yeterli ile cümle
yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu küçük bir ev ama bizim için yeterli.Це маленький будинок, проте він нам підійде.
Yeterli param olsa, ben bu kitabı satın alabilirim.Якби в мене було достатньо грошей, я б могла купити цю книгу.
Yeterli param olsa, ben bu kitabı satın alabilirim.Якби в мене було достатньо грошей, я б міг купити цю книгу.
Bin yen yeterli midir?Тисячі єн достатньо?
Bin yen yeterli midir?Тисячі єн вистачить?
Yeterli mi?Цього достатньо?
Bu yeterli değil.Цього недостатньо.
Oldukça yeterli yardım ettin.Ти достатньо допоміг.
1000 yen yeterli mi?Тисячі єн достатньо?
1000 yen yeterli mi?Тисячі єн вистачить?
Yeterli param olduğunu sanmıyorum.Я не думаю, що в мене є достатньо грошей.
O yeterli olmalıydı.Цього мало б вистачити.
Yeterli sos var mı?Чи достатньо соусу?
Bu kadar yeterli!Все, досить!
Tamam Tom, bu yeterli!Добре, Томе, досить!
Bir dil yeterli değil.Однієї мови не достатньо.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Obvykle stačí jediná dávka, která je obecně považována za dostatečně bezpečnou.
Metformin yeterli değilse farklı bir sınıftan ikinci bir oral ajan kullanılabilir.Pokud metmorfin neúčinkuje dostatečně, může být předepsán k ústnímu podání další lék jiné třídy.
Jenik bunu yeterli olmadığını söyler.Kira odvětí, že to nestačí.
Bu yüzden yeterli hizmet götürülememektedir.Tím dojde ke spuštění příslušné obsluhy.
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Ale vnitřní hlas mi říká, že to ještě není to pravé.
Suyu yeterlidir.Dostatek vody je nezbytný.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Bylo jich však postaveno jen 66 kusů.
Ancak çabası yeterli olmadı.Jeho snahy však nebyly dostačující.
Ancak yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.İçme suyu yeterlidir.Vyžaduje dostatek vody, vhodné je přihnojení.
15 yaşındaki oğlunun yöneticilik için yeterli olmadığını iddia etti.Občan starší 15 let takto prokazoval, že není „příživník“.
Bu zararlı ışınların filtrelenmesi yeterli olur.Vhodné je ozařování ultrafialovými paprsky.
Doğum ve ölüm tarihleri bilinmiyor.Yaşamı hakkında yeterli bir bilgi yoktur.Datum narození a úmrtí není známé, stejně tak se nedochovaly žádné podrobnosti o jejím životě.
Tek başına bilinçlilik yeterli değildir.Samotné spoření nestačí.
Yeterli sıvı, özellikle su almak.Podávaním studených obkladů, a hlavně dostatkem tekutin.
Nadiren de olsa, bu kristaller insanın dikkatini çekmek için yeterlidir.Vzácné krystaly trvale vzbuzují pozornost sběratelů.
Mera alanı yeterli düzeydedir.Odrůda je vhodná do vyšších poloh.
Günde iki kez dolaşmaya çıkarılması yeterlidir.Stačí jednou dvakrát týdne vykartáčovat.
Bu bile yeterlilik sınırlarını zorluyordu.To také limituje její mohutnost.
Halkın ve komünistlerin yeterli desteğini sağlayamadı.Z akce nebyli podporováni komunisté a sociální demokraté.
Diğer bir deyişle, önermeler mantığı bir önermeyi birçok maksat için yeterli ayrıntıda analiz etmez.Zní: Nehledejte zlý úmysl tam, kde je dostatečným vysvětlením hloupost.
Yeterli sayıda tank savaşa sokulmadı.Tyto nádrže nemusely být před bojem odhozeny.
Bu noktada yeterli bilinçlendirme dünya çapında yapılmamaktadır.Tento článek nepokrývá téma dostatečně z celosvětového hlediska.
Fakat bu sınıflandırmanın kapsamı tam anlamıyla yeterli değildir.Tuto část výcviku rozhodně není dobré uspěchat.
Bunu ispatlamak için bir topolojinin sağlaması gereken üç koşulu denetlemek yeterli olacak.Pro účely simulace takových podmínek slouží tři zařízení.
Erdem ise bilgeliktir, yani kişinin kendine yeterliliği ile.Klient je veden k většímu sebeuplatnění – tedy k větší schopnosti být sám sebou.
Etkili bir uçaksavar savunması nedeniyle yeterli hava desteği de sağlanamamıştır.S leteckou podporou se vlivem silné protiletecké palby také nedalo počítat.
Veri yeterliliği bölümü öğrencinin sayısal düşünme becerisini ölçmeye yöneliktir.Protože učitelova důvěra odstranila pomyslné hranice studentových schopností.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Jedním ze zakladatelů embryologie je K.
Altıncı Ordunun yarma harekâtı için yeterli gücü olup olmadığı da şüpheliydi.Model měl vážné pochyby, zda je 9. armáda natolik silná, aby svěřené úkoly dokázala splnit.
Hannibal şimdi Roma üzerine saldırabilmek için yeterli silah ve insan gücüne gereksinim duyuyordu.Hannibal disponoval v této chvíli dostatečným vojskem, s nímž by mohl postupovat na Řím.
Öğrenci sayısı arttıkça binalar yeterli olmamaya başladı ve yeni binalar yapılması gerekti.Místnost brzy nepostačovala, žáků bylo mnoho a bylo zapotřebí postavit vlastní budovu.
Tedavi dehidratasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı içmeyi gerektirir.Měla by se podávat s dostatečným množstvím tekutin, aby se předešlo dehydrataci.
Bir WebStart uygulamasını kurmak için internet üzerindeki özel bir bağlantıya tıklamak yeterlidir.Pro otevření zprávy je vhodné použít externí webový prohlížeč.
Yaz turizmi için doğal güzellikleri yeterlidir.V létě je atraktivní turistika.
Fakat yeterli ilgiyi görmez.Nejeví příliš velký zájem.
İlk kuruluşu hakkında yeterli bilgi yoktur.O první části toho příliš nevíme.
Ama yeterli delil bulunmamaktadır.Přímý důkaz přesto chybí.
4 Yeterli bir kompozisyon.Tyčinek je 4 až mnoho.
İçme Suyu yeterlidir.K pití je nejvhodnější voda.
Arşivi kullanabilmek için milliyet.com.tr üyeliği yeterlidir.Pro spuštění multiplayeru je nutná elektronická registrace na EA.com.
Bazı ülkelerde kararın oybirliğiyle alınması gerekir, bazılarında ise çoğunluk kararı yeterlidir.V některých případech je ale vyžadováno jednomyslné rozhodnutí nebo kvalifikovaná většina.
Düşmanla itdalaşına girildiğinde düşman uçakları kaçmak için yeterli manevra yapmazlar.Nepřítel nesmí „vidět“ útočící letadla.
Çünkü; yeterli kanıt toplamamıştı.Ukázalo se však, že by jí nedokázaly pojmout dostatečné množství.
(Uzman Yeterlilik Tezi) ^ ^(Znalče srdcí!