Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.A jogviszony alanyai azok a személyek, akik jogok és kötelezettségek hordozói lehetnek.
Donanımları yeterli değildi.Felszereltsége hiányos volt.
Bunların sayısı küçümsenemeyecek kadar yeterlidir.Ennél azonban kevesebbet is elég vizsgálni.
Bazı manualistler yeterli seviyeye ulaşmak için 30 yıldan fazla çalışırlar.Sok fészket akár 30 évig is használnak.
Kanalizasyon şebekesi yeterli değildir.A fördőépületek nem elegendők.
Genellikle iki peş peşe kilit yeterlidir.Általában csak két fióka marad meg.
1983'te Ölünceye Kadar Seninim ve 1984'te Yalancı Şafak romanları yayımlandı fakat yeterli ilgiyi görmedi.1981-ben jelentkeztek a 33 Tage in Ketten című albummal, ezután sokáig semmi hírt nem lehetett hallani róluk.
Fakat bu konuda yeterli bilgisi olmayanlar, bu âcizler sırası gelince, aydınlanacaklardır.Uramra esküszöm, aki tudja a Láthatatlan titkait, bizony el fog jönni.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.A megállóhoz tartozik egy 400 helyes P+R parkoló.
Bu durum, Vichy Fransız ordularına köprüyü yok etmek için yeterli zamanı verdi.Viive antoi Vichyn Ranskan joukoille aikaa sillan hävittämiseen.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Se oli kaikkiaan 116.
Test edilebilecek yeterlilikte belirli olmayan tahminler de kullanışlı değildir.Ennustukset, jotka eivät ole tarpeeksi spesifisiä testattaviksi, eivät myöskään ole hyödyllisiä.
"Gelişmekte olan ülkelerin ilaç yasaları yeterli midir?".Pitäisikö rahoitusmarkkinoita säännellä tiukemmin?”
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.UTKP-Lan on Uuraisilla järjestettävä verkkopelitapahtuma.
Ayrıca tabyaların vurulmasının yeterli olmadığı ortaya çıkmıştı.Selvisi kuitenkin, ettei Slyde kuollutkaan iskusta.
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Mutta sisäinen ääni kertoo minulle, että se ei vielä ole oikeilla raiteilla.
İçme Suyu yeterlidir.Lähteen vesi on juotavaa.
Çok az miktarda enerji kaynaması için yeterli.Kierros vaatii vain pienen energian.
Ateşleme için çanta dışındaki pimi çekmek yeterli oluyordu.Paukkupatruunan ruuti riitti sen laukaisemiseen.
Suyu yeterlidir.Vedenlaatu on hyvä.
Almancaya ek olarak, mükemmel Fransızca konuşurdu ve İngilizceyi yeterli olarak bilmekteydi.Hän oli oppinut paremmin saksan kuin ranskan kielen ja puhui englantia todella hyvin.
Temelde, yetkili ad sunucuları internette yapılan sorgular için yeterlidir.Autoritääristen nimipalvelimien on vastattava kaikkialta Internetistä tuleviin kyselyihin.
Sadece kapatmak yeterlidir.Vain tassukarvojen leikkaaminen riittää.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Riittävän ravinnon saanti oli monesti ongelma, ja nälkää nähtiin ajoittain.
Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir.Malesia on energiantuotannossaan lähes omavarainen.
(İngiltere yeterli sayıda öğrenciye sınavı veremediğinden uluslararası karşılaştırmaya dahil edilmemiştir.)(Luvuissa ei ole mukana opiskelijoita.)
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Yliveteli → Vetelilähde?
Ayrıca Mehmed yalnızca karadan kuşatmanın yeterli olmayacağını düşünerek bir donanma hazırlatmıştı.Mehmed oli myös rakennuttanut laivaston, jotta kaupungin piiritys olisi täydellinen.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Tästä syystä nämä lääkkeet pitää ottaa 2–3 kertaa päivässä.
Ayrıca sürücü eğitimi için de yeterli süre yoktu.Ohjaamiseenkaan ei ollut saatu mitään koulutusta.
Koşumlanmaları için 14 kişi yeterlidir.Kolmisenkymmentä ässää pääsi 40 pudotukseen.
Genellikle iki peş peşe kilit yeterlidir.Pitkäruotisia aluslehtiä on tavallisesti kaksi kappaletta.
Buradaki 12. sınıf öğrencilerinin %64,4 kadarı yeterlik sınavı sertifikası almaya hak kazanmaktadır.43,3 % 12. vuosiluokan opiskelijoista oli suorittanut ylioppilastutkinnon.
(Uzman Yeterlilik Tezi)(Rykmentin määrävahvuus.)
Bu raporda görgü tanığı ifadelerinin tek başına yeterli olmadığı belirtilmiştir.Oikeus näki, ettei syytöksiin ollut tarpeeksi todisteita.
Yeterli derecede meyve ağaçları mevcuttur.Hedelmissä on pieniä määriä hedelmäestereitä.
Ama yeterli delil bulunmamaktadır.Riittäviä todisteita ei kuitenkaan löytynyt.
Posta servisi yeterlidir.Postivekseleiden käyttö oli laajaa.
Bu tarihte artık Teb askeri gücü, Hiksoslar'a meydan okumaya yeterli gücü toplamıştı.Tässä vaiheessa oli jo nähtävissä että Mäkinen olisi kovilla haastajien kanssa.
Bununla birlikte kurak geçmeyen yıllardaki yağış, ziraat için yeterli olmaktadır.Mutta koska pitkään aikaan ei ollut satanut, puro kuivui..
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.Luoti ei saa olla kokovaippainen, joten on käytettävä puolivaippaista luotia.
25 sorunun 15'una verilen doğru cevap 60 puan almak için yeterlidir.Näin muodostuvasta 60 kohdasta pitää hyväksyttyyn suoritukseen saada 45 oikein.
Parlamenterlere, yaptıkları bu iş karşılığında yeterli bir ücret ödenmelidir.Eduskunnan puhemiehelle maksetaan toimen asianmukaisen hoitamisen vaatima palkkio.
Fakat, yeterli kuvvet uygulanırsa, kişiyi geri itip düşürebilir de.Jos minulla olisi enemmän voimaa kuin vastustajallani, niin olisin toki voinut työntää hänet taaksepäin.
Günlük kısa yürüyüşler yeterli olur.Päivärahakaudet ovat lyhyitä.
Diğer yandan, sadece yükü bilmek de durumun tanımlanması için yeterli değildir.Pelkkä tieto kieltotaulun sisällöstä ei kuitenkaan riitä kiellon noudattamiseksi.
Birçok ülkede telif hakkı konusunda yeterli yasal düzenleme yoktur.Useimmissa Euroopan maissa ei kuitenkaan ole ryhmäkanteen mahdollistavaa lainsäädäntöä.
Bol bol zamanım var ama yeterli param yok.Minulla on paljon aikaa, mutta ei riittävästi rahaa.
Onun bir araba alması için yeterli parası yok.Hänellä ei ole varaa ostaa autoa.
İlkimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeter.Γιατί, ό,τι αρκεί στους πρώτους από εμάς, αρκεί και στους τελευταίους.
Bazı durumlarda, yüzmek veya sadece akıntıya kapılmak da yayılım için yeterli olabilmektedir.Σε κάποιες περιπτώσεις, το κολύμπι, η απλώς το ζώο μόνο του να επιπλέει, είναι αρκετά.
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Αλλά μια φωνή μέσα μου μού λέει πως δεν είναι ακόμα η πραγματική θεωρία.
Kullanım sırasında Nitril eldivenler giyilmelidir, lateks eldivenler yeterli koruma sağlamaz.Πολλοί επαγγελματίες τατουάζ χρησιμοποιούν γάντια χωρίς λάτεξ όταν είναι απαραίτητο.
Binası yeterlidir, İmar planı vardır.Είναι σχετικά νέος οικισμός και διαθέτει σχέδιο πόλεως.
(Bu konu elde yeterli delil ve belge olmadığı için resmi kurumlarca kabul görmemektedir.)(Ο πίνακας δεν είναι πλήρης, για κάποιες περιόδους δεν ανευρέθηκαν στοιχεία).
Suyu yeterlidir.Το νερό ήταν λιγοστό.
Dünyanın hıfzıssıhha önlemleri zayıf olan ve yeterli temiz suya sahip olmayan bölgelerinde daha yaygındır.Είναι πιο συνηθισμένο σε περιοχές του κόσμου με κακές συνθήκες υγιεινής και έλλειψη ασφαλούς ύδατος.
Yeterli mera ve otlaklara sahiptir.Έχει πολλούς λόφους και βουνά.
Bu raporda görgü tanığı ifadelerinin tek başına yeterli olmadığı belirtilmiştir.Χαρακτηριστικό της δίκης αυτής ήταν η έλλειψη μαρτύρων κατηγορίας.
Ancak bu kanıt yeterli değildir.Αλλά ο ισχυρισμός αυτός είναι ανεπαρκής.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yeterli ile cümle - Sayfa 42 - yeterli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App