.
Operasyon yükselticileri yeterlidir.Ląsteliena gerina virškinimą.
Fakat yeterli ilgiyi görmez.Tačiau jie nesulaukė susidomėjimo.
D-pad işlevselliği her zaman yeterlidir.Priebalsis j visada minkštas.
Sistem tek turlu olarak uygulanıyorsa, adayların basit çoğunluğu sağlamaları yeterlidir.Jei nenurodyta kitaip, pakanka paprastos balsų daugumos Suvažiavimo sprendimams priimti.
Yiyecek, giyecek ve cephane yeterli düzeye getirildi.Juos apginklavo, maistu, šaudmenimis ir amunicija aprūpino Vokietijos kariuomenė.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Jokie metodai - spaudos draudimas, baudos, įkalinimas, ištrėmimas - nebegalėjo, atrodo, numalšinti kritikos.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Ėjo 2-3 kartus per mėnesį.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Yra tikima, kad jis gali suteikti žmogui turtą ir klestėjimą.
(Uzman Yeterlilik Tezi)(Techininė pergalė.)
Boş yumurta kabuklar (sirke olarak bilinir) tanı için yeterli değildir.Virti kiaušiniai (boiled) nėra populiarūs.
Günde iki kez dolaşmaya çıkarılması yeterlidir.Šerti reikėtų du kartus per dieną.
Trenler ya kullanılamaz durumda ya da yeterli kapasitede değildir.Motoriniai gebėjimai išsivysto pavėluotai arba visai neišsivysto.
Ancak Fransızlarda hâlâ Mata Hari'yi yakalamak için yeterli delil yoktu.Tačiau jų parodymuose nebuvo konkrečių įkalčių prieš K. Skučą.
Yine de bu yaklaşımları destekleyecek yeterlilikte kanıt bulunmuş değildir.Kaip bebūtų, nėra neabejotinų įrodymų, kad šie metodai efektyvūs.
Doğumdan itibaren ilk 6 ay için bebeğin anne sütü ile beslenmesi gerekli ve yeterlidir.Pirmąsias šešias savaites jie būna silpni, minta motinos pienu.
Selahaddin'in malî danışmanları bunu yeterli bulmadılar.Advaita vedantos pasekėjai nematė juose prasmės.
Yoğun ormanlardan çalılıklara, yeterli miktarda ağaç bulunan her yerde yaşarlar.Gyvena spygliuočių miškuose, kur daug drevėtų medžių.
Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.Reikia būti atidžiu ir darbščiu, tačiau norint išlaikyti šį kursą to nepakanka.
Hayatının ilk yılları hakkında yeterli bilgi yoktur.Tema elu esimesest kümnest aastast kuigi palju teada pole.
25 mg'da yeterli olabilmektedir.Toimeaine sisaldus 25 mg.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Muudel juhtudel piisab tavalisest häälteenamusest.
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Anna andeks, mees, aga see ei kõlaks õigesti.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Õigusvõime on õigussubjekti võime olla õiguste ja kohustuste kandjaks.
4 Yeterli bir kompozisyon.Lk 4 Ülle Lätte.
Buna rağmen çoğunun dişi insan tenine girebilecek yeterliliktedir.Samas on suurem osa tema kooriloomingust jõukohane vaid väga headele kooridele.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Mängu mängimiseks on vaja saada kasutajapoolne sisend.
Maçtan alınan 1 puan, United'ın lig tarihindeki 19. şampiyonluğuna ulaşması için yeterli oldu.Kohtumine lõppes 1-1 viigiga, mis tagas Unitedile rekordilise 19. meistritiitli.
Transferlerin yeterli olduğunu düşünüyoruz.Trammid on hästi vastu võetud.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Nad sigivad 2–3 korda aastas.
Operasyon yükselticileri yeterlidir.Toimib kuseeritust suurendavalt.
Camilla'nın sadece yeteneği yeterli mi?Kas heliteos on tonaalne?
Ancak bu kuvvetlerde partizanları yenmekte yeterli olmadı.Ometi ei suudetud partisanisõjapidajatest jagu saada.
İçme Suyu yeterlidir.Joogivesi on joomiseks sobiv vesi.
Test edilebilecek yeterlilikte belirli olmayan tahminler de kullanışlı değildir.Ka otsustused katsetulemuste adekvaatsuse üle ei ole otsesed.
Metaplastik ve endoservikal hücrelerin varlığı, transformasyon bölgesinin yeterli örneklendiğini gösterir.Peritsüüdid ja endoteeli rakud asuvad basaalmembraanis, kus toimub palju rakusiseseid ülekandeid.
Önceki yıllarda bu yeterlilik oranına ulaşan il sayısı 2004 ve 2005 yıllarında 13'te kalmıştı.Maailma karika arvestuses oli ta 2004 23. ja 2005 13.
Likidite bu nedenle yeterli nakit durumunu da ifade eder.Selle tulemusel omandab tindipiisk ka laengu.
Balede, yeterli erkek olmazdı.Semmelweisil oli vähe pooldajaid.
İlk kuruluşu hakkında yeterli bilgi yoktur.Esimeste omanike kohta pole midagi teada.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Kas kavatsused annavad tegutsemispõhjendeid?