Ana içeriğe geç
Sözlük

yeterli ile cümle

yeterli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü; yeterli kanıt toplamamıştı.Но много данных и не подтвердилось.
Operasyon yükselticileri yeterlidir.Операционные усилители.
Ayrıca sürücü eğitimi için de yeterli süre yoktu.На обучение воинов не было времени.
Kopuk halatın birleşmesi için her kolun iki buçuk veya üç dikişi yeterlidir.Как правило, для обёртки каждой порции бунтила используется как минимум два-три листа.
Bazen sadece dilbilimsel çözümlemeler ipucu vermekte fakat bu da her zaman yeterli olmamaktadır.Обычно они улаживают разногласия путём компромисса, но это не всегда удаётся.
Dolayısıyla savunmada kalmak yeterliydi.Состоял в самообороне.
Fakat bu gereken fonları toplamaya yeterli olmadı.Однако, нужные средства собрать не удалось.
Hafif nötrinolar yeterli kütleye sahip olmadıklarından kayıp karanlık madde ile açıklanamazlar.Тёмная материя не ощутила замедления.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Что за силы направляют движение?
Yaz aylarının kısa geçmesine rağmen yeterli güneşlenme olanağı bulunur.Коротким летом на несколько месяцев невысоко поднимается полярное солнце.
Mahalleye ulaşmak için Kayacı mahallesinde inmek yeterlidir.На территории села имеются выхода на поверхность родников.
Burada tekrar muayene edildi ve bu kez akli olarak yeterli olduğu ve kişiliğinin bozulmamış olduğu görüldü.Сведений о том, как он выглядел тогда, и насколько был привлекателен, как наследство, не сохранилось.
Kuzey yamaçtaki kazılarda, arazinin dik olması ve tahribat nedeniyle yeterli bilgi elde edilememiştir.Столкнулся с землёй по неизвестной причине севернее Винь; возможно, сбит.
Yine de bu yaklaşımları destekleyecek yeterlilikte kanıt bulunmuş değildir.Однако, не существует достаточных доказательств, поддерживающих одну из этих точек зрения.
Ancak bunun için yeterli şartların oluştuğu geniş ortamlar gereklidir.Существует несколько вариантов дополнительных условий, которые делают их достаточными.
Çocuklarda kullanılması yeterli deneyim olmaması nedeniyle önerilmemektedir.Нет достаточного опыта применения его у детей.
Ancak bunlar her biçimsel dili ayırmak için yeterli değildir, bkz.Не все языки могут быть заданы с помощью КС-грамматик.
1941 yılında yeterli kadar top olduğu düşünülerek üretimi durduruldu.Серийное производство патрона было начато в 1941 году.
Artık lag shoot yapmanıza gerek yok, hasar vermek için direk skine vurmak yeterli.Нельзя применять для стрельбы патроны с усиленным зарядом пороха во избежание повреждения оружия.
İlk kuruluşu hakkında yeterli bilgi yoktur.Подробного отчёта о премьере не существует.
Yeterli bir hesaplama düzeyini göstermek için kullanılabilecek birkaç yöntem vardır.هناك عدد من الطرق التي يمكن استخدامها لشرح مستوى كافٍ من الحساب.
Bu başarılar ona tam zamanlı yazarlık yapabilmesi için yeterli geliri sağladı.منحته تلك النجاحات الدخل الكافي للكتابة بدوام كامل.
Diğer yandan, sadece yükü bilmek de durumun tanımlanması için yeterli değildir.إلا أنه على الجانب الآخر فإن مجرد معرفة الشحنة ليس وصفا كاملا للموقف.
Kitabın satışlarından aldığı gelir borçlarını ödemesi ve otel işlerini bırakması için yeterliydi.سمحت العائدات من مبيعات كتابه بسداد ديونه وبعدها ترك قطاع الفنادق.
Trenler ya kullanılamaz durumda ya da yeterli kapasitede değildir.وحينها كانت القطارات غير صالحة للاستعمال أو ليس لها القدرة الكافية على الاستعمال.
Tek bir doz genelde yeterlidir ve genellikle bunun güvenli olduğu kabul edilmektedir.إن جرعة واحدة هي عادة كل ما هو مطلوب، ويعتبر ذلك عموماً آمناً تماماً.
Tek başına bilinçlilik yeterli değildir.ومن ثم الوعي وحده لا يكفي بتاتا.
(Uzman Yeterlilik Tezi) ^ ^(الوصية الكبرى).
Ama yeterli delil bulunmamaktadır.عدم كفاية الأدلة.
Ancak bu kanıt yeterli değildir.ومع ذلك فإن الأدلة على ذلك ليست كافية.
Etkin maliyet; tek bir kablo yeterlidir.التكلفة بسيطة لوجود خط واحد فقط.
Test edilebilecek yeterlilikte belirli olmayan tahminler de kullanışlı değildir.كذلك فالتنبؤات التي لا تتناول جوانب محددة يمكن إخضاعها للاختبار ليست مفيدة بالمثل.
(Aslında 66 tanesi yeterlidir.ويبلغ عددها 66 مليون عداد.
Kanamayı kontrol için genellikle basınçlı sargılar yeterli olur.من المستحسن مراقبة ضغط الدم بانتظام.
Asıl borç ilişkisinin varlığı tek başına yeterli değildir.واجب الوجود لذاته لا لمعنى.
Dahası, oy hakkı gerçek bir demokrasi için yeterli değildir.نتيجة لذلك، لم يكن التنافس الانتخابي كافيًا للحديث عن ديمقراطية يمنية بشكل جدي.
Okulda akıcı Rusça konuşmayı öğrendi ve matematikteki yeterliliğinde ödül aldı.المدرسة, تعلمت اللغة الروسية بطلاقة، وتم منحها جوائز لكفاءتها في اللغة الروسية والرياضيات.
Bazı ilaçların yeterli kan seviyesine ulaşması 14-30 gün alabilir.قد تستغرق اعراض بدء المرض من 30 إلى 180 يوم.
80 yerleşim yerinde ise içme suyu bulunmakla birlikte yeterli değildir.ولكن لا يزال 780 مليون من سكان الارض لا يصلهم ماء صالح للشرب.
Sovyetler birliğinin halefi olan Rusya, büyük bir potansiyele sahiptir fakat yeterli kaynğa sahip değil.تمتلك روسيا – وهي تابعة للاتحاد السوفيتي – إمكانات عالية لكن التمويل صغير.
Günde 2-3 kez dışarı çıkarmak yeterlidir.ويؤخذ عادة 2إلى 3 مرات في اليوم.
İçme Suyu yeterlidir.إذا كانت المياه تكفي فقط للشرب.
Bu da birçok uluslararası otoritenin yöntemin yeterliliğini sorgulamasına yol açtı.وقد أدى هذا لمعظم السلطات الدولية على فعالية السؤال.
Hazırlık sınıfında İngilizce bilmeyen veya İngilizce seviyesi yeterli olmayan öğrenciler eğitim almaktadır.رغم ذلك في امكان الطلاب الذين لايعرفون اللغة الإنجليزية أو يعرفونها سطحيا الالتحاق بالجامعة.
Ancak bunun için yeterli şartların oluştuğu geniş ortamlar gereklidir.على هذا يجب احترام هذه المدن الكبرى التي تهيئ الظروف الملائمة.
Tedavi dehidratasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı içmeyi gerektirir.أما علاج المرض يتضمن شرب كمية كافية من السوائل لمنع الجفاف.
Fakat bu iş için yeterli maddi kaynak yoktu.مع ذلك، فإنه ليست هناك مصادر أكيدة لتمويل هذه المشروعات.
Kendi kendine yeterli bir ekonomiye sahip değildir.الشيء المهم بالنسبة لنا هو أن يكون لدينا اقتصاد يكفينا.
Ancak dinlenme tesisi yeterli değildir.ليس لمعامل الانكسار وحدة تميزه.
Suyu yeterlidir.جودة المياه.
Elektrik, telefon ve su durumu yeterlidir.وشكبة المياه والكهرباء، والهاتف وآبارها قليلة العمق.
Bölgede böcek direyi hakkında hiçbir yeterli bilgi yoktur.ليس هناك معلومات كافية عن إذا ما كانت الخلة آمنة .
Fakat bu gereken fonları toplamaya yeterli olmadı.لم يستطع جمع التوقيعات اللازمة.
Ama tutukluluğun belirli bir süreyi geçmesi halinde artık tek başına yeterli değildir.إذا لم يكن لديه جمهورا حقيقيا سواها كان هذا يكفي لبعض الوقت.
Fakat bu komutanların yeterli muharebe deneyimi yoktur.وعلى الرغم من هذا، لا يسمح كثير من القادة العسكريين بتلك التدريبات لطاقم الإسعاف.
Parmakla ilgili literatürdeki çalışmalar yeterli ve kapsamlı değildi.والأدلة العلمية في المعالجة اللُّبِّيَّة كانت ولا تزال ناقصة.
Sadece kapatmak yeterlidir.تعليقة على الكفاية.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.لم يستطع ازدياد الرقابة والغرامات والحبس والنفي خفض الانتقادات.
Uzay aracı bu yörünge için yeterli kaçış hızı ile gezegenler arası uzaya fırlatılmalıdır.وسوف تحصل مركبة الفضاء على سرعة هروب لإرسالها في طريقها إلى فضاء ما بين الكواكب.
Yeterli arkadaşın yok, değil mi?ليس لديك أصدقاء بما يكفي,أليس كذلك؟
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod