Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.En repetitör måste därför vara en mycket skicklig pianist.
Deneyimli ve yetenekli Amiral Fisher'in de karşı çıktığı budur.Han är Captain Marvels ärkefiende och mest förekommande motståndare.
Çok yetenekli bir devlet idarecisi idi.Det var en ren Høyre-regering.
Bütün raporlar kendisinin son derece yetenekli ve becerikli bir savaşçıya dönüştüğünü belirtir.Under alla dessa fälttåg visade han att han var en skicklig ingenjör och duktig arkitekt.
Genç ve yetenekli.Han var ung och handlingskraftig.
Aynı zamanda yetenekli bir ressamdır.Han var även en skicklig målare.
Fiziksel olarak kuvvetli, sert ve yeteneklidir.Den är mentalt och fysiskt stark och tålig.
Çok yetenekli biri.Han är oerhört begåvad.
Her iki ordu da güçlüydü ve yetenekli generaller tarafından komuta ediliyordu.CIA hade kontakt med två grupper som leddes av högt uppsatta militärer.
Her zaman çok fazla çalışmıyordu, ancak çok yetenekliydi ve başarmak onun için kolaydı.Він міг не завжди часто працювати, але він був виключно обдарованим і досягнення легко приходили до нього.
Mayakovski, hala Sovyetlerin en iyisi ve çağımızın en yetenekli şairidir.Маяковський — все ще найкращий та найталановитіший поет нашої Радянської епохи.
'Yetenekliler ödünç alır, zekiler çalar.'«Жебраки просять милостиню, злодії крадуть, повії гуляють».
Murphy, "Herkes, şimdi ezilen yetenekliler hakkındaki bir şovda yer alma şansına sahip.Мерфі прокоментував: «Зараз у всіх і кожного є шанс потрапити в шоу про талановитих невдах.
Üstelik, yetenekli bir matematikçiydi.Колись він був талановитим математиком.
Aslında grup için durum şöyleydi; yollarına Tony’den daha yetenekli bir bateristle devam etmek istiyorlardı.В цілому було сказано, що група хотіла барабанщика трохи іншого профілю, ніж Тоні.
Çok yetenekli biri.Талановитий оратор.
Özellikle hukuki sorunlarda gayet yetenekli isdi.Особливо був вправний у методах припікання.
Aynı zamanda yetenekli bir ressamdır.Він сам був талановитим художником.
"Sergen dünyanın en yetenekli futbolcularından biri.Прінц є однією з найвідоміших футболісток в світі.
Amy yetenekli bir kızdı.Емілія була дуже впливовою жінкою.
Adam öldürmekte yetenekli değilim.Жало здатне вбити людину.
Tom çok yetenekli bir yazar.Том — дуже талановитий письменник.
Tom genç ve yetenekli bir dansçı.Том - молодий і талановитий танцівник.
Gerçekten yeteneklisin.Ти дуже талановита.
Tom yetenekli bir programcı.Том талановитий програміст.
Her zaman çok fazla çalışmıyordu, ancak çok yetenekliydi ve başarmak onun için kolaydı.Ne vždy pracoval tvrdě, ale byl neobyčejně nadaný a úspěchů dosahoval snadno.
Ayrıca Yetenekli Bay Ripley gibi Hollywood yapımlarında da rol almıştır.Také se objevil v mnoha hollywoodských filmech jako třeba Talentovaný pan Ripley.
Dil kullanımında çok yeteneklidir.Byl mimořádně jazykově nadaný.
İnanılamayacak kadar yetenekli biri.Nebyla však příliš nadaná.
Piyanoda üstün yetenekli bir çocuktu.Byl zázračným dítětem ve hře na klavír.
Yetenekli bir müzisyen ve şövalye olduğu düşünülürdü.Byl také talentovaný skladatel a schopný hudebník a malíř.
Önceleri yetenekli bir ressamdır.Byl velice nadaným malířem.
Rachel, Will'i eğer kendisi gibi yetenekli bir erkek vokalist bulamazsa kulübü terk etmekle tehdit eder.Rachel vyhrožuje, že opustí sbor, pokud ji Will nenajde tak dobrého zpěváka, jako je ona sama.
Adam öldürmekte yetenekli değilim.Nehodí se k zabíjení lidí
Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır.Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) a Arthur (Joseph Gordon-Levitt) jsou profesionální zloději informací.
Anthemius, yetenekli bir matematikçiydi.Tak se Loschmidt stal velmi zručným matematikem.
İki çocuğu da huzurlu ve yeteneklidirler.Obě děti se ukázaly být zcela mimořádně nadané.
Kargalar ses taklidi konusunda oldukça yetenekli hayvanlardır.Druh je citlivý na zvuk.
Doğuştan yetenekli bir satıcı olarak her durumda konuşmayı yönlendirebiliyordu.Správný spekulant by si měl umět každý obchod vysvětlit.
Özellikle hukuki sorunlarda gayet yetenekli isdi.Do diskusí přispěl vynikajícími právnickými znalostmi.
Ancak Octavian çok yetenekli bir general olan Marcus Vipsanius Agrippa'ya sahipti.Dar Octavian l-a avut pe Marcus Vipsanius Agrippa, un general foarte talentat, pe partea lui.
Aynı zamanda yetenekli bir ressamdır.Ea a fost, de asemenea, un pictor talentat.
Lin Chung: Lin Chung, Koca Yeşil’in en yetenekli savaşçısıdır.Lin Chung este cel mai talentat luptător din Țestos.
Ancak sadece yetenekli ve vücutlu değildir.Nu este atât fizică cât și mentală.
Zela yalnızca müzikte değil tiyatro ve resimde de oldukça yetenekli bir öğrenciydi.Nu era talentată doar la muzică, ci și la artă și teatru.
Oldukça yeteneklidir.Este foarte talentată.
Yazısı güzel ve bilhassa yazı istifi hususundaki çok yetenekliydi.Era foarte înțelept, și foarte lăudat pentru abilitatea sa de a scrie.
Davis genç ve yetenekli bir savaşçıdır.Pitt ca un polițist tânăr și încăpățânat.
Fakat herkes benim yetenekli olduğumu söylüyor.Toată lumea spunea că sunt rușinoasă.
Mübarek, kutlu ayrıca yetenekli, bilgili demektir.Meșteșug Meșteșugul înseamnă deopotrivă meserie, profesiune, dar și pricepere, îndemânare, abilitate, talent.
Görünüşüne rağmen Urahara oldukça yetenekli bir dövüşçüdür.Deși pare greu de crezut acest deșeu, are un potențial energetic imens.
Babası Tournai'de doğmuştu ve çiçek resimleri çizmeye yetenekliydi.Édesapja Tournaiban született, tehetséges virágfestő volt.
Jakob’un ölümünden sonra bu kıskançlık kendi yetenekli oğlu Daniel için devam etti.Jakob halála után Johann féltékenysége egyre inkább saját tehetséges fia, Daniel felé tolódott el.
Smokescreen: Genç, tecrübesiz ama yetenekli bir Autobot'tur.Smokescreen: Egy fiatal és tapasztalatlan autobot.
Keisuke, Mazda RX-7 FD3S sürmektedir ve ağabeyinden sonra takımın ikinci yetenekli sürücüsüdür.Egy Mazda FD3S RX-7-et vezet, ügyes vezető, csak a testvére miatt a második.
Yetenekli bir müzisyen ve şövalye olduğu düşünülürdü.Hamar nyilvánvalóvá vált, hogy tehetséges zenész és előadó.
Önceleri yetenekli bir ressamdır.Eredetileg képzett régész volt.
Gayet yetenekli bir kişi olan genç keşiş iyi bir vaiz olarak isim yapmıştı.Az egyszerű életmódhoz szokott szerzetes rendkívül jó ember volt.
En yetenekli Sovyet zırhlı birlik komutanlarından biri olarak görülüyordu.A szervezet élén a Szovjet Fegyveres Erők legfőbb parancsnoka állt.
Aynı zamanda yetenekli bir ressamdır.Tehetséges illusztrátorként is tevékenykedett.