Demek istediğim, bu insanlar kendi kendilerine yeterliliklerini kaybetmişlerdi.I mean, those people lose their independence.
Bu kadarı yeterli[translated] That's enough.
Ancak, bu yeterli değildir; bunlar sadece yardımcı unsurlar, durumlardır.Those are just auxiliary, help conditions.
Ve bu, Harry, yeterli olmadığımı söylüyor.And this is Harry tellin' me it's not good enough.
Yüzde 40 yeterli.You are maxed at 40-percent spin.
Çünkü bir ülke bir kabloyla bağlandığında bunun yeterli olmadığını farkediyor.Because once a country gets plugged in by one cable, they realize that it's not enough.
Ama Peki ya sermaye yeterlilik oranları veya Basel bunu herkes anlaşmaları hakkında konuşuyor?But what about the capital adequacy ratios or Basel accords that everyone is talking about?
Bu da parça yükleme için yeterli izni verirThis also allows for adequate clearance when loading parts
Biz kesme yolu için yeterli boşluk bırakarak çene ortasına kelepçeWe clamp it at the center of the jaws leaving adequate clearance for the cutting path
Sebep ise yeterli para harcamamamız değil.And the reason is not that we're not spending enough money.
Bunu hatırlamanız yeterlidir.Remember that, and I think it'll become clear with a few examples.
Çalışmak için yeterli alan.Let me erase this up here.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.Not just is a ball in a cup.
Bir şekilde İngilizce çalışmaya zaman buldu ve bilgi teknolojilerinde yeterlilik kazandı.Somehow, she found time to study English and gain IT qualifications.
Yani zaten bir tür yapmaya yeterli bilim biliyorum çok tartışma ısıtılır.So you already know enough science to engage in kind of a very heated debate.
Sanırım şu kadarını söylemek yeterli: Testesteron'dan biraz bunalmıştık.Well let it suffice to say that we felt a bit overwhelmed with testosterone.
190 kilometre bir çok kişi için yeterli bir mesafedir.120 miles is a good enough range for a lot of people.
Bu kadarı yeterli, karıcığım.That's quite alright, wife.
Bu yeterli olur.That should do it.
Yapman mümkün değil. Yeterli paran yok."You know what, you're working on something that's too difficult.
Yeterli zamanın yok.It'll never happen. You don't have enough money.
Sadece y artı 3 eşittir 3/5x yazmak yeterlidir. Hâlâ nokta-eğim formumuz tam net değil.So you could just write y plus 3 is equal to 3/5x.
Eşitlemek için sadece bu denklemin iki tarafından da 3 çıkarmanız yeterli.You just have to subtract 3 from both sides of this equation to get to that one.
Eğer paraya ihtiyacın varsa, istemen yeterli."If you need money you have only to ask."
Yaptıklarımız yeterli değil.We're not doing enough.
Bu yeterli sebeb değil mi?That reason is enough right?
Ve sahip olamadığım, sahip olmak için yeterli olamadığım... ...birkaç şeyin özlemini hissettim.And I was longing for several things that I wasn't getting, or not getting enough of.
Yani, müziği sadece dinlemek yeterli olmaz. Onu bir şekilde yaratmanız gerek.So, you can't just listen to music, you have to make it somehow.
Kafalara nüfuz etmek yeterli değildir... ...akıllara nüfuz etmek gerekir.It's not enough to bash in heads You've got to bash in minds
Oldukça yeterli.Fair enough.
Sadece Min Seo Hyun için bakıyor 15 yıl,bu yeterli değil mi?Only looking at Min Seo Hyun for 15 years, it's not enough!
Gerçekten bunlardan herhangi biri bile vejetaryen olmaya yeterlidir.So really, any of these angles should have been enough to convince me to go vegetarian.
Açıkçası çalışmak için bir laboratuvara ihtiyacım vardı çünkü okuduğum okulda yeterli ekipman yoktu.Well obviously I had to find a lab to work at because I didn't have the equipment in my school.
Yeterli sistemleri ve denetimler, bir firma olmalıdır ve buna Belirli risk yönetimi sistemleri.A firm must have adequate systems and controls, and in particular risk management systems.
Sonuç olarak toplam 3 parametre bu Bayes ağı için yeterli.So, it's a total of 3 parameters for this Bayes network.
Bir milyar insanin yeterli yiyecegi yok.One billion people have not enough to eat.
Goruntuler yeterli degildi.Landscape was not enough.
En iyi çizimimi yaptım, bence yeterli oldu.Do my best to draw it, that's a decent job.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.I think there is enough intellectual power in this room to bring slavery to an end.
Ama bir kere bile görmen yeterli olabilir !But sometimes, experiencing just once is enough.
Bir kere bile yeterli !Just once is enough.
Bir kere ağır yaralanmak da aynı şekilde yeterli !The same can be said for seeing the divine light and getting hurt.
Ve gıdalara yeterli değeri vermiyoruz.And we don't value food.
Ve elektrotlar arasından geçen akım yeterli ısı üreterek bataryayı uygun sıcaklıkta tutar.And the current passing between the electrodes generates enough heat to keep it at temperature.
Ama bu tempo bizim için yeterli değildi.But the pace wasn't fast enough for us.
Bu miktarda enerji 200 Amerikan hanesinin günlük elektrik ihtiyacını karşılamak için yeterli.That's enough energy to meet the daily electrical needs of 200 American households.
Fakat onlar bile tam olarak yeterli değil.But they don't quite cut it.
Çıplak gözle görmenin yeterli olmayacağını gördüm.I realized that seeing with my naked eyes alone wasn't enough.
Yeterli kanıtlarımız varWe have adequate proof
Sadece güvenli yönergelerini takip etmeniz yeterlidir.It just has to follow safety guidelines.
Bunun yeterli miktarda telafi sağlamayacağını bir sürü fiziksel sebeplerle açıkladık.Gave a bunch of physical reasons why it wouldn't do a very good compensation.
Kullandığınız program ne olursa olsun sürükleyip bırakmanız yeterliWhichever program you're using, just drag and drop
Bütün bu başarı niye yeterli değil diye sorabilirsiniz.So with all this success, why isn't that good enough, you might ask.
Diyelim ki kişisel kredi sicil notun 500 olsa da yeterli.And maybe you just needed a 500 credit.
Eger siz 15 dakkika içinde düşünürseniz, yeterli olacaktır.If you have thought about it for 15 minutes, that should be enough.
Ve eğer yeterli param olursa, hepsini bu yıl bulmuş olacağız.And if I had enough money, we'd find them all this year.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.One or two euros was enough to make 20 percent of cars disappear from rush hours.
Topladıkları paranın dondurma için yeterli olduğunu görüyorlar.They figure that this will be enough money.
Neden, BİR saygın bir kişi yapmak için bıraktı beni pek yeterli var! 'Why, there's hardly enough of me left to make ONE respectable person!'
'Sen bir istiridye sabrını denemek için yeterli! "'You're enough to try the patience of an oyster!'