Ichigo yetenekli bir öğrencidir, okulda 322 kişi arasında 23. sıradadır.Ichigo juga adalah seorang pelajar yang berbakat, ia menempati peringkat ke-23 dari 322 pelajar di sekolahnya.
Dae Gu Young Shin Orta Okulu'nda yetenekli bir su kayakçısıydı.Key adalah water-skier di Dae Gu Yeong Shin Middle School.
Aynı zamanda yetenekli bir ressamdır.Ia juga seorang penari berbakat.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.Di masa mudanya dia konon merupakan seorang yang gagah berani dan terampil dalam latihan militer.
Garrincha futbola yetenekli olmasına rağmen, bir o kadar da umursamaz tavırlara sahipti.Walau karisma yang dimilikinya tinggi ia sebenarnya cukup bodoh.
Beş yaşındayken yetenekli bir şarkıcı olarak kabiliyetleri fark edilmeye başlandı.Pada usia 5 tahun ia sudah menjadi seorang pelukis yang sangat berbakat.
Çok acımasız ve yetenekli bir katildir.Dia adalah petarung yang gigih dan berbakat.
Kaçırılan yetenekli insanları kurtarmak için bu güçten faydalanmışlardır.Kesempatan itu dimanfaatkan olehnya untuk merekrut orang-orang berbakat.
Gayet yetenekli, zeki ve iyi düşünür olduğu ve bunun için bir harika deha olduğu bildirilmektedir.Dia terbukti terampil dan penuh keterampilan dan itu karena dia memiliki niat yang kuat.
Fakat herkes benim yetenekli olduğumu söylüyor.Tentulah perempuan-perempuan akan menyebutkan aku berbahagia.
Günümüze ulaşan Roma kaynakları, Quintillus'u ılımlı ve yetenekli bir imparator olarak dikkate alırlar.Những tài liệu về La Mã còn lại đến nay đều coi Quintillus là một hoàng đế ôn hòa và có tài.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.Các nhóm người Paleo-Indian mang theo nhiều công cụ.
Ancak Nietzsche, Salomé'yi yetenekli bir öğrenciden çok, uygun bir eş olarak gördü.Tuy nhiên, Nietzsche xem Salomé kém hơn là một người ngang hàng mà như là một học sinh có tài.
İki çocuğu da huzurlu ve yeteneklidirler.Có hai con trai là Kiên và Thuận.
İnanılamayacak kadar yetenekli biri.Và cậu là một nghệ sĩ có tài năng không được công nhận.
Taylor Swift çok yetenekli bir sözyazarı olma yolunda devam ediyor."Taylor Swift thực sự là một trong những người viết lời trẻ tuổi tài năng nhất."
Annesi çok yetenekli bir amatör müzisyen idi ve büyük babası bir opera şarkıcısı idi.Thang Duy có mẹ là một diễn viên kì cựu và cha là họa sĩ.
Dil kullanımında çok yeteneklidir.Kiến thức của ông về ngôn ngữ là tuyệt vời.
Planck müzikte de yetenekliydi.Planck rất có khiếu về âm nhạc.
Annesi yetenekli bir piyanistti.Hopkins là một pianist có tài.
Onlar 80,000 veya 90,000 yetenekli okçu savaşçılardır.Đội quân này phải chiến đấu với số lượng khổng lồ 80.000 tới 290.000 chiến binh có vũ trang của quân Ba Tư.
En yetenekli Sovyet zırhlı birlik komutanlarından biri olarak görülüyordu.Ông từng được nhìn nhận là một trong những chỉ huy bộ binh tài giỏi nhất của Đức.
Her zaman çok fazla çalışmıyordu, ancak çok yetenekliydi ve başarmak onun için kolaydı.Ông không thường chăm chỉ lắm, nhưng vẫn đạt được những thành quả dễ dàng.
Clara çok yetenekli bir besteci idi.Sư là một người rất tài năng uyên bác.
Annesi çok yetenekli bir büyücüydü.Ginny là một phù thủy tài năng và mạnh mẽ.
Çok yetenekli, çok becerikli bir öğrencimdi.Cô là học sinh giỏi và rất có năng khiếu,.
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.Anh là một nghệ sĩ piano rất tài giỏi.
Yetenekli bir savaşçı olduğu söylenir.Ông được công nhận là một người đa tài.
Hadeland'ın en yetenekli kızıydı."彼女はHadelandで最も熟練した技術を持つ女だった。
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.パレオ・インディアンは効率の良い狩猟者であり様々な道具を携行した。
Yaygın olarak E. E. Barnard ismiyle, yetenekli bir astromomi gözlemcisi olarak tanındı.E. E. Barnard の名で広く知られ、多くの業績を残した観測天文学者である。
Adam öldürmekte yetenekli değilim.相手を殺すほどの威力はない。
Taklit yapma da ve kılık değiştirmede oldukça yeteneklidir.催眠術や変装も得意としている。
Ev düzeni, el işleri gibi konularda yetenekliydi.ポジションは外野手で能力は平凡。
Yetenekli gencimizin adı ;" Buckethead"."ミドルネームは「バックリー(Buckley)」。
Yaşı küçük olmasına rağmen yetenekliydi.幼いので能力は低い。
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.才能あるピアニストだった。
Çok yetenekli bir oyuncu olmaktan dolayı mutluyum.立派な学者になるために勉強している。
Kendisi hat sanatında da oldukça yetenekliydi.また、彼女は6つの才能に恵まれていた。
Harlow'un yetenekli ellerine rağmen, Gage'in sağlığına kavuşması uzun ve zor bir süreci gerektiriyordu.ハーロウの熟達した診療にも関わらず、ゲージの回復には時間がかかり困難を伴った。
Çok yetenekli ve yüksek karakterli bir görevli olarak bilinmekteydi.長身と高い守備能力で知られた。
Bugüne kadar hep genç ve yetenekli oyunculara şans verdim.この頃から、若い強豪棋士達と当たるようになる。
Fortunato onu hem yetenekli hem de disiplinsiz bir öğrenci olarak görmüştür.マルモンテルは、有能で想像力豊かな教師としても有名である。
Clara çok yetenekli bir besteci idi.クラークは才能のある貨幣学者だった。
Genç ve yetenekli bir futbolcudur.優しく礼儀正しいサッカー少年。
Annesi çok yetenekli bir büyücüydü.しかし、彼女には強力な魔法の才能があった。
Abisi Sonny ise yetenekli ve hırslı bir müzisyendir.シャルルはとてもハンサムな才能ある少年で素晴らしい音楽家である。
Aynı zamanda yetenekli bir ressamdır.才能のある画家。
"Rihanna yok, sadece Flo Rida'nın başka şeylere ve daha fazla yetenekli insanlara ihtiyacı var, böyle olmaz...ゴンドワナのみならずローレシア側の人材も参加しており侮れない力を持つ。
O, konuşma sanatında yeteneklidir.彼は、話術が巧みだ。
Jakob’un ölümünden sonra bu kıskançlık kendi yetenekli oğlu Daniel için devam etti.雅各布過世後,約翰的忌妒又轉移到丹尼爾,他的天才兒子。
Yahudi bilim adamı Gershom Scholem onu "en yetenekli ve can sıkıcı Yahudi aleyhtarı" olarak nitelendiriyordu..犹太学者哥舒姆·舒勒姆(Gershom Scholem)指图霍夫斯基是“最有才华然而令人厌恶的犹太裔反犹人士”。
Gerçekten yetenekli kardeşlerim var alt yapıda.兄弟二人皆有才干,可惜早卒。
Çok geniş çaplı okunmadı fakat Kepler in çok yetenekli bir astronom olarak ün salmasını sağladı.该书并未被广泛阅读,但是它建立了开普勒作为一名高水平的天文学家的声誉。
İki çocuğu da huzurlu ve yeteneklidirler.且遗二女幼,可悯也。
Hatta daha önce de bu olsa da, bazı yetenekli cryptanalysts olabilir bazen Ara şifrede 16. yüzyıl.甚至在此之前,一些资深密码分析家在16世纪就能偶尔将其破解。
Taklit yapma da ve kılık değiştirmede oldukça yeteneklidir.有點造型師屬性,懂變裝。
Genç ve yetenekli bir sanatçıdır.她是一位富有藝術和音樂天份的女子。
O yalnızca güzel ve yetenekli bir oyuncu değil aynı zamanda zarif bir hanımefendiydi.他的母親不僅非常聰明,也是一位美女。
Uygurlar çok becerikli ve yeteneklidir.高思宗颇有武功与才干。