Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Türkiye dünyanın beşinci en yüksek doğrudan kullanımlı jeotermal enerji yeterliliğine sahiptir.Turkije heeft de 5de hoogste direct gebruik en capaciteit van geothermische energie in de wereld.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.666 is een overvloedig getal.
Alman birliklerinin yeterli gıda maddesi ve mühimmat stokları vardır.De Duitse compagnieën hadden munitie en voedsel voor slechts enkele dagen.
Bu süre acil bir iniş için yeterliydi.Ze zouden te lang hebben gewacht met het maken van een noodlanding.
Ancak bu kanıt yeterli değildir.Maar de aangevoerde reden lijkt niet voldoende.
İçme Suyu yeterlidir.Het water is drinkbaar.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.De meeste havens worden 2-3 maal per dag aangedaan.
Ayrıca B-C-E-D sınıfı ehliyetlerden birine sahip olmak yeterlidir.Voor het besturen van een bromfiets klasse B heeft men een rijbewijs AM nodig.
Transferlerin yeterli olduğunu düşünüyoruz.De overdracht was volledig.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Alle onderdelen van TGF zijn onmisbaar voor het maken van een game of applicatie.
Tehcirden sonraki ilk yıl aç kalmamaları için İnuitlere yeterli gıda takviyesi yapılmamıştır.Hierdoor hoeven ze tot de eerstvolgende lente geen voedsel te zoeken.
Balede, yeterli erkek olmazdı.Smelik was daarvoor niet de geschiktste man.
Yiyecek, giyecek ve cephane yeterli düzeye getirildi.In het dorp bevonden zich voedsel, kledij en munitie.
Ayrıca sürücü eğitimi için de yeterli süre yoktu.Het ontbrak niet zozeer aan bekwaamheid bij de bestuurders.
Savaşın sonlarına doğru imal edildiğinden uçak hakkında yeterli doküman yoktur.Er is zeer weinig informatie beschikbaar over de staat van het ontwerp aan het einde van de oorlog.
Tüm teknisyenler mesleki yeterlilikleri açısından bağımsız bir şekilde değerlendirilir.Amerikanen zijn onafhankelijk van hun dienstgraad benoembaar.
D-pad işlevselliği her zaman yeterlidir.De d-pad werd slechts weinig gebruikt.
(Uzman Yeterlilik Tezi) ^ ^(Een echte politieman.)
Kendi kendine yeterli bir ekonomiye sahip değildir.Hij verdient volgens zichzelf een onvoldoende.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Deze hebben de volheid van rechten en plichten.
Üçlüyü görebilmek için küçük bir teleskop ya da bir dürbün yeterli olur.Met een verrekijker of kleine telescoop is hij goed te zien.
Altyapı Hizmetleri : Kasabanın içme suyu mevcut olup, kasaba için yeterlidir.Waterreservoirs moesten de stad voorzien van voldoende schoon drinkwater en waterkracht voor de industrie.
Sadece kapatmak yeterlidir.Het slot is te bezichtigen.
Posta servisi yeterlidir.Het postkantoor is veel kleiner.
Yeterli para olmadığından bu gerçekleştirilemedi.Dat kon ook niet omdat geld ontbrak.
4 Yeterli bir kompozisyon.Vier is een hoofdtelwoord.
Yeterli sayıda tank savaşa sokulmadı.Geen enkele pantserwagen is in een gevecht uitgeschakeld.
Likidite bu nedenle yeterli nakit durumunu da ifade eder.Dit voert dus eveneens een cascade-aansprakelijkheid in.
Dolayısı ile 1 bulgu tek başına tanı koymak için yeterli değildir.Het is niet voldoende om een SLA eenmalig op te stellen.
Buna rağmen Hitler yeterli olup olmadığından şüpheliydi.Er heerste onzekerheid en verwarring over het feit of Hitler nog in leven was.
Yeterli çoğunlukla bu hükümet uzun sürmedi.Deze regering hield echter niet lang stand.
Ancak ırkçılık kavramı, faşizmi açıklamada tek başına yeterli değildir.De fascistische ideologie is niet uitsluitend rationeel van karakter.
Doktoraya eşdeğer Sanatta Yeterlilik aldı.Hij behaalde zijn doctoraat met grote onderscheiding.
Diğer konularda ise salt çoğunluk yeterlidir.Van deze zalmen zijn veruit de meesten chumzalmen.
Selahaddin'in malî danışmanları bunu yeterli bulmadılar.Haar Israëlische tegenhanger begreep dit onvoldoende.
Ancak bu savaşlar yeterli bir çözüm olmamıştır.Deze lijnen waren niet genoeg.
Askı amaçlı kullanılabilir, o zaman 3 sarmal yeterlidir.Sedumdaken kunnen in principe licht uitgevoerd worden; een substraatlaag van 3 cm kan voldoende zijn.
Kullanım sırasında Nitril eldivenler giyilmelidir, lateks eldivenler yeterli koruma sağlamaz.In een laboratorium zullen dus latex handschoenen geen bescherming bieden tegen dit extreem krachtige vergif.
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.Dit dient als schrikkleur om vijanden af te schrikken.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yeterli delil var diye görüş bildirmesine rağmen işlem yapılmadı.Uiteindelijk sprak de tuchtcommissie van de UEFA hem vrij bij gebrek aan voldoende bewijs.
Tunguzlar hakkında Türkiye'de yeterli çalışma yapılmamıştır.In Rusland waren geen voldoende controles op doping uitgevoerd.
Hat sanatının bir icazet veya yeterlilik diploması örneği.Een stilleven is een studiewerk of proefstuk voor de virtuositeit van de schilder.
Bunu yapmak için de küçük bir valf yeterlidir.De korte golf wordt ook voor deze doeleinden benut.
Bu yeterli.Dat is genoeg.
Yeterli mi?Is het genoeg?
Yeterli param yok.Ik heb niet genoeg geld.
Bir tane içmek için tam yeterli vakit var.Er is precies genoeg tijd om er eentje te drinken.
Sadece bunun yeterli olduğunu umuyorum.Ik hoop alleen dat het genoeg is.
Günümüz veritabanları bu çapta büyüyen verileri tutmakta yeterli değildir.Faktycznie oskarżeni (oprócz jednego) nie byli tego dnia w Wierzchowinach.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Pojedyncza dawka jest zazwyczaj wystarczająca i uważana za bezpieczne rozwiązanie.
Ancak geride bıraktığı materyal, bu denli büyük bir proje için yeterli değildi.Jednak nie było na tyle gotowego materiału na tak ogromny projekt.
Dolayısıyla, yaklaşık 1000 °C'lik bir sıcaklık, FLiBe taşıyıcı tuzunun çoğunu geri kazanmak için yeterlidir.Dzięki temu temperatura 1000 °C wystarcza, aby odzyskać większą część soli nośnych FLiBe.
Ama bunun için sadece altın ve gümüş bolluğu yeterli değildir.W ten sposób ominęło go nie tylko złoto i srebro.
Suyu yeterlidir.Woda jest wodą.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Następnie wraz z 66.
Bu da Pasifik boyunca kaydedilmesi için yeterli oldu.Poziom źródła jest wystarczająco wysoki, aby był rejestrowany na całym Pacyfiku.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Połączenie internetowe jest potrzebne tylko do uruchomienia gry.
Bu, patojenlerin hastalığa neden olacak kadar yeterli sayıya ulaşma ihtimalini azaltır.To zmniejsza ryzyko osiągnięcia przez patogeny wystarczającej ilości, umożliwiającej wywołanie choroby.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Następuje to jednak zwykle późno i pisklęta mogą zginąć z głodu.
Ancak bu kupayı kazanmak için yeterli değildi.To nie wystarczyło do wygrania tego spotkania.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yeterli ile cümle - Sayfa 37 - yeterli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App