yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Değişen Toplumda Öz-yeterlilik, 1995.Leppävirran Kunta, 1995.
Diğer yandan, sadece yükü bilmek de durumun tanımlanması için yeterli değildir.Pelkkä tieto kieltotaulun sisällöstä ei kuitenkaan riitä kiellon noudattamiseksi.
Birçok ülkede telif hakkı konusunda yeterli yasal düzenleme yoktur.Useimmissa Euroopan maissa ei kuitenkaan ole ryhmäkanteen mahdollistavaa lainsäädäntöä.
Bol bol zamanım var ama yeterli param yok.Minulla on paljon aikaa, mutta ei riittävästi rahaa.
Onun bir araba alması için yeterli parası yok.Hänellä ei ole varaa ostaa autoa.
İlkimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeter.Γιατί, ό,τι αρκεί στους πρώτους από εμάς, αρκεί και στους τελευταίους.
Bazı durumlarda, yüzmek veya sadece akıntıya kapılmak da yayılım için yeterli olabilmektedir.Σε κάποιες περιπτώσεις, το κολύμπι, η απλώς το ζώο μόνο του να επιπλέει, είναι αρκετά.
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Αλλά μια φωνή μέσα μου μού λέει πως δεν είναι ακόμα η πραγματική θεωρία.
Kullanım sırasında Nitril eldivenler giyilmelidir, lateks eldivenler yeterli koruma sağlamaz.Πολλοί επαγγελματίες τατουάζ χρησιμοποιούν γάντια χωρίς λάτεξ όταν είναι απαραίτητο.
Binası yeterlidir, İmar planı vardır.Είναι σχετικά νέος οικισμός και διαθέτει σχέδιο πόλεως.
(Bu konu elde yeterli delil ve belge olmadığı için resmi kurumlarca kabul görmemektedir.)(Ο πίνακας δεν είναι πλήρης, για κάποιες περιόδους δεν ανευρέθηκαν στοιχεία).
Suyu yeterlidir.Το νερό ήταν λιγοστό.
Dünyanın hıfzıssıhha önlemleri zayıf olan ve yeterli temiz suya sahip olmayan bölgelerinde daha yaygındır.Είναι πιο συνηθισμένο σε περιοχές του κόσμου με κακές συνθήκες υγιεινής και έλλειψη ασφαλούς ύδατος.
Yeterli mera ve otlaklara sahiptir.Έχει πολλούς λόφους και βουνά.
Bu raporda görgü tanığı ifadelerinin tek başına yeterli olmadığı belirtilmiştir.Χαρακτηριστικό της δίκης αυτής ήταν η έλλειψη μαρτύρων κατηγορίας.
Ancak bu kanıt yeterli değildir.Αλλά ο ισχυρισμός αυτός είναι ανεπαρκής.
Hak ehliyeti, hak sahibi olabilme, borç altına girebilme yeterliliğine sahip olmaktır.Ο δωρεοδόχος έχει ενοχικό δικαίωμα να αποκτήσει την κυριότητα του δωρουμένου πράγματος ή δικαιώματος.
Askı amaçlı kullanılabilir, o zaman 3 sarmal yeterlidir.Με αναγωγή των κατάλληλων θειεστέρων μπορεί να παραχθεί 3-μεθυλοπεντάνιο..
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.Η σκούρα κηλίδα του χρησιμεύει για να τρομάζει τους διώκτες του.
Hayatının ilk yılları hakkında yeterli bilgi yoktur.Δεν υπάρχουν πολλές πληροφορίες για τα πρώτα χρόνια της ζωής του.
Likidite bu nedenle yeterli nakit durumunu da ifade eder.Ο κασσίτερος πάντως συνέχισε να έχει εμπορική αξία.
Tüm bu işlemler için yeterli detaylara sahip olmak gerekir.Αλλά είναι πολλή δουλειά να πρέπει να φοράς όλα αυτά!
Bu karışıklığın sebebi hiç kuşkusuz kaynaklarda yeterli bilgi bulunmayışıdır.Η καταγωγή του είναι άγνωστη αφού δεν υπάρχουν διαθέσιμες αρκετές πληροφορίες.
DD: (Yetersiz veri): Üzerinde yeterli bilgi bulunmayan türler.Μέσοι όροι προσέλευσης. (*) Μη διαθέσιμες πληροφορίες.
Ayrıca tabyaların vurulmasının yeterli olmadığı ortaya çıkmıştı.Η μελέτη βρήκε επίσης ότι τα πρότυπα ασφαλείας για κάποιες μπαταρίες δεν ικανοποιούνταν.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Το αερόστατο τότε χρειάζεται μεταφορική άδεια τύπου C of A (πιστοποιητικό αξιοπλοΐας).
Elinde 280.000 asker vardı; Tüm ülkeyi savunmak için yeterli değildi.Han havde 280.000 mand til rådighed, hvilket ikke var nok til at forsvare hele landet.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.En enkelt dosis er normalt alt, hvad der kræves, og regnes generelt for at være ret sikker.
Sasaniler ilk Arap ordularının tehditlerine karşı hiçbir zaman yeterli bir direniş oluşturamadılar.Sassaniderne ydede aldrig nogen virkelig effektiv modstand mod de arabiske hæres pres.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Fond kan have rettigheder og forpligtelser.
Dünyanın hıfzıssıhha önlemleri zayıf olan ve yeterli temiz suya sahip olmayan bölgelerinde daha yaygındır.Det er mere almindeligt i de områder af verden med dårlige sanitære forhold og ikke nok rent vand.
Buna rağmen, Bu Williams için yeterli değildi.Men det var ikke Filip nok.
Bazı ilaçların yeterli kan seviyesine ulaşması 14-30 gün alabilir.Det kan tage 30 til 180 dage før symptomerne begynder.
Genellikle tek doz yeterlidir.Kun en enkelt dosis er nødvendig.
Kabilesinin bir üyesinin kaybı zaten yeterli değil mi?Er de ofre for en stammefejde?
Mahalleye ait otlaklar hayvancılık için yeterli olmaktadır.De frugtbare enge egnede sig godt for husdyrhold.
Yeterli Muhammed çizimleri amacına ulaştı.Lors rasende over Muhammed-tegninger.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.I de fleste af vandhullerne yngler der stor vandsalamander.
Testrallere gidilecek yerin adının söylenmesi yeterlidir, onlar isteyeni istediği yere götürebilir.Ved samme lejlighed kan dem der ønsker det blive sendt hjem.
Ben de onlara yeterli ilgiyi gösteriyordum.Jeg følte, at jeg havde en meget stor værdi.
15 yaşındaki oğlunun yöneticilik için yeterli olmadığını iddia etti.For hun blev jo ikke underdirektør som 15-årig for ingenting.
Alman savaş mekanizması uzun süren bir seferi ikmal yönünden desteklemekte yeterli olamadı.Den tyske hær kunne ikke forsynes i tilstrækkelig grad til et vedvarende felttog.
Eğer yeterli oyuncu varsa her takım kendi yastığını belirleyebilir.Når en titel vindes af et hold, er der bælte til hvert medlem af holdet.
Yeterli sayıda kulüp çıkamadığı durumlarda ligin düzenlenemediği olurdu.I mange situationer kan det gå galt, hvis der ikke trækkes trumf.
Suyu yeterlidir.Det drejer sig om vand.
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.At man ikke skyder, hvis vildtet er på klos hold, så et træffende skud vil ødelægge kødet.
Yeterli derecede meyve ağaçları mevcuttur.Frugtlegemerne sidder i tætte knipper.
1700 metrede rüzgâr yeterli değilse, 1900 metreye çıkılır.Hvis sigtbarheden kommer under 1.000 m, er det tåge.
Zor durumda kaldıklarında el ele tutuşup 3 kez Selena'nın adını söylemeleri yeterlidir.Han sukkede dybt og råbte Solons navn højt tre gange.
Altyapı Hizmetleri : Kasabanın içme suyu mevcut olup, kasaba için yeterlidir.For at skabe grundlag for byen, var det vigtigt at der var drikkevand i området.
Bu şekilde birkaç sürüş, genelde yeterli oluyor.Oftest er nogle få milliliter tilstrækkeligt.
Yalnızca tek uygulama yeterlidir.Praktri er derimod kun én af.
Mera alanı yeterli düzeydedir.Området er fyldt med høje.
B dakik, hızlı ve isteklidir, uyanması için bir defa dürtülmesi yeterli olur.Er noget temperamentsfuld vågen og vagtsom og den vil helst være afsondret i rugetiden.
Mağazalarda satılan çoğu kafes, yeterli büyüklükte değildir.De fleste bure, der købes hos dyrehandlere, er for små.
Bu, yeterli miktardan daha fazla.Det er mere end rigeligt.
Kullanım sırasında Nitril eldivenler giyilmelidir, lateks eldivenler yeterli koruma sağlamaz.Hanskene bør være av nitril, da latex-hansker ikke beskytter tilstrekkelig.
Politik ve stratejik kararlardaki bu hatalar, Tiberius'a yeğenini geri çağırmak için yeterli nedeni verdi.Hans feil i denne politiske bedømmelsen ga Tiberius grunn til å tilbakekalle sin nevø.
Ehliyet (hukuk), Hukukta hak ve borç sahibi olabilme yeterliliği.Utlån kunne skje mot pant i obligasjoner, fast eiendom og varer.
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.Sayid tar radioen og fikser den, men den har hverken signal eller mye batteri igjen.

İlgili Sayfalar