yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yeterli param yok.Ik heb niet genoeg geld.
Bir tane içmek için tam yeterli vakit var.Er is precies genoeg tijd om er eentje te drinken.
Sadece bunun yeterli olduğunu umuyorum.Ik hoop alleen dat het genoeg is.
Günümüz veritabanları bu çapta büyüyen verileri tutmakta yeterli değildir.Faktycznie oskarżeni (oprócz jednego) nie byli tego dnia w Wierzchowinach.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Pojedyncza dawka jest zazwyczaj wystarczająca i uważana za bezpieczne rozwiązanie.
Ancak geride bıraktığı materyal, bu denli büyük bir proje için yeterli değildi.Jednak nie było na tyle gotowego materiału na tak ogromny projekt.
Dolayısıyla, yaklaşık 1000 °C'lik bir sıcaklık, FLiBe taşıyıcı tuzunun çoğunu geri kazanmak için yeterlidir.Dzięki temu temperatura 1000 °C wystarcza, aby odzyskać większą część soli nośnych FLiBe.
Ama bunun için sadece altın ve gümüş bolluğu yeterli değildir.W ten sposób ominęło go nie tylko złoto i srebro.
Suyu yeterlidir.Woda jest wodą.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Następnie wraz z 66.
Bu da Pasifik boyunca kaydedilmesi için yeterli oldu.Poziom źródła jest wystarczająco wysoki, aby był rejestrowany na całym Pacyfiku.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Połączenie internetowe jest potrzebne tylko do uruchomienia gry.
Bu, patojenlerin hastalığa neden olacak kadar yeterli sayıya ulaşma ihtimalini azaltır.To zmniejsza ryzyko osiągnięcia przez patogeny wystarczającej ilości, umożliwiającej wywołanie choroby.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Następuje to jednak zwykle późno i pisklęta mogą zginąć z głodu.
Ancak bu kupayı kazanmak için yeterli değildi.To nie wystarczyło do wygrania tego spotkania.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.2-3 razy dziennie należy również dokonać przeglądu ciała.
Yeterli para olmadığından bu gerçekleştirilemedi.Jednak z powodu braku pieniędzy do realizacji nie doszło.
Ancak bu kanıt yeterli değildir.Nie jest to jednak wystarczający dowód.
Ancak yeterli seviyede değildir.Nie stał jednak na zbyt wysokim poziomie.
Bir başka deyişle doktora bilimsel yeterlilik derecesidir.Wyższym stopniem naukowym jest stopień naukowy doktora habilitowanego.
Kendi kendine yeterli bir ekonomiye sahip değildir.Nie dbał o zapewnienie sobie wysokiego standardu ekonomicznego.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Tam przeszedł do obrony.
Bir milyon at, 300.000 kişilik ordu için yeterli olmanın yanında aşırı bir sayıdır.300 000 mieszkańców utrzymywało stosunkowo dużą armię w sile 40 000 żołnierzy.
Yeterli sayıda tank savaşa sokulmadı.Czołg nie brał udziału w walkach.
Doktorasını yapmış herkes o alanda eşit yeterliliktedir.Stopień doktora habilitowanego w tej samej placówce.
Günde iki kez dolaşmaya çıkarılması yeterlidir.Losowanie odbywa się dwa razy dziennie.
Burada tekrar muayene edildi ve bu kez akli olarak yeterli olduğu ve kişiliğinin bozulmamış olduğu görüldü.Musieli więc gonić wynik, lecz tym razem pokazali, że nie bez powodu są liderem I ligi.
Microsoft tarafından belirlenmiş konulardan sınavlara girmek suretiyle sertifikaya yeterlilik kanıtlanmalıdır.Przed przystąpieniem do egzaminu certyfikacyjnego Microsoft, należy się przygotować.
Bu süre acil bir iniş için yeterliydi.Zakończył się on awaryjnym lądowaniem.
Ancak yine de işlevlerini anlamak için yeterli veri yoktur.Jednak brak danych o jego działaniach.
Sadece kapatmak yeterlidir.Przybliżenie jest jednak wystarczające.
Mahalleye ulaşmak için Kayacı mahallesinde inmek yeterlidir.W miejscowości znajduje się przeprawa promowa na Wiśle do sąsiedniej Skawiny.
Koşumlanmaları için 14 kişi yeterlidir.Sklasyfikowanych zostało 14.
Indy'nin çift kişiliği olması yeterliydi sanıyorum" dedi.Od jej powodzenia zależeć będzie sukces Indy’ego.” .
Ancak bu tek başına yeterli olmayabilirdi.Być może jednak nie była ona jedyną.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Wody podziemne są w większości zasolone.
Geliş ziyaretçileri vize alabilmek için yeterli paraya (haftada 200 USD) sahip olmaları gerekmektedir.Do wypłaty minimum(10$)użytkownik potrzebuje kilku tysięcy wizyt.
Çünkü; yeterli kanıt toplamamıştı.Ci jednak nie odebrali materiałów dowodowych.
Bu yanıtlar da doğrudur, yine de hiçbiri öğrencinin test edilen akademik alandaki yeterliliğini kanıtlamaz.Pomimo prawdziwości, tożsamości tej nie można udowodnić używając jedenastu szkolnych aksjomatów.
Mera alanı yeterli düzeydedir.Teren rezerwatu leży na wysokości ok.
Yeterli mi?Wystarczy?
Yeterli mi?Czy to wystarczy?
Yeterli mi?Czy tyle wystarczy?
Camilla'nın sadece yeteneği yeterli mi?Var det endast talang som hjälpte Camilla?
İyileşmek için 21 gün kalmanın yeterli olduğu söylenmektedir.Det bedömdes kunna ta tjugo år för skadorna att läka.
Bunun için - O - kullanılması yeterlidir.Ändå – eller kanske just därför – tar den så bra.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.En enda dos är allt vad som krävs i vanliga fall, och anses i allmänhet vara säkert.
Bunlar için 13-16 hafta yeterli oluyor.De ruvas i 13–16 dagar.
Acıkan bir insan için cennet; her zaman yeterli yiyecek olan yerdir.Wadling beskrev detta hem som trångt och ständigt fyllt med människor.
Sadece kapatmak yeterlidir.Det räckte dock för Pürstl.
Bu su dolaşımının sağlanabilmesi için ağacın devamlı ve yeterli miktarda suya ihtiyacı vardır.För att driva dessa vattenhjul, behövdes en stadigvarande och betydande tillförsel av vatten.
Koşumlanmaları için 14 kişi yeterlidir.14 runstenar är funna.
Kuşkusuz tank personelinin panterler üzerinde yeterli deneyim edinmeleri sağlanamamıştı.Panzer I hade inte heller speciellt mycket att komma med när det gällde pansar.
Yeterli sıvı, özellikle su almak.För andra betydelser, se Živa Voda.
B-C-E-D ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Det är ett mindre fordon anpassat för B- körkort.
Posta servisi yeterlidir.Poststationens tjänsteutbud var begränsat.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.666 är även ett ymnigt tal.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.I de flesta tillflöden är vattenkvaliteten god.
Suyun bir bez ya da kumaştan filtre edilmesi çoğunlukla yeterlidir.Att filtrera vattnet genom en bit tyg är ofta tillräckligt.
Yalnızca tek uygulama yeterlidir.Torkning som enda åtgärd räcker inte.

İlgili Sayfalar