Ana içeriğe geç
Sözlük

yetenekli ile cümle

yetenekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Sadece ben ve 4 tane olağanüstü yetenekli engelli müzisyen.Только я и четыре удивительно одарённых инвалида-музыканта.
Sadece ben ve 4 tane olağanüstü yetenekli engelli müzisyen.רק אני וארבעה מוזיקאים בעלי מגבלה מוכשרים בצורה מדהימה.
Sadece ben ve 4 tane olağanüstü yetenekli engelli müzisyen.فقط أنا واربع من الموسيقين المعوقين الموهوبين بشكل استثنائي
Sadece ben ve 4 tane olağanüstü yetenekli engelli müzisyen.即興をするときは通常
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,Kultainen tukka ja silmät, komea punainen takki... Muita pelastaa lahjakas alkemisti-
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,Med gyldent hår, gyldne øjne og en rød kappe. Han redder andre, den talentfulde:
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,Med gyllene hår, gyllene ögon och en röd kappa. Han räddar andra, den talangfulle:
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,Με χρυσά μαλλιά, χρυσά μάτια, φοράει ένα κόκκινο παλτό, σώζει ιπποτικά άλλους, ο ταλαντούχος αλχημιστής,
Sarı saçlı, sarı gözlü, kırmızı paltosuyla görkemli, başkalarını dahice kurtaran o yetenekli simyacı,У него золотистые волосы, глаза, он одет в красный плащ, он спасает других, это талантливый алхимик
Şeyh gizlenmiş, o macera yararlı ve aktif bir katılımcı olduğunu ve o daha yetenekli olduğu gösterilir.시크로 위장하는 동안에는 적극적으로 모험에 참여해 도움을 줍니다 게다가 능력도 보통 이상입니다
Şeyh gizlenmiş, o macera yararlı ve aktif bir katılımcı olduğunu ve o daha yetenekli olduğu gösterilir.Travestita da Sheik, partecipa attivamente all'avventura e si rende utile, e mostra di essere più che capace.
Şeyh gizlenmiş, o macera yararlı ve aktif bir katılımcı olduğunu ve o daha yetenekli olduğu gösterilir.Vermomd als Sjeik blijkt ze een behulpzame, actieve en meer dan capabele participant in het avontuur.
Şeyh gizlenmiş, o macera yararlı ve aktif bir katılımcı olduğunu ve o daha yetenekli olduğu gösterilir.מחופשת לשיק, היא עוזרת ולוקחת חלק אקטיבי בהרפתקאה והיא מוצגת בתור בעלת יכולת.
Şeyh gizlenmiş, o macera yararlı ve aktif bir katılımcı olduğunu ve o daha yetenekli olduğu gösterilir.有能なキャラクターです。 しかし、いわば女性らしいゼルダ姫に戻るなり
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Acum, la ce vreau să ajung e că sunteţi cu toţii foarte inteligenţi, foarte tactili.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Co chciałem wykazać to, że jesteście bardzo bystrzy i uważni.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.여러분은 모두 참 영리하고 촉각도 발달했군요
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Lo que quiero probar ahora es que Uds. son todos brillantes, muy táctiles.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Maintenant, ce à quoi je voulais arriver, c'est au fait que vous êtes tous très brillants, très tactiles.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Quello cui voglio arrivare ora é... siete tutti molto brillanti, molto tattili.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Was ich jetzt erreichen will, ist, dass Sie alle sehr aufgeweckt sind, sehr taktil.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Сега, това, до което исках да стигна е, че сте много умни, много осезателни.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Я хотел бы подвести к тому, что вы все очень способны, очень искусны.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.עכשיו, הנקודה שרציתי להגיע אליה היא שכולכם חכמים מאוד, מאוד חדי תחושה.
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.والان, مااريد الوصول اليه هو انكم جميعكم حسيين
Song Seung Hwan Oldukça popüler ve yetenekli aktörlerle birlikte çalışıyoruz.Song Seung Hwan Kami punya banyak aktor yang memiliki popularitas yang tinggi dan kemampuan akting yang bagus
Song Seung Hwan Oldukça popüler ve yetenekli aktörlerle birlikte çalışıyoruz.سونغ سيونغ هوانلدينا الكثير من الممثلين الذين يحظون بشهرة عظيمة ومهارات تمثيلية عالية
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.Csak hogy világos legyen, ő rossz példa az alaptalan optimizmusra, mert ő tényleg különleges tehetség.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.이 조카 애가 낙관주의적 편견의 아주 안좋은 예라는 것을 분명히 하고 싶은데요. 왜냐하면 제 조카는 독특한 재능을 가지고 있으니까요.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.Z góry zapewniam, że to zły przykład optymistycznego nastawienia, bo jest wyjątkowo zdolny.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.ואני רק רוצה שזה יהיה ברור: הוא דוגמא גרועה ביותר להטיית האופטימיות מכיוון שהוא באמת מוכשר באופן יוצא מן הכלל.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.وأريد أن أوضّح بشكل تام أنهُ مثال سيّء تماماً عن الميل للتفائل، لأنه في الحقيقة موهوب بشكل فريد من نوعه.
Şunu açıkça belirtmek isterim o, iyimserlik eğiliminin oldukça kötü bir örneği, çünkü hakikaten çok yetenekli.彼は楽観主義バイアスとしては例外中の例外です だって特別に才能があるんですよ (笑い)
Tam şu an, bir yerlerde yetenekli bir eğitimci yaşamı değiştiren bir ders veriyor.Ahora, en algún lugar hay un educador con talento entregando una lección que cambia la vida.
Tam şu an, bir yerlerde yetenekli bir eğitimci yaşamı değiştiren bir ders veriyor.Chiar acum, undeva acolo e un educator talentat care predă o lecție ce inspiră.
Tam şu an, bir yerlerde yetenekli bir eğitimci yaşamı değiştiren bir ders veriyor.En ce moment-même, quelque part, un éducateur doué donne leçon qui change la vie.
Tam şu an, bir yerlerde yetenekli bir eğitimci yaşamı değiştiren bir ders veriyor.Ngay giờ đây, có một nhà giáo tài năng, đâu đó ngoài kia đang giảng bài giảng rất ý nghĩa.
Tam şu an, bir yerlerde yetenekli bir eğitimci yaşamı değiştiren bir ders veriyor.W tej chwili gdzieś na świecie utalentowany nauczyciel prowadzi lekcję zmieniającą życie.
Tam şu an, bir yerlerde yetenekli bir eğitimci yaşamı değiştiren bir ders veriyor.Где-то там трудится одарённый педагог, ведёт урок, который изменит чью-то жизнь.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.해마다 여름이면 재능있는 전 세계 100여명의 학생과 함께 모여서
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Elke zomer brengen we ongeveer 100 zeer getalenteerde studenten uit de hele wereld bij elkaar.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.És minden nyáron összehozunk körülbelül 100 nagyon tehetséges diákot a világ minden részéről.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Et nous réunissons chaque été une centaine d'étudiants très brillants, venus du monde entier.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.E todos os Verões reunimos cerca de 100 estudantes muito talentosos de todo o mundo
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.I gromadzimy każdego lata około 100 bardzo utalentowanych studentów z całego świata.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.In tukaj vsako poletje združimo približno 100 zelo nadarjenih študentov z vsega sveta.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Ogni estate mettiamo insieme un centinaio di studenti di talento provenienti da ogni parte del mondo.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Reunimos allí a unos 100 estudiantes muy talentosos de todo el mundo.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Și adunăm în fiecare vară aproximativ 100 de studenți foarte talentați din jurul lumii.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Wir bringen jeden Sommer 100 sehr begabte Studenten aus der ganze Welt zusammen.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Κάθε καλοκαίρι συγκεντρώνουμε περίπου 100 πολύ ταλαντούχους φοιτητές από όλο τον κόσμο.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.И всяко лято събираме около 100 много талантливи студенти от целият свят.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.Каждое лето мы собираем около сотни талантливых студентов со всего мира.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.ואנחנו מביאים יחדיו בכל קיץ קבוצה מוכשרת של כ- 100 סטודנטים מכל רחבי העולם.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.فننظم كل صيف لقاءا يجمع حوالي 100 من الطلبة الموهوبين حول العالم.
Tüm dünyadan 100 yetenekli öğrenciyi her yaz biraraya getiriyoruz.百名ほどの有能な生徒を集めて 薬学 バイオテクノロジー 人工知能
Uzun yıllar önce Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıBertahun-tahun yang lalu ada tukang kayu terampil dan pekerja keras bernama Ole Kirk Christiansen.
Uzun yıllar önce Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıVele jaren geleden was er een vaardige en hardwerkende timmerman, Ole Kirk Christiansen genaamd.
Uzun yıllar önce Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıWiele lat temu był sobie utalentowany i pracowity stolarz, Ole Kirk Christiansen.
Uzun yıllar önce Ole Kirk Christiansen adında çok yetenekli ve çok çalışkan bir marangoz vardıΠριν πολλά χρόνια υπήρχε ένας ικανός και εργατικός ξυλουργός που λεγόταν Ole Kirk Christiansen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod