Yeterli kahve yok.ليس هناك قهوة كافية.
Çünkü en iyi niyete sahip olabilirsiniz ama yeterli bilginiz olmayabilir ve çok büyük hatalar yapabilirsiniz."Porque você pode ter as melhores intenções, mas não ter informação suficiente e cometer grandes erros".
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Uma dose única é geralmente tudo o que é necessário e geralmente é considerada bastante segura.
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Mas uma voz interior me diz que ainda não é coisa real.
Bunun için ulusal kimlik kartı yeterlidir.Uma carteira de identidade nacional é suficiente para a entrada.
Okulda akıcı Rusça konuşmayı öğrendi ve matematikteki yeterliliğinde ödül aldı.Na escola, aprendeu a falar russo fluentemente, e foi premiada por sua proficiência em russo e Matemática.
Fakat bunlar Cizvitlere düşman olan hükümdarlara yeterli görülmemekteydi.Em verdade, ninguém demonstra ter nenhum caráter: dos probres oprimidos aos ricos opressores.
Yine 37 mm'lik tanksavar silahları da eski modeldi ve mühimmat yeterli değildi.De igual forma, as suas armas anti-tanque 37 mm PaK eram antiquadas e tinham poucas munições.
Tek başına bilinçlilik yeterli değildir.Por isso, a consciência sozinha, de longe, não é suficiente.
Bu, patojenlerin hastalığa neden olacak kadar yeterli sayıya ulaşma ihtimalini azaltır.Isto reduz a probabilidade dos patógenos virem a atingir um número suficiente para causar uma infecção.
Bunlar için 13-16 hafta yeterli oluyor.Isto significa que haverá entre 13 e 16 dias.
Birinci ve çoğunlukla en güç adım incelenecek materyalin yeterli bir kristalini elde etmektir.O primeiro e, muitas vezes mais difícil passo é obter um cristal adequado do material em estudo.
Takım olmaları buluş için yeterli kaynak olmayışından dolayı Eylül’e kadar uzadı.A equipe levou até setembro para fazê-lo, principalmente devido à falta de aparelhos de detecção adequados.
Ancak geride bıraktığı materyal, bu denli büyük bir proje için yeterli değildi.No entanto, não havia material suficiente para terminar de montar um projeto tão grande.
Sade dans enerjisiyle dinlemenizi sağlayacak kadar yeterli" diyor.Você precisa dançar para sentir sua energia".
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.A censura, as multas, e as detenções, não tinham, aparentemente, qualquer efeitos contra os críticos.
Boş yumurta kabuklar (sirke olarak bilinir) tanı için yeterli değildir.Encontrar ovos vazios não é suficiente.
Binası yeterlidir, İmar planı vardır.É bastante frequentada e tem uma estrutura hoteleira.
Ancak bunlar her biçimsel dili ayırmak için yeterli değildir, bkz.Porém, nem todas línguas bantas apresentam tais exceções.
Yeterli nedenler: Eğer x y’nin yeterli nedeni ise böylece x’in yeterli varlığı y’nin varlığını ifade eder.Exemplo: Para cada entidade X, se X existe, então há uma explicação suficiente do porquê X existe.
Kol egzersizleri yapmak yaşam kalitesini arttırmak için tek başına yeterli değildir.Realizar exercícios no braço isoladamente não aparenta melhorar a qualidade de vida.
İyileşmek için 21 gün kalmanın yeterli olduğu söylenmektedir.Eles são, então, deixados para curar por alguns dias.
Tatile gitmek için telefonla bir tatil jipi (Vacation Van) çağırmak yeterli.Tirar um período para repouso (férias).
Buna rağmen Hitler yeterli olup olmadığından şüpheliydi.Mesmo assim, Hitler expressou dúvidas sobre sua adequação.
Tüm teknisyenler mesleki yeterlilikleri açısından bağımsız bir şekilde değerlendirilir.Cada competência pode ser mensurada de acordo com as habilidades apresentadas pelo profissional.
Her zaman, bu elektronu uyaracak bir yeterli gerilim vardır(delinme gerilimi).É muito comum encontrar este tipo de aviso em mensagens eletrônicas (e-mails).
Ancak bu kanıt yeterli değildir.Mas, evidentemente, esta garantia não é suficiente....
Aşıyı nörolojik etkiler gibi komplikasyonlar arasında yeterli ilişki bulunmamıştır.Não existem evidências que associem a vacina a complicações como efeitos neurológicos.
Kalsiyumun iyi emilimi için yeterli miktarda D vitamini almış olmak gerekir.É preciso de um Pentium I para uma emulação rápida.
Bunlar özerklik (autonomy), yeterlik (competence) ve ilişkili olmadır (relatedness).O úmero e o fêmur não são alongados, nem as falanges.
Bazı manualistler yeterli seviyeye ulaşmak için 30 yıldan fazla çalışırlar.Alguns tannaitas, entretanto, estavam ativos em mais de uma geração.
Bu aktivitelerin türün yaşamlarını etkileyip etkilemediği konusunda yeterli bilgi yoktur.No entanto, não existem dados sobre o possível impacto destas na sobrevivência da espécie.
Bunun için - U - kullanılması yeterlidir.Desse modo, o -chtem muito pouco uso.
Yine de Sasaniler yeterli kaynağa sahip değildi.Os dois suecos não tinham quase dinheiro nenhum.
Uzun Biçim kategorisinde bir ödül verilmesi için yeterli aday bulunamadı.A categoria de Forma Longa não recebeu candidatos suficientes para um prêmio ser entregue.
Kerteriz almak: Gidilecek yer bulunulan yerde gözüküyorsa kendi başına yeterli olabilir.Minha resposta foi: Por todos os meios que você pode ter, mas você deve fazer isso sozinho.
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.Para isso só é preciso pular sobre ele.
Suyu yeterlidir.Boa qualidade de água.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Pessoa, portanto, é o homem sujeito de direitos e de obrigações.
Ancak "bu yeterli bir çözüm müydü?Eu pensei: 'Existe uma maneira melhor de dizer isso?
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.Existem atualmente 66.
Fakat bu sınıflandırmanın kapsamı tam anlamıyla yeterli değildir.Ainda assim, a classificação veio sem problemas.
Tam tesekküllü bir Sağlık ocağı vardır ancak yeterli sağlik personeli yoktur.Possui vacina altamente eficaz, mas não possui tratamento específico.
Fakat bu başlangıç yeterli olmadı ve kurum kısa bir müddet sonra resmen kapandı.Mas esse período de liberdade não durou muito e logo o suporte oficial cessou.
O yeterli değil mi?Is dat niet genoeg?
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.É dada 3 a 4 vezes ao dia.
Ama yeterli delil bulunmamaktadır.Faltam as evidências.
Indy'nin çift kişiliği olması yeterliydi sanıyorum" dedi.«Fraga diz ter dupla nacionalidade».
Çocuklarda kullanılması yeterli deneyim olmaması nedeniyle önerilmemektedir.O uso para crianças não é recomendado devido ao fato de não haver experiência clínica com crianças.
Searle’e göre, bu “Turing-Test” bir bilgisayarın düşünebildiğini göstermeye yeterli değildir.Assim, Searle conclui, que o Teste de Turing não pode provar se uma máquina pode pensar.
Bu süre acil bir iniş için yeterliydi.Mais uma vez, uma aterragem de emergência foi necessária.
Yeterli mera ve otlaklara sahiptir.Possui diversas cachoeiras e nascentes.
Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.Em grávidas seu uso não está totalmente elucidado por falta de estudos clínicos.
Tom'un yeterli parası yoktu.Tom não tinha dinheiro o suficiente.
Güneş gözlükleri, yeterli olmadığından uygun değildir.Een zonnebril is onvoldoende.
Yeterli alanı sağlamak, bir Yaşam Kütüphanesinin kütüphanecilerinin sorumluluğundadır.Het bieden van voldoende ruimte is verantwoordelijke taak van de bibliothecarissen van de levende bibliotheek.
Suyu yeterlidir.Voldoende water.
Bu bile yeterlilik sınırlarını zorluyordu.Toch had ook zijn invloed grenzen.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.Meestal is niet meer dan één dosis nodig, en dat wordt in het algemeen ook als heel veilig gezien.
Çünkü; yeterli kanıt toplamamıştı.Hij slaagde er niet in om voldoende informatie te verzamelen.