yeterli ile cümle
yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bisikletçiler kavşakta yığılıp yeterli çoğunluğa ulaşınca kavşaktan geçerler.När tillräckligt många cyklister samlats vid korsningen, kunde cyklisterna ta sig genom korsningen i flock.
Suyu yeterlidir.Vattenkvaliteten är god.
Havalenin gerçekleşmesi için mevduat sahibinin bankaya talimat vermesi yeterlidir.Det är god sed att be om markägarens tillstånd att övernatta.
Ancak bu kupayı kazanmak için yeterli değildi.Detta räckte dock inte för seger.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.En Wi-Fi (internetuppkoppling) krävs för att spela detta läge.
Bu su mahallenin su ihtiyacını yeterli ölçüde karşılayamamaktadır.Då kommer vattennivån inte att räcka upp till den lägenheten.
Kendi kendine yeterli bir ekonomiye sahip değildir.Föreningen hade inte heller god ekonomi.
Bunun için ulusal kimlik kartı yeterlidir.Samma regler gäller för nationella id-kort.
25 mg'da yeterli olabilmektedir.Effekten kommer också att öka med 25 MWe.
Ayrıca sürücü eğitimi için de yeterli süre yoktu.Hon behövde inte heller ägna särskilt mycket tid åt läxläsning.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.Mintändaren är inte återsäkringsbar.
Ama bu önemli sonuç onun için yeterli değildi.Hans ursprung var nog så komplicerat utan detta.
Çünkü; yeterli kanıt toplamamıştı.Några gedigna kunskaper förvärvade han inte.
Ancak bu zirai gelir sahiplerinin kazançları kendi geçimlerini idame ettirmeye dahi yeterli değildir.Med andra ord räcker inte avkastningen till mer än ägarens uppehälle.
Fakat, yeterli kuvvet uygulanırsa, kişiyi geri itip düşürebilir de.Kommissionen kan dock, om den anser det nödvändigt, avböja från att vidta några åtgärder.
İlkimiz için yeterli olan, sonuncumuz için de yeter.Med åren blev han mindre av det första och mer av det sista.
Ancak bu kuvvetlerde partizanları yenmekte yeterli olmadı.Och mot de här killarna kan man helt enkelt inte vinna.
Oyma esnasında oluşan alet izlerinden yapım teknikleri hakkında henüz yeterli bir bilgiye sahip değiliz.Förr fanns inte den kunskap om materialteknik som ligger till grund för hur dagens utrustning är utformad.
Bu şirin köyün tarihine ait elimizde yeterli bilgi belge maalesef yoktur.Södra Halland Denna artikel om Sveriges historia saknar väsentlig information.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Räkan leker 2 till 3 gånger om året.
Tüm delege için yeterli imkanlara sahip 1.500 gazeteci için uluslararası bir basın merkezi.Міжнародний прес-центр для 1500 журналістів з відповідними можливостями для всіх делегатів.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Пізніше виявилось, що достатньо 66.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Здавалось, що жодна цензура, штрафи, ув'язнення та депортація не зможе зупинити критику.
Camilla'nın sadece yeteneği yeterli mi?Чи один лише талант допоміг Каміллі?
Bu geniş galaksilerin kurtulması için yeterlidir.Цього досить, щоб уникнути великих галактик.
İçme Suyu yeterlidir.Вода для пиття непридатна.
Sadece kapatmak yeterlidir.Зволоження цілком достатнє.
Suyu yeterlidir.Вода прісна.
Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir.Мальдіви — економічно відстала країна.
Bu karışıklığın sebebi hiç kuşkusuz kaynaklarda yeterli bilgi bulunmayışıdır.Непорозуміння з'являються тому, що на жодному з цих рівнів немає достовірних джерел інформації.
Her seferinde de karşılaşılan cevap "Anlamlı bir cevap için yeterli bilgi yok" şeklindedir.Кожен раз Мультивак відповідає: «Недостатньо інформації для змістовної відповіді».
Bu şirin köyün tarihine ait elimizde yeterli bilgi belge maalesef yoktur.Про вік цього гарного подільського села не залишилось ніяких історичних відомостей.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Було вирішено захищатися.
Yeterli çoğunlukla bu hükümet uzun sürmedi.Проте ця влада протрималась не довго.
Yeterli bir mesafeden bakıldığında hortumun tek bir boyutu yani hortumun uzunluğu görünecektir.Якщо дивитись на шланг з досить далекої відстані, то здається, що він має тільки один вимір — довжину.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.На сучасних трубах добре виходить більшість вентильних трелей.
Mağazalarda satılan çoğu kafes, yeterli büyüklükte değildir.Більшість кориці, яка продається в супермаркетах, насправді — касія.
Yeterli miktarda potasyum almanın en iyi yolu değişik türde yemekler yemektir.Щоб правильно годувати цих папуг потрібно пропонувати різноманітну їжу.
Bu kurumlar, 1946'da, yeterli sayıda ülke anlaşmayı imzalayınca faaliyete geçmiştir.Ці організації почали діяти в 1945 році після того, як достатня кількість країн ратифікувала угоду.
Ancak bu kupayı kazanmak için yeterli değildi.Однак цього було недостатньо для перемоги.
Aslında 14er araçtan oluşmaları gerekirken elde yeterli araç olmadığından her bölüğü 4 er tane dağıtıldı.Усього було сформовано 4 роти, кожна з яких повинна була за первісним штатним розкладом мати 14 машин.
Çünkü; yeterli kanıt toplamamıştı.Але його не підтримала більша частина знаті.
Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.Вона протестувала, але результат не змінився.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.Виходив 2-4 рази на місяць.
İki çeşit soru tipi vardır: problem çözme ve veri yeterliliği.Тут пропонується 2 типи питань: вирішення завдань і достатність даних.
Bildirimsel bilgi, bireyin kendi sahip olduğu yeterlilikler hakkındaki bilgisidir.Ви ж пам'ятаєте, що володіє світом той, хто володіє інформацією.
4 Yeterli bir kompozisyon.Комедія у 4 діях.
Yoksulluk sınırı, yeterli hayat standardında yaşayabilmek için gerekli olan minimum gelir miktarıdır.Межа бідності — мінімальний рівень доходу, який вважають адекватним у певний країні.
Fakat bu beni bir "İzlenimci" yapmak için yeterli değildir.Однак навіть цього не вистачає, щоб називати його «інтервенціоністом».
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Власником патенту на робота значиться дехто «Д. Б. Девіс».
Ancak bu takviyelere karşın bu görev için yeterli bir kuvvet değildir.Але проти Буу сили цієї трансформації було недостатньо.
Transferlerin yeterli olduğunu düşünüyoruz.Відомо, що інтерферонів багато.
Sistem tek turlu olarak uygulanıyorsa, adayların basit çoğunluğu sağlamaları yeterlidir.Для того, щоб бути обраним у другому турі, кандидат вже повинен отримати просту більшість голосів.
Almancaya ek olarak, mükemmel Fransızca konuşurdu ve İngilizceyi yeterli olarak bilmekteydi.Непогано володіючи німецькою і досконало знаючи французьку, він не терпів англійську мову.
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.З якихось нез'ясовних причин Ліна панічно боїться слимаків.
Ama genellikle hiçbiri bir müzik profesyoneli için yeterli değildi.Водночас жоден учасник колективу не був професійним музикантом.
(Uzman Yeterlilik Tezi) ^ ^(Освіта * Здоров'я).
Oyun yeterli rağbeti görmemiştir.Гра вiдбулась без глядачiв.
Bu kare hızları hareket hissi için yeterliydi, fakat kesintili hareket olarak algılanırdı.Цих частот передачі кадрів було досить для відчуття руху, але як плавний рух зображення не сприймалося.
Genellikle tek doz yeterlidir.Часто ефективною є одноразова доза вакцини.