Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mahallede, ilköğretim okulu vardır fakat yeterli öğrenci olmadığı için eğitim yapılmamaktadır.Ei încearcă să deschidă o școală, dar nu au elevi suficienți.
4 Yeterli bir kompozisyon.4 este un număr par.
Kablosuz enerji için yeterlilik çok önemli bir parametredir.La energia electrică fără fir, eficiența este parametrul cel mai semnificativ.
Osmanlıların bütün Doğu Anadolu bölgesinde güvenliği sağlamak için yeterli güçleri yoktu.Turcii nu mai dispuneau de suficiente resurse umane în regiune pentru ca să poată apăra tot estul Anatoliei.
Fakat zaman da bu acıyı hafifletmede yeterli olamaz.De obicei, acestea au rolul de a ușura durerea.
Ozanın, nerede doğduğu konusunda da yeterli bilgi yoktur.Ea îi spune că nimeni nu știe unde este el (ceea ce contrazice ce îi spusese ea mai devreme).
Başarılı olan bu test roket motorunun yeterliliğini kanıtlamıştır.Ancheta a confirmat funcționarea corespunzătoare a motorului.
Fakat yeterli ilgiyi görmez.Ea nu necesită prea multă îngrijire.
Uzun Biçim kategorisinde bu yıl ödülü destekleyecek yeterli aday vardı.Categoria „formă lungă” nu a primit suficiente nominalizări pentru ca un premiu să fie acordat în acei ani.
Küçük bir bütçeyle çekilen film o yıllarda pek tutmadı ama yeterli bir gişe başarısı sağlandı.Acum câțiva ani ne gândeam la un film cu un buget mic, sau chiar inexistent.
Dahası, oy hakkı gerçek bir demokrasi için yeterli değildir.Astfel, doar tradiția autentică este chezășia unei societăți democratice.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Odihna la pat nu este de ajutor.
2017'de tekrar seçime girsede oy olarak yeterli çoğumluğu alamayınca köşesine çekilmiştir.În 2017 încă nu este totuși posibilă o evaluare precisă a proporției lor în cadrul rezistenței.
Bunlar için 13-16 hafta yeterli oluyor.Incubația durează 13-16 zile.
Hem İngilizcesinin çok yeterli olmayışı, hem de sakarlığı partinin altını üstüne getirmesine yetecektir.Nu cunoaște prea bine limba engleza.Vrea sa fie bogat si de aceea face orice pentru bani.
Hadrianus'un onu zehirlediği yönünde söylentiler olsa da, bunu ispatlayan yeterli delil yoktur.Unele lucrări sugerează că Hadrian ar fi otrăvit-o, însă nu există nicio dovadă.
İlkimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeter.Pentru prima valoare avem n posibilități de completare.
Ama bunun için sadece altın ve gümüş bolluğu yeterli değildir.Totuși nu se folosește aurul sau argintul.
Elinde 280.000 asker vardı; Tüm ülkeyi savunmak için yeterli değildi.Erau 1.500 de agenti pentru toata tara ceea ce era absolut insuficient.
İlk kuruluşu hakkında yeterli bilgi yoktur.Nu se cunosc prea multe despre această primă construcție.
Aldebaran, Ay tarafından örtülmesine yeterli olacak kadar tutulum düzlemine yakındır.Aldebaran este, într-adevăr, de două ori mai aproape de noi decât roiul.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Atunci va fi lipsă și foamete mare.
Kendi kendine yeterli bir ekonomiye sahip değildir.Ea nu are o viață proprie.
Saldırı yeterli planlama yapılmadan başladı.Atacul a început fără să fi făcut o planificare adecvată.
Yeterli su hayat için gerekli koşuldur.Apă suficientă este o condiție necesară pentru viață.
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Mégis egy belső hang azt súgja nekem, hogy ez még nem az igazi.
Tek başına bu koşullar faillerin soykırım yapması için yeterli değildir.Önmagukban ezek a feltételek nem elegendőek az elkövetők számára a népirtás elkövetésére.
Bir solucan deliği yeterli güç gelirse 38 dakika açık olur.A leghosszabb idő amíg a féregjáratot nyitva lehet tartani 38 perc.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Összesen 66 rész.
Bunu yapmak için de küçük bir valf yeterlidir.A megfigyeléshez kis távcső is elegendő.
Buna ilaveten, II. Şapur'un ordusu batıda yeni ele geçirilen yerleri tutmak için yeterli değildi.Emellett II. Sápúr erői elégtelenek voltak a meghódított nyugati területek megtartásához.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Emiatt védelem alatt áll.
Kitabın satışlarından aldığı gelir borçlarını ödemesi ve otel işlerini bırakması için yeterliydi.A könyvei bevételéből vissza tudta fizetni a tartozásait, és háta mögött tudta hagyni a szállodaipart.
İçme Suyu yeterlidir.Az ivóvíz kevés.
Buna rağmen, Bu Williams için yeterli değildi.Fülöp számára ez azonban nem bizonyult elegendőnek.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Többnyire egyszeri adag alkalmazása elegendő, és általában meglehetősen biztonságosnak tekintik.
Türkiye dünyanın beşinci en yüksek doğrudan kullanımlı jeotermal enerji yeterliliğine sahiptir.Törökország a geotermikus energia-potenciált tekintve a világon az ötödik helyen áll.
Doktoraya eşdeğer Sanatta Yeterlilik aldı.A dolgozatot doktorira alkalmasnak minősítették.
Tur: masada yeterli oyuncu bulunduğu sürece oynanır.Amíg ez sikerül, addig van joga a játékosnak az asztalnál maradni.
Ayrıca, sadece mikrolitre bazında örnek hacmi yeterlidir ve örnek geri kazanılabilir.Ezenkívül csak néhány mikroliter szükséges, és a minta kinyerhető.
25 mg'da yeterli olabilmektedir.25 mg felett jóval kisebb.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Évente 2-3-szor ellik.
Günlük kısa yürüyüşler yeterli olur.Napi fordulószáma alacsonynak mondható.
2005 yazında seçimlere katılsa da yeterli oy alamayıp Bulgar parlamentosuna giremedi.A 2011-es választásokkor nem tudott elegendő szavazatot szerezni és már nem jutott be a parlamentbe.
Bazı toplar çok uzun bazıları ise çok ağır diğerleri de yeterli ateş gücüne sahip değildi.Sok lelőhely túl kicsi, mások túl gyenge minőségűek.
Likidite bu nedenle yeterli nakit durumunu da ifade eder.Ugyancsak Kazinczy irt róla hosszabb életrajzot is.
Aslında bunun için X'in ] olması yeterlidir.Ekkor az X ez ε szerepét tölti be.
Ben de onlara yeterli ilgiyi gösteriyordum.Ez rám is nagy hatással volt.
Kalp pilinin amacı yeterli kalp atış hızını sağlamaktır.A szívciklus frekvenciája a szívritmus.
Saksı değişimi 5-6 yılda bir kere olsa yeterlidir.A magról vetett példányok 5–6 év alatt fordulnak csak termőre.
Bu süre acil bir iniş için yeterliydi.Eljött az idő a kényszerleszállásra.
Günde iki kez dolaşmaya çıkarılması yeterlidir.A hímnek naponta kétszer kell fordulni.
Araçta bu süre için yeterli yiyecek ve içecek bulunuyordu.A helyszínen ételt és italt osztottak.
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.Ezután már csak be kell gyűjteni őket.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Nem hiszem, hogy a hosszabb pihenő segíthetne.
Barlarda konser verdiler ancak yeterli ilgili görmediler.Eleinte csak kis klubokban játszottak, nem is figyeltek fel rájuk az emberek.
Etkin maliyet; tek bir kablo yeterlidir.Mindössze kétoldalas kotta, egyetlen ív.
Jenik bunu yeterli olmadığını söyler.Izzy azt mondja, hogy ez nem baj.
Hak ehliyeti, hak sahibi olabilme, borç altına girebilme yeterliliğine sahip olmaktır.Így a kölcsönadó törvényes jogot szerez az ingatlanra, a kölcsön visszafizetésének biztosítékául.
Ancak, Londra'ya dönmek için sabırsızlandı ve yeterli kanıt toplamadı.Végig kutatta Londont, de nem talált megfelelő anyagot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod